Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kalbinin sesini dinle!

Giriş Tarihi: 27.9.2014

Biometrik kimlik belirlemede parmak izi, el ve gözün kullanıldığına tanık olduk. Artık akıllı saat veya bileklikler sadece kalp atış hızımızı değil, kimliğimizi belirlemede de kullanmaya başlanacak

Önümüzdeki beş yıl içinde parmak izi veya göz tanımayla değil, kalp atışımızla kapıları açacağımızı söylesem bana deli gözüyle bakar mısınız? Sesimizi tanıyan çağrı merkezleri, parmak izi okuyan banka ATM'lerinden sonra kalp atışımızın da kimlik tanımada kullanılabileceğini öğrendik. İnsan vücudunda pek çok şeyin benzersiz olduğunu bilirdik de kalp atışlarımızın bunu yapacağını pek bilemezdik. Intel mühendislerinin bu konu üzerinde çalıştığını şirketin yeni teknolojilerden sorumlu Başkan Yardımcısı Ayşegül İldeniz anlattı.

KALP RİTMİ DEĞİŞMEZ
By-pass ameliyatlarından sonra kalp atışlarımızı benzersiz kılan şey değişiyor. Peki tüm huyumuzun suyumuzun değişmesi bu yüzden mi? Bu soruyu sorunca, hemen ardından kimlik tanıma bilgisinin de değişebileceğini düşünebiliriz. Ancak henüz kalp atışlarından kimlik tanıma başarı oranı yüzde 85 ile 90'lar arasında olduğunu öğreniyorum da yüreğim ferahlıyor. Yani daha gidecek çok yolumuz var.

KİMLİĞİNİZ ÜSTÜNÜZDE
Intel'in yılın başında tanıttığı biometrik kulaklık çalışması da giyilebilir teknolojilerin bir parçası. Biosport kulaklığın kullanımı rahat ve farklı amaçlar için kullanılabiliyor. Taktığınız kulaklık size özel bilgileri doğruladıktan sonra çalışmaya programlayabiliyorsunuz. Giyilebilir teknolojiler gelişirken bu cihazların aynı zamanda kimlik kartı olarak kullanılması da gündeme gelecek. Ayrıca kalp ritmimiz bizim vermek istediğimiz kişisel mesajları ve saklayamayacağımız özel verileri de taşıyor. Deri altına yerleştirilecek çiplerle bilgi depolamak ve iletişim kurmak artık sadece filmlerde mümkün değil. İnsanlara kronik hastalıkların takibi için bunu yapmak zorunda olacakları söylense itiraz edenlerin sayısı önemli şekilde azalır sanıyorum.

İNSAN MERKEZLİ DEĞİŞİM
Intel, toplantılarında iş ortaklarına yeni Edison çipleriyle teknolojik bir platform sunuyor. IDF toplantılarının gediklisi olarak önceleri dikey teknoloji yarışı şeklinde geçen toplantıların artık hayatımızın parçası olmaya başlayan hayat tarzı çözümlere dönüştüğünü görüyoruz. Yani teknoloji şirketlerinin pek çoğunun tasarımında olduğu gibi insan merkezli değişim buranın kalbinde bile hissediliyor. Bu konuda geleneksel davranan firmalar da var. Tam tersine yeniliğe açık işbirliğine hazır olanların da sayısının az olmadığını Ayşegül İldeniz'den öğreniyoruz.

HASTALIK HASTASI OLUR MUYUZ?
Ayşegül İldeniz ile bir grup gazeteci arkadaş sohbet ederken giyilebilir teknolojiler konusunda en çok merak edilen şeylerden biri de Donanım Haber editörü Erdi Özüağ'ın aklına geldi. Acaba insanlar sürekli kalp ritmi ölçülünce gereksiz yere kalp çarpıntım arttı endişesiyle hastanelere akın eder mi? İşte bu çok yerinde bir soruydu. Gerçekten de Samsung Galaxy S5'i kullanırken yakın çevremin en çok merak ettiği şey kalp ritmini ölçmekti. Tahmin edeceğiniz gibi yaşını almış olanlar bu konuda daha duyarlı. Kalp ritmini ölçmekte çok mahir olduğunu söyleyen firmalar ölçümlerin doğruluğu ve kalp sağlığınız konusunda asla garanti vermiyor. Hatta sorumluluğu bilerek üstünden atıyor.

MÜŞTERİSİNİ TANIYAN ELBİSE MÜMKÜN
Artık tasarım firmalarıyla teknoloji firmalarının daha çok birlikte çalıştığını ve bunun ürünlere yansıdığını heyecanla paylaşan İldeniz modacılarla yaptığı buluşmadan elde ettikleri izlenimleri şöyle anlatıyor: "Geçtiğimiz günlerde New York'ta dünyanın en ünlü modacılarıyla kendi teknolojilerimizi ve yeteneklerimizi anlatmak üzere buluştuk. Biz yeni işlemciler ve sensörlerle yapabileceklerimizi anlattık. Onlara nasıl yardımcı olabileceğimizi sorduk. Onlar da bizden ilginç taleplerde bulundu. Örneğin bir modacı, 'Müşterilerimin kıyafetleri günün hangi saatinde giydiğini, nerelerde kullandığını merak ediyorum. Bunu öğrenmem mümkün mü?' şeklinde bir soru sordu. Yani yeni ortaklılar ortak dil konuşuldukça ortaya çıkacak."

EN KİŞİSEL CİHAZ!
Apple, 9 Eylül'de "Apple'ın şimdiye kadar ürettiği en kişisel cihaz" olarak tanımladığı akıllı saat Apple Watch'u da tanıtmıştı. Kişisel cihaz tanımı yaparken aslında giyilebilir cihazların bizim özel yaşamımıza nasıl iç içe geçtiğini gösterdi. Sadece koşarken ya da yürürken değil, yemek yerken ve uyurken de bu akıllı cihazları kullanıyoruz. Bizi uykumuzda bile takip eden, kalbimizin atışından adımlarımıza kadar bizi tanıyan giyilebilir teknolojiler hayatımızın tüm sırlarına hakim. Mahremiyet ve güvenlik kadar önemli sorunların başında pil yani enerji de var. Bu cihazlar bir şekilde internete de bağlandığı için güvenlik sorunları da bizi yalnız bırakmayacak gibi görünüyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Kalbinin sesini dinle!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz