Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Nisan, maestro olma yolunda...

Giriş Tarihi: 31.1.2015
Nisan, maestro olma yolunda...

Nisan Ak'ın hayali Türkiye'nin üçüncü kadın orkestra şefi olmak. Bu alanda eğitim görüyor. Ama ABD'deki eğitimini tamamlaması için desteğe ihtiyacı var

"Merhaba ben Nisan. Türkiye'nin üçüncü kadın orkestra şefi olmak istiyorum." Geçen günlerde mail kutuma düşen bir video kaydı bu cümleyle başlıyordu. Videodaki 24 yaşındaki sempatik genç kız Nisan Ak, New York'ta orkestra şefliği yüksek lisansı yaptığını, ancak eğitimine devam edebilmek için maddi desteğe ihtiyacı olduğunu anlatıyordu. Bunun için indiegogo adlı bağış platformundan bir kampanya başlatmıştı. Hedefi 15 bin dolar toplamaktı. Jehan Barbur, Şirin Soysal, Başak Yavuz ve Elif Çağlar Muslu gibi başarılı müzisyenlerin de destek çağrısında bulunduğu, 2 dakika 48 saniye süren kaydın tamamını izlemeyi bitirdiğimde kampanyanın ötesinde orkestra şefliği üzerine kafamda onlarca soru belirmişti. Bu soruların yanıtını almak için Nisan'a ulaşmaya karar verdim. Kendisi New York'ta olduğu için mail yoluyla iletişime geçtik. Nisan'a ilk olarak kadın orkestra şefi sayısının neden az olduğunu sordum. "Batı müziği tarihi maalesef bu konuda biraz cinsiyetçi bir bakış açısına sahip" diyerek başladı anlatmaya. "Gerçekten de kaç tane kadın besteci sayabiliriz müzik tarihinden? Neredeyse çağdaş döneme kadar kadın müzisyenlerin sayısı çok az. Kadına 'yakıştırılan' enstrümanlar var tabii, piyano, keman gibi... Ancak erkek egemen Batı müziği, kadını yeterince güçlü bulmamış yönetmesi için...." Aslında Türkiye, kadın orkestra elemanları açısından dünyadan daha ileride. Bir orkestrada yer alan kadın sanatçıların sayısı yarıdan fazla olabiliyor. Ama kadın orkestra şefleri söz konusu olduğunda aynı şeyi söylemek mümkün değil. Peki orkestra şefliği eğitimi zor bir süreç mi? Kadınlar korkuyor olabilir mi? "Potansiyel kadın şefleri korkutmak istemiyorum ama inatçı olmak gerektiğini söyleyebilirim" diyor Nisan; "Orkestra şefliğinin bir metodu yok. Tamamen çalıştığın hocaya bağlısın. Onun tekniğini, müzik anlayışını benimsiyorsun ama aynı zamanda kendi karakterini yaratacak kadar kararlı da olmalısın."

PERESS'İN ÖĞRENCİSİ

Nisan, şefliğin aynı zamanda fiziksel bir meslek olduğunu, psikolojik farkındalık gerektirdiğini de hatırlatıyor: "Bu biraz oyunculuk, biraz dans gibi. Mimikleriniz, elleriniz, duruşunuz her an kontrollü olmalı. Psikolojik olarak da beklentileri karşılamak, hazırlıklı ve ileri görüşlü olmak gerekiyor. Aynı zamanda gücün üzerinizde oluşturabileceği otoriter karakterden de uzak durmak gerekiyor." City University of New York- Queens College'ta eğitim gören Nisan, Maestro Maurice Peress'in sınıfının tek orkestra şefliği öğrencisi. Dünyaca ünlü şef Bernstein'in yetiştirdiği 84 yaşındaki Peress, şimdi Nisan'a bu efsane şefin tekniğini öğretiyor. Tabii ki Nisan'ın müzikte kendi karakterini yaratmasına izin vererek. Videoda Nisan'ın Mendelssohn'un Beşinci Senfonisi'ni yönetirken görüntüleri de yer alıyor. Gerçekten de gurur verici anlar bunlar. Heyecanlanmamak mümkün değil. Kendisi o anları, "Orada müziğin kendisi dinleyicilere ne hissettirmeye çalışıyorsa tam da onu hissediyor ve hissettiğimi de göstermeye çalışıyorum ki orkestradaki her bir müzisyen de benimle aynı şeyleri hissedebilsin" diyerek anlatıyor. Nisan hem tutkulu hem de inatçı bir öğrenci. Kampanyanın başarısız olması ihtimali bile onu korkutmuyor: "Burayı bırakmak zorunda kalırsam başka yerde okurum. Olmadı tekrar gelirim. Belki zaman kaybederim ama parasızlıktan dolayı vazgeçmem." Eğitim hayatı başarılarla dolu olan Nisan, Türkiye'nin ilk Klasik Batı Müziği kadın orkestra şefi İnci Özdil ve Carnagie Hall'da konser veren ilk Türk kadın şef Sera Tokay'dan sonra, Türkiye'nin üçüncü kadın orkestra şefi olabilir. Neden olmasın!
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Nisan, maestro olma yolunda...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz