X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bahşiş yoksa servis yok
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bahşiş yoksa servis yok

  • Giriş Tarihi: 9.8.2014

Bodrum İstanbul istilası altında. Plajlar saat 12.00'de kapılarını kapıyor, bahşiş vermeden servis almak imkansız. Servis elemanlarının umursamazlığı da cabası...

Bodrum sezonu bir açıldı pir açıldı. Haziran ayında sinek avlayan, fiyatları yarıya düşüren mekanlar şimdilerde müşteri beğenmiyor. Öyle ki bir restoranda yemek yemek için saatlerce beklemek gerekiyor. Garsonlar yüzde 10 bahşişe burun kıvırıyor, trafikten ve insan kalabalığından yol yapmak ızdırap haline dönüşüyor. Haziran ve temmuz başı Ege'de oldukça sakin geçti. Bayramla birlikteyse deyim yerindeyse tatilciler Ege'ye akın etti. Bayram bitti, kalabalık azaldı sanmayın. Plajdan içeri girebilmek bile Bodrum'da marifet gerektiriyor. Tanıdık yoksa ya da elinizi çabuk tutup saat 10.00 gibi plajın yolunu tutmazsanız içeri girmeniz zor. Zira Yalıkavak'taki Xuma Beach saat 12.00 itibariyle kapılarını kapıyor. İçeride bin 500 kişi adeta havlu savaşına giriyor. Ama ne kadar mücadele etseniz de nafile, geç kalırsanız havlusuz da kalıyorsunuz. O yüzden size tavsiyem havlunuzu yanınızda taşımanız. Xuma'dan içeri giremediniz mi üzülmeyin. İstikameti doğru Bej'e çevirin. Bej nispeten daha boş oluyor. Giriş parası 125 TL. Ama içeride ne müzik var ne eğlence. Yaş ortalaması da 45 yaş üstü. Sakin takılmak için Bej alternatif olabilir. Ama yemek hayali kurmayın. Yemek için 45 dakika beklemek zorunda kalıyorsunuz. Ama ısmarladığınızın gelmesini ummayın. Domatesli spagetti yerine hamburger getirirlerse de şaşırmayın.

YÜZDE 10 BAHŞİŞE BURUN KIVIRIYORLAR
Bodrum'da şu sıralar bahşiş yoksa servis de yok mantığı işliyor. Plajlarda içeceğinizi yarım saat beklemeden almak istiyorsanız garsona önden 50 TL vermeniz gerekiyor. Kitchenette gibi mekanlar bırakılan yüzde 10 bahşişi az buluyor. Hatta garsonun "Hiç bırakmasaydınız daha iyiydi" gibi yorumlarına bile şahit olabilirsiniz. Cookshop'ta ise sadece hesabın masaya gelmesini yaklaşık yarım saat beklemek gerekiyor. Fink de servis sıkıntısı yaşanan bir başka mekan. Defalarca garsona söylemenize rağmen ne bir şişe su ne de yemek alabiliyorsunuz. Bodrum merkezde de durum farklı değil. Her yerde 34 plakalı otomobiller var. Sanki Bodrum'da İstanbul çıkarması yaşanıyor. Barlar Sokağı'nda yürümek marifet gerektiriyor. Fiyatlar yüksek, servis kötü... Tüm bunları üst üste koyunca da neden herkesin Yunan adalarına gittiğini anlamak zor değil.

İSTANBUL'DA MEKAN PİYASASI
Suada İstanbul'un şu sıra en kalabalık ve en popüler yeri. Her akşam dolu. Suda Kebap'ta yemekler lezzetli ama servis sıkıntılı. 360 ise hem konumu hem servisiyle adanın en popüleri. Paylaşım tabakları, doğu-batı sentezi et tabağı... Hepsi lezzetli. İş çıkışı 360'ın barında gün batımına karşı şampanya ve kokteyl içmek de oldukça popüler.
Zorlu Center'daki yeme içme mekanları yazın sinek avlar diye tahmin ediliyordu. Ama Tom's Kitchen her gün, her saat dolu. Morini'nin terası da oldukça popüler oldu.
Göksu'da kulaktan kulağa popüler olan bir mekan: Kubina. Kurucusu 100 bin liralık işini bırakıp restoran açan Abdi İbrahim'in eski CEO'su Murat Çelikkanat. Çerkez mutfağı üzerine kurulmuş mekan. Ama dünya mutfağından lezzetler de var. Kahvaltısı oldukça başarılı. Giderseniz size tavsiyem haluj adı verilen Çerkez yemeğini tatmanız. Bir tür mantı haluj ama çok lezzetli. Barbekülü hamburgeri de en çok satan tabaklarından biri. İyi bir şarap kavı da var. Kubina'ya giderseniz dondurmalı kestane tatlısı için yer ayırın derim.
Şehrin en yeni Japon'u Grand Hayatt Oteli'nde açılan Hori. O Japon mutfağının klasik lezzetleri orijinallerine sadık kalınarak sunuluyor. Çiğ balık, kızartmalar, suşiler ve buğulamalar... Ama mekanın en iyi tarafı masalardaki çağırma düğmesi uygulaması. Garsonlar başınızda beklemiyor, düğmeye basıyorsunuz, yanınızda beliriveriyorlar. Bu arada yeşil çaylı puddingi çok lezzetli.

İLİŞKİLİ HABERLER