X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Belki şehre bir film gelir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Belki şehre bir film gelir

  • Giriş Tarihi: 2.8.2014

Yunanlar ekonomik krizle birlikte eskisi gibi lüks tatil yapamıyor. Ama yazın tadını çıkartmayı da biliyorlar. Atina'da öğleyin plaj keyfi akşam da açık hava sinemalarında film izlemek moda

Pek inandırıcı olmayan son nabız yoklamalarına göre, Yunanların yüzde 75'i ekonomik kriz nedeniyle bu yıl yaz tatiline çıkamamış. Bu yaz, tatillerini yazlık evlerinde geçirmek zorunda kalmışlar! Ya da tatil izinlerini sadece 10 gün kullanabilmişler. Yazlık evi olmayanlar ya da yazlık evlerinden sıkılıp başka yerlere gitmek isteyenlerse eş ve dostlarının yazlıklarına gitmeyi tercih ediyormuş. Nasıl yani yazlıkta geçen tatil tatil değil midir, diyebilirsiniz? O zaman Yunanların tatil anlayışlarına bir göz atalım. Yunanistan'da 2010'da patlak veren ve devleti temellerinden sarsan kriz öncesinde yaz tatili deyince Yunanların aklına yurtdışı seyahatleri, adalarda, lüks otellerde, yat sefalarında uzun süreli tatil yapmak gelirdi. Çoğunun sahip olduğu yazlık evlere ise sadece hafta sonlarında gidilir, haftanın yorgunluğu atılırdı. Ama kriz gelip çatınca maaşlar kısılınca, banka kredileri kesilince ve vergiler artırılınca ehli keyif Yunanların kendi bildikleri ve alışmış oldukları uzun vadeli lüks tatil anlayışları değişti. Böylece Yunanlar da diğer ülkelerdeki insanlar gibi tatil konusunda normale dönmüş oldu. Tabii, kah yazlık evlerinde, kah eş ve dostlarında -biz normal insanlara göre 'tatil yapan' Atinalılar, yazın geri kalan günlerini ister istemez başkent Atina'da geçirmek zorunda kalıyor.

EVDE TV İZLEYEN YOK
Lakin Yunanlılar bir yolunu bulup, yazın tadını çıkarmasını biliyorlar. Genellikle yaz aylarında mağazaların kapalı, devlet sektörü ve bankaların paydos ettiği öğleden sonraları, Atinalılar mayolarını kaptıkları gibi sahillere koşuyor. Akşam vaktiyse mesela Atina'nın banliyö semti Varkiza'nın kumsalındaki tavernalarda karides, ahtapot, barbun gibi deniz ürünlerinden oluşan meze tabaklarını silip süpürüp ay ışığı altında uzolarını deviriyorlar... Kimisi ise gece vakti plajlara gidip mayolu gece pikniği yapıyor ve jeneratörlere bağlı müzik aletleriyle partiler düzenliyor. Takdir edesiniz ki her akşam aynı şey yapılamadığı ve yaz akşamları asla evde oturup TV seyredilmediği için, Yunanlılar Atina'nın çeşitli semtlerine serpişmiş, açık hava sinemalarını dolduruyor. Oturacak yerlerin arasına içeceklerin, yemişlerin, ufak tefek atıştırmaların, hatta sigara tablasının bile üzerine konulduğu küçük masaların yer aldığı Atina'nın açık hava sinemaları şu aralar o denli popüler ki, yabancı turistlerin de vazgeçilmez eğlence mekanları arasına girmiş bulunuyor. Çocukluk yıllarımda Ankara ve İstanbul'da neredeyse her akşam zevkle gittiğimiz açık hava sinemalarını şimdilerde yalnız Atina'da görmek, üstelik yabancı basında Atina'nın dünyanın en güzel açık hava sinemalarına sahip olduğunu okumak beni 40 yıl öncesi Türkiye'ye götürüyor.