X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 7/24 şehirde yaşam
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

7/24 şehirde yaşam

  • Giriş Tarihi: 31.1.2015
7/24 şehirde yaşam
7/24 şehirde yaşam

TİYATRO

Aşık bir erkeğin mücadelesi
Çağdaş tiyatronun kült yazarı Koltes'in tek kişilik oyunu, Rıza Kocaoğlu performansıyla Zorlu'da... Dizilerin farklı ve sevilen ismi Rıza Kocaoğlu, tiyatro sahnesinde kendini rahat hisseden oyunculardan... Bu nedenle fırsat buldukça, kendini sahnede sınamayı seviyor... Kocaoğlu bu kez dünyaca ünlü Fransız yazar Bernard-Marie Koltes'in monoloğu Ormanlardan Hemen Önceki Gece oyununda, biriken'in prodüksiyonuyla Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde tiyatroseverlerle buluştu. Oyuna ilgi büyük, Kocaoğlu'na övgü de... Bu tek kişilik performansta Kocaoğlu; yalnızlık ve başkaldırının eşiğinde, aşık bir adamın, karşısındakini kaçırmamak için verdiği mücadeleye hayat veriyor... Koltes'in birçok dile çevrilen ve dünyanın pek çok ülkesinde izleyiciyle buluşan tek kişilik oyunu Ormanlardan Hemen Önceki Gece, şubat sonuna kadar her cuma ve cumartesi izleyicilerle buluşuyor, ajandanıza not etmenizde fayda var... Bilet fiyatları ise tam 55, indirimli 30 TL.
SONAT BAHAR

SİNEMA

Üç kağıtçının tatlı karısı
Güzel oyuncu Gwyneth Paltrow'un başrolünü Johnny Depp'le paylaştığı aksiyon komedi filmi Üç Kağıtçı Mortdecai bu hafta beyazperdede. Filmde nakit sıkıntısı çeken bir İngiliz aristokrat olan Charlie Mortdecai'ın güzeller güzeli karısı Johanna'yı canlandıran Paltrow esas kızlığın hakkını veriyor. Kyril Bonfiglioli'nin romanından Eric Aronson'un senaryosuyla uyarlanan filmin yönetmeni ise David Koepp.
CEREN ARSEVEN

DVD

İzlemeyen baba bizden değildir!
ÇOCUKLUK/ BOYHOOD ****
Herhalde kim izler bu filmi denildiği için olsa gerek Türkiye'de gösterime girmeyen Çocukluk/ Boyhood, gümbür gümbür Oscar'a doğru yol alıyor. Allah'tan DVD diye bir şey icat edilmiş. Yoksa bu şahane filmi hiç izleyemeyecektik! 12 yılda çekilen, Richard Linklater'ın yazıp yönettiği başyapıtı diyebileceğimiz film, bir çocuğun büyümesini sade, sinematografik artistliklere girişmeden ama bir o kadar da derinlikli işliyor. Arka planda da orta sınıf Amerikan ailesindeki babaların trajedisi eşlik ediyor bu büyüme öyküsüne. Ellar Coltrane'in uzun soluklu doğal performansı, Patricia Arquette'in yarattığı güçlü anne kişiliği unutulacak gibi. Kendinize bir iyilik yapıp bu filmi izleyin. Özellikle de babalar! (Çocukluk/ Boyhood, Yön: Richard Linklater, 2014, ABD, 159 dk., As Sanat (Universal))
OLKAN ÖZYURT

KONSER

Çivi çiviyi söker
Raveonettes dinlemek için daha iyi bir zaman olabilir mi? Dışarıda yağmurlu, gri bir hava. Salon'da loş ışık altında karanlık sözleriyle Raveonettes. Sune Rose Wagner ve Sharin Foo'dan oluşan Danimarkalı indie rock ikilisinin etkilendikleri gruplar arasında Velvet Underground, Suicide ve Sonic Youth ilk sıralarda geliyor. 2000 yılında kurulan grup, geçen Temmuz ayının son günlerinde bir sürpriz yaparak Pe'ahi adlı son albümünü piyasa sürmüştü. Pe'ahi ne demek derseniz, Hawaii Adaları'nın en büyük ikinci adası Maui'nin kuzeyinde bir yer ismi. Kelime anlamı ise 'dalga'. Raveonettes'in yeni şarkılarını dinlerken de kendinizi dalgaların üzerinde sörf yapar gibi hissedeceksiniz. İkili, 31 Ocak cumartesi gecesi saat 22.30'da Salon sahnesinde olacak. Bilet fiyatları 35 TL. Öğrencilere ise indirimli, 25 TL.
MELTEM FIRATLI

TREND

Şık ve hafif ol!
Bir mağazaya girdiğimde pek çok kadın gibi önce ayakkabıların olduğu bölüme gider ayaklarım. Yıllarca topukluluların peşinde, topuklularla koştum. Ve sonra "Ne yapıyorum?" dedim. Gün içinde bu kadar yoğun çalışırken, koştururken ayaklarım ve ayakkabılarım beni hep geri çekiyordu, hızıma yetişemiyordu. Sonra babetler ve sneakerler girdi hayatıma. Şık ve hafif olmanın rahatlığına kavuştum. Bir etek ya da bir deri pantolon ya da uzun bir elbise... Giy sneaker'ını sen hayatı değil, hayat seni kovalasın... İndirimler varken, dolabınızdaki topukluları yukarı doğru kaldırın ve sneakerlere yer açın...
İDİL DEMİREL

SERGİ

Ressamın hayatındaki eksik parçalar tamamlandı
Bir sanatçının kariyeri boyunca yaratmış olduğu eserlerden derlenmiş sergilere görsel sanatlarda retrospektif deniyor. Bu sergiler bence bir sanatçının farklı dönemlerde yarattığı eserlerin nasıl değiştiğini, bir anlamda o sanatçının 'nasıl büyüdüğünü' anlama fırsatı veriyor izleyenlere. Bir tür muhasebe ve envanter çıkarma eylemi bu aynı zamanda. İşte İstanbul Modern'deki Mehmet Güleryüz retrospektifi Resim ve Ressam da tam olarak bunu yapıyor. Güleryüz'ün eleştirel ve dışavurumcu üslubuyla 60'lardan 2000'li yıllara kadar ürettiği eserlerin bir envanterini çıkaran sergi sanatçının; resimden desene, heykelden gravüre, tiyatrodan performansa uzanan ifade arayışının dönüşümüne ışık tutuyor. Anlık gözlemlerden, karmaşık ilişkilerden ve küçük jestlerden beslenen bir tarzı var Güleryüz'ün. Bazen alaycı, bazen karanlık ama her halükarda düşünmeye davet ediyor bakanı. Resmi, "bir araştırma, yap boz meselesi" olarak gören sanatçının 150'ye yakın eseri, 200'den fazla desen ve hayat hikayesini aktaran zengin bir biyografi duvarıyla buluşunca Güleryüz'ün bir ressam olarak portresinin eksik parçaları tamamlanıyor. Böylece Türkiye sanat ortamının bir dönemi de görünür kılınıyor. 28 Haziran'a kadar gezilebilecek olan serginin küratörü Levent Çalıkoğlu. İstanbul Modern pazartesi günleri kapalı, salı-pazar 10.00-18.00, perşembe 10.00-20.00 arası açık. Tam bilet 19 TL, perşembe ise ücretsiz.

CEREN ARSEVEN