X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yine filler tepişiyor çimenler eziliyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yine filler tepişiyor çimenler eziliyor

  • Giriş Tarihi: 8.11.2014
Yine filler tepişiyor çimenler eziliyor
Yine filler tepişiyor çimenler eziliyor

Ömer Vargı 10 yıl önce çektiği İnşaat'ta bildik filler ve çimen hikayesini o dönemin Türkiye'sine çok güzel uyarlamıştı. Vargı, On Yılda Bir: İnşaat 2'de de hikayede bir değişiklik olmadığını anlatıyor!

Ömer Vargı'nın 2004 yapımı İnşaat filminin açılışı unutulmazdır. Kamera Boğaz'dan başlayarak kuş bakışı çekimle İstanbul'daki gökdelen çılgınlığını ve şehrin inşaatlarla talan edilişini gösterip küçük bir mahalledeki iki üç katlı bir inşaata odaklanır. Orada Ali ve Sudi adlı iki işçiyle tanışırız. Kendi halinde küçük dünyalarında yaşayan iki işçidir onlar. Lakin patronlarının bir cesedi gömmesine tanık olmaları onların da hayatını değiştirir. Sonrasında mafya, polis, televizyoncu, karısını vuran, kim adam öldürdüyse cesedini alıp onlara getirir, onlar da gömmek zorunda kalır. Sonunda da cesetler ortaya çıkar ve onca cinayet bu iki işçiye yıkılır. Vargı, bildik filler ve çimen hikayesini o yılların Türkiye'sine çok güzel uyarlamış, bu memlekette kötü aklın, şiddetin yaygınlığını, adalet mekanizmasının doğru düzgün çalışmadığını şık bir filmle anlatmıştı. Açıkçası 2000'lerin en iyi filmlerinden biriydi İnşaat. Aradan 10 yıl geçti Vargı On Yılda Bir: İnşaat 2 ile Ali ve Sudi'yi yine karşımıza getiriyor. İkili hapisten yeni çıkmış deniz kenarında eskiden diskotek olan bir mekanın bekçileri olmuşlardır. Ama daha açılış sahnesinde denizden bir ceset gelir ve onlar yine ceset gömmeye başlar. Aslında ilk filmin hemen hemen aynısı diyebileceğimiz bir olay örgüsü var On Yılda Bir: İnşaat 2'nin. Senaryo günümüze uygun olarak revize edilmiş sadece. Buradan şu sonucu çıkarmak mümkün: Memlekette 10 yılda hiçbir şey değişmedi. Yine filler tepişiyor olan çimenlere oluyor. Buna katılmamak zor. Ama sanki ortada, işleyen ve tutmuş bir hikayeyi yeniden çekmekle ilgili bir durum var. Bunun için de On Yılda Bir: İnşaat 2 bir tekrar duygusu veriyor. (İlk filmden farkı da finalde ortaya çıkıyor. Ama bu finalin de pek inandırıcı olduğu söylenemez.) Üstelik sinematografik ve senaryo anlamında da İnşaat'ın da gerisinde serinin ikincisi. Lakin oyunculuklar ilk filmdeki gibi gayet iyi. Şevket Çoruh, Emre Kınay 10 yıl geçmesine rağmen Ali ve Sudi'yi çok iyi oynuyorlar. Her şeye rağmen, propaganda filmi olan Anadolu Kartalları'ndan sonra yönetmen Vargı'nın bildiği ve sevdiği sulara dönmesi önemli. Çünkü Vargı bu sularda yüzerken İnşaat ve Her Şey Çok Güzel Olacak gibi iyi filmler ortaya koyabilmişti. Bu sularda yüzdükçe ilerleyen zamanlarda belki yine böylesi kaliteli unutulmaz filmler çekebilir diye umuyoruz.

ON YILDA BİR : İNŞAAT 2 **

Senaryonun azizliği işte!
Amerikan bağımsız sinemasının sevdiği bir temadır, insanı hoyratlaştıran o büyükşehir cangılındaki bir karakteri alır çocukluğunun geçtiği taşraya gönderirsiniz, eski defterler açılır, yüzleşmeler yaşanır ve karakterimiz insanileşir. Yönetmenler Esra Saydam ile Nisan Dağ da Deniz Seviyesi'nde bu formülü sinemamıza uyguluyor. Okumaya giden ve orada bir Amerikalı ile evlenen Damla (Damla Sönmez), hamiledir, kocası ona bir sürpriz yapar, Türkiye'deki çocukluğunun geçtiği Ayvalık'a götürür onu. Damla için eski defter çocukluk aşkı Burak'tır (Ahmet Rifat Şungar). Tabii bu defter açılır... Deniz Seviye'si iyi bir film olma potansiyelini bünyesinde barındırıyor. Ama senaryo çok da işlemiyor. Hem eski defterlerin açılmasıyla yaşanan yüzleşme çok inandırıcı olamıyor hem de bu yüzleşme sonrası Damla cephesinde hiçbir şey değişmiyor. Ama Saydam ile Dağ kamerayı dinamik ve etkili kullanmayı biliyorlar. (Mesela filmdeki maç sırasındaki kavga sahnesi çok başarılı.) Atmosfer kurmayı beceriyorlar. Altın Koza'da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü alan Damla Sönmez yine aynı festivalde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü alan Ahmet Rifat Şungar iyi oynuyorlar. Kimyaları da tutmuş. Ama bu ilk film senaryodan gelen sorunlar nedeniyle vasatlaşıyor... Ama belirtelim Dağ ve Saydam ikinci filmleri için de meraklandırıyor.

DENİZ SEVİYESİ **