Türkiye'nin en iyi haber sitesi

40'lı yaşları çok sevdim

Giriş Tarihi: 11.10.2014

Hayatımıza girdiğinde yaşı 20'lerdeymiş. Bugün 44 yaşında evli, çocuklu ve mutlu bir adam. Mustafa Sandal ailesini, aşkını, çocuklarını, şöhreti anlatırken bazen güldü bazen de gözleri doldu

Mustafa Sandal hayatımıza gireli koca bir 24 yıl olmuş. Yani yaşı 20'lerdeymiş o günlerde... Bu uzun süreç içinde hep bizimleydi bizdendi Mustafa Sandal... Dokunulabilir bir star olarak yaşamayı tercih etti, şöhretin ve egonun tuzaklarına yenik düşmedi. Ve sonunda kendini, aşkını, ailesini, çocuklarını kazandı... Ve seçerek yaşadığı hayatın güzellikleriyle mutlu. Oturduk, uzun uzun konuştuk. Kimi zaman güldü, kimi zaman gözleri doldu. Müziği, aşkını, çocuklarını ve kendini anlattı... 44 yaşında; hayattan süzdükleriyle nerede olduğunu bilen bir adamın hikayesine buyrun.

- Şu an 44 yaşındasınız... 20'lerinde, 30'larında ve 40'larındaki Mustafa Sandal'ı anlatır mısınız bize...
- 40'lı yaşları çok sevdim. Bir erkeğin 40 yaşı çok güzel ve keyifli oluyor, çok başka. O olgunluk dönemi hoşuma gitti. Bu yaşların bir gustosu oluyor. Hayata, ilişkilere, her şeye dair güzel bir yerde oluyorsun 40'larda... Eğer o zamana kadar alman gerekenleri almışsan, çözmen gerekenleri çözmüşsen, farkındalığını artırmışsan 40'lı yaşlar muhteşem.

- Sadece 40'lı yaşlar mı, evli olmak da bunda etkili mi?
- Kesinlikle evli olmak da çok şey kattı. Evli olmak, sağlıklı bir ilişkiyi yürütüyor ve götürüyor olmak... O ilişkinin her damlasını güzelce biriktiriyorum.

- Böylesine hayran kitlesi olan bir adam, nasıl olur da bir anda durulur?
- Her şeyin bir zamanı, yeri ve güzelliği var. 25'li yaşlarıma dönersek o zamanlar hızlı bir hayatım vardı ama çocuk sahibi olmak istediğimi dile getirmişliğim çoktu. Aile kurmayla ilgili hep istekliydim. Bu niyetimle ilgili evrene güzel mesajlar göndermişim demek ki, evren de bana o şekilde geri döndü. Bir ilişkiyi, evlilliği götürmek ve bunun yanında kariyerini yürütmek kolay meseleler değil. Emek ve çaba isteyen, akıllı ve yürekli olmanı gerektiren bir hal. Emeksiz olmuyor hiçbir şey...

- Eşimi ders gibi çalışıyorum demişsiniz bir yerde...
- Emek bu işte. Günümüzde kimsenin kimseye emek veresi yok. Herkes bir zorlukta gemileri yakıyor. Çabuk pes ediyoruz. O şekilde sağlıklı bir ilişkiyi götüremezsin.

- Siz evliliğinizde hiç zorluk yaşamadınız mı?
- Yaşamaz olur muyuz? "Aman tanrım, muhteşem bir evlilik, cennetteyiz!" gibi bir durum yok. Ters düştüğümüz, fikir ayrılığımızın olduğu zamanlar oldu. Allaha şükür ikimiz de bunları aşabilecek, yenebilecek güçte, akılda ve yürekteyiz. Bir de o niyetteyiz. Bugün eşimi tanıdığım günden çok daha fazla seviyorum, daha anlamlı, daha kıymetli... Bir yolculuğu birlikte yaşıyoruz, omuz omuza birlikte gidiyoruz. Bu esnada yaşadığımız şeyler kıymetli. Her şeyden önemlisi dünya güzeli iki yavrumuz var. Onları iyi, kendilerine ve etraflarına faydalı, güzel kalpli insanlar olarak yetiştirmek istiyoruz. Bunlar basit meseleler değil. Çocuk yapmakla bitmiyor olay.

- Oğullarınız büyüdüğünde onlara eskilere dair neler anlatacaksınız?
- Tabii beraber oturup konserleri, klipleri izleyeceğiz. Bazılarını göstermeyi düşünmüyorum, yakın bir süre zarfında imha etmeyi düşündüklerim var (gülüyor). Bazı şarkıları onlarla dinlemeyi çok istiyorum. Mesela Akışına Bırak, Aya Benzer'i şarkı olarak değil, anlamı açısından onlara dinletmek istiyorum. İlk günden bu güne çok ciddi bir arşivim var. Her gün, her röportaj, her konser arşivlenmiş halde. En azından babalarının yolculuğunu görebilecekleri bir materyal var elimde.

KARIMA HÂLÂ AŞIĞIM, BİRBİRİMİZE AİT HİSSEDİYORUZ
- 10 yıl süren bir evlilikten sonra aşk devam ediyor mu?
- Hâlâ karıma aşığım. Emina'yla birbirimize ait hissediyoruz.

- En büyük kriziniz neydi evliliğiniz süresince?
- Yaman doğduğunda hamileliğin stresi, doğum, doğumdan sonraki dönem... Hastanede veriyorlar eline bir bebek ve "Alın gidin" diyorlar... Eve geliyorsun ve bilmediğin bir sürece giriyorsun. Üstüne bir çığ geliyor o anda... Seni bir türlü rahat bırakmayan bir çığ...

- O ruh halini siz mi eşiniz mi yaşadı?
- Ben "Hanım doğurdu, baksın etsin" kafasıda bir adam olsam zaten böyle bir mevzu olmaz. Emina'nın hamileliğinde, doğumunda, sonrasında her anında olabildiğince yakınında oldum. O yüzden o süreci birlikte yaşadık. Elbette Emina bir anne ve kadın olarak bunu hormonal olarak da hissetti ama ben yanı başındaydım. Sessiz ve farkında olmayarak değil, dikkatli ve farkında olarak yanındaydım.

- Çocuklarınıza çok düşkünsünüz...
- Ayrı anne-baba çocuğu olduğum için çok derin hissediyorum. Onlar benim motivasyonum. Annem ve babam altı yaşında ayrılmışlar. O yüzden çocuklarımızın aile ortamında, anne ve babalarıyla güzel, hoş dengeli bir ortamda büyümeleri için sadece dikkatli değil, çok çok çok dikkatli davranıyorum.
ARKADAŞINA GÖNDER
40'lı yaşları çok sevdim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz