X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yüksek performanslı hayat
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yüksek performanslı hayat

  • Giriş Tarihi: 27.12.2014
Yüksek performanslı hayat
Yüksek performanslı hayat

Bedensel, zihinsel, cinsel ve yaşamsal her türlü performansı belirlemede, vücudumuza aldığımız besin ve takviyelerin çeşidi, miktarı, kombinasyonları ve biyolojik saatimize göre alınma zamanları etkili oluyor

Besin yoluyla aldığımız herşeyin vücudumuzda bir kimyasal bir takım karşılıkları oluyor. Proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitamin ve mineraller, kimyasal reaksiyonlar zinciriyle vücutta çeşitli şekillerde değerlendiriliyor. Kimi enerji kaynağı olarak kullanılıyor, kimi hormon yapısına giriyor, hayati reaksiyonlarda başrol veya yardımcı roller üstleniyor. Yediklerimiz, sadece yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz enerjiyi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda beden ve ruh sağlığımız, hatta yaşam enerjimiz ve günlük performanslarımız için de belirleyici oluyor. Bedensel, zihinsel, cinsel ve yaşamsal her türlü performansı belirlemede, vücudumuza aldığımız besin ve besin takviyelerinin çeşidi, miktarı, kombinasyonları ve biyolojik saatimize göre alınma zamanları dahi etkili oluyor.

YANLIŞ BESLENME

Yemek sonrasında hissedilen rehavetin nedenini hiç sorguladınız mı bilmiyorum. Genelde bu, kan şekerinin yükselmesine bağlanıyor, ama daha sonraki yorgunluk hissinin nedeni alınan gıdaya vücudun bağışıklık sisteminin verdiği cevapta yatıyor. Parmağınızı kestiğinizde yaradan içeriye giren mikroplara karşı bağışıklık sistemi, akyuvarlarıyla bir savaş başlatıyor ve yabancı madde olarak tanımladığı mikrobu ortadan kaldırmak için mücadeleye giriyor. Bu sırada interleukin-4 adında bir madde salgılanıyor ve bu madde beyne ulaştığında yorgunluk hissediliyor. Bunun bir amacı var; enfeksiyonla mücadele sırasında vücudu dinlendirmek ve enerji kaynaklarını yalnızca mikropla savaşa yönlendirmek. Aynısı yiyecekler için de geçerli. Yiyecekler bağırsaklara ulaştığında akyuvarlar, barsak duvarını geçip, vücuda giren mikroplara karşı verdiği reaksiyona benzer şekilde, yiyeceklerin moleküllerine karşı mücadeleye giriyor. Yine yorgunluk hissi veren interleukin-4 salgılanıyor ve halsiz hissediliyor. Ancak sonuçta bağışıklık sistemimiz yeni molekülleri tanımayı ve kabul etmeyi öğreniyor. Bunun için yalnızca 100 bin yıl gerekiyor! Bu noktada, besin alerjilerinden ve şişmanlık, deri, sindirim sistemi ve metabolik sisteme dair sorunlardan son yıllarda neden bu kadar sık sözedildiğini daha iyi anlıyoruz.

DOĞAL UYARICILAR
Arjantin ve Birleşik Krallık arasında meydana gelen Falkland Savaşı sırasında pilotlara, onları günde 20 saat uyanık tutmak için, yüksek miktarlarda 'tirozin' adlı aminoasidin verildiğini biliyoruz. Ama eğer vücudunuza gereken yardımı yapabilirseniz böyle bir şeye ihtiyacınız bulunmuyor. Yağsız bir şekilde yüksek miktarda protein tüketmeniz halinde vücudunuz bu maddeyi kendi kendine yeterli miktarda üretebiliyor. Bu da gün içinde uyanık kalmanızı ve kendinizi canlı hissetmenizi sağlıyor.

ÇİNKO VE TESTOSTERON
Yenidoğanlarda kullanılan çinko içeren kremler, bebeklerin popolarında oluşan pişik ve irritasyonların giderilmesinde, yeni ve sağlıklı derinin ortaya çıkışında etkili oluyor. Çinkonun en önemli etkisinin, besinlerle alınan proteinlerden yola çıkarak vücut proteinlerinin sentezi ve hücre bölünmesini hızlandırması olduğunu biliyoruz. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirdiği için gribal enfeksiyonlarda alınan eriyen tabletlerde de kullanılıyor. Bunun yanında diğer bazı proteinler ve B6 vitaminiyle beraber, erkeklik hormonu olarak bilinen, testosteron adı verilen hormonun yapımındaki etkisi oldukça büyük. Bu hormon, libidonun, yani cinsel isteğin, yaşamsal ve içsel enerjinin belirleyicisi. Dolayısıyla proteinden zengin beslenmek, B6 vitamini ve çinko takviyesi almak yaşam enerjimizi yükseltiyor.

TİROİDLE FORMDA
Tiroid bezinin vücudun dinamizmini, metabolik hızını ve performansını belirlediğini artık biliyoruz. Ara ara tiroid değerlerinizi hekiminizin kontrol etmesinde yarar var. Konsantrasyon güçlüğü, kilo verememe, sabahları yataktan zor kalkma, enerjisizlik ve hatta depresyon gibi sorunlarınız varsa bu durum tiroid bezinizle ilgili olabilir. Tiroid hormonlarının yapımında etkili olan tirozin, iyod ve selenyumun ise gereken miktarlarda alınması düzgün bir işleyiş için şart. Her gün 150-200 mikrogram arası iyod ve selenyum almanızın ve proteinden zengin beslenmenizin yararı çok fazla. Taze fıstık, kuruyemişler, taze ton balığı, karides, ayçiçeği tohumu, ceviz ve pirinç selenyum yönünden zengin besinler. Dilerim yaklaşan yeni yılda da performansınız hep yüksek olsun!

SİZDEN GELENLER
Ne kadar yoğun spor yapsam da, belimin iki yanındaki simit şeklindeki yağları eritemiyorum. Bunlardan nasıl kurtulabilirim? Ender N./İzmir
Bel çevresinde biriken yağlar özellikle erkeklerin en çok şikayetçi olduğu yağlanma şekli. Öncelikle diyet ve spor öneriyorum. Ancak, 'Çok uğraştım ama belim erimiyor" diyen sizin gibi pek çok hasta ile karşılaşıyoruz. Bu durumda iki seçeneğiniz var. Diyetle birlikte, cerrahi dışı yöntemlerden birini deneyebilirsiniz. Bunların en etkili olanları, yağ dokusunda odaklanan ve yağ hücrelerini ortadan kaldıran HİFU (ultrasonik incelme) ve yağ dokusunu donma noktasına taşıyarak yağ hücrelerinin programlanmış ölümlerini sağlayan soğuk lipoliz. İki yöntemde de, ciddi sonuçlar elde etmek mümkün. Bunun dışında, cerrahi olarak, yağ fazlalıklarının uzaklaştırılması da ikinci seçeneğiniz olarak gözüküyor. İkisini de bir uzmana başvurarak değerlendirmenizi öneririm.