X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gece gezmelerim bitti erkenden yatıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gece gezmelerim bitti erkenden yatıyorum

  • Giriş Tarihi: 20.6.2015
Gece gezmelerim bitti erkenden yatıyorum
Gece gezmelerim bitti erkenden yatıyorum

Müzik piyasasında onlarca hit şarkıya imza atan Demet Akalın, yaza yeni bir albümle giriyor. Pırlanta isimli albümde Sezen Aksu'dan da bir parça alan Akalın, "Başkasının şarkısıydı ben kaptım" diyor

Demet Akalın, albüm çıkarmadan yaz gelmiş gibi hissedemiyor insan. O yüzden bugün piyasaya çıkan Pırlanta güneşli günleri de müjdeler gibi... Sezen Aksu'dan Sinan Akçıl'a uzanan önemli isimlerin imzası var Akalın'ın son albümünde. Yine giderli şarkılar var elbette. Çıkış şarkısını anlatırken, "Elimde kırmızı elmam, bir cadıyım" yine diyor. Albüm bahanesiyle buluştuk Demet Akalın'la... Geçmişten, gelecekten, eşiyle ilişkisinden, kızına olan tutkusundan konuştuk

- Her yazın başında bir albüm çıkarıyorsunuz. Müzik piyasası bu kadar zor durumdayken, sizin şarkılarınız nasıl 'hit' oluyor?
- Nazar değmesin. Maşallah! Her albüm çıkacağı zaman bir korku taşıyorum içimde. Acaba yeni şarkı, Bebeğim'in önüne geçebilecek mi? Afedersin'den daha büyük bir şarkı olacak mı? Evli Mutlu Çocuklu'yu aşar mı? Türkan'ı ezer geçer mi? Galiba Allah'ın sevgili kuluyum, bir şekilde doğru insanlarla buluşturuyor beni. Samimiyet önemli bu noktada. Hiçbir şeyi matematiksel konumlandırmıyorum. Kimseye "Bana stadyumlarda çalınacak şarkı yapın" demiyorum. Biri karşıma geçip, "Bu şarkıyı al, sana hemen meyve suyu kampanyası gelecek" dedi mi, "İyi günlerrrrr" deyip, kaçıyorum... Başkası olsa üzerine atlar ama bana cazip gelmiyor.

- Ne cazip geliyor size?
- Şarkıyı dinleyince gelen bir his var... O hissi yakalamam lazım. Bu albümde Sezen Aksu'nun bir şarkısı var. Dinlediğim an bayıldım. Yıllardır Sezen Aksu'nun bazı şarkılarını dinliyorum, olmuyor. 'Çok da benlik değil' diyorum, ayıp oluyor kadına. Üzülüyorum. Ama bu şarkıya bayıldım. Başkası için yazmış ama bana vermesi için çok ısrar ettim.

- Bir dakika başa dönelim o zaman, nasıl dinlediniz Sezen Aksu'nun şarkısını oradan başlayalım...
- Telefonda dinledim. Dinler dinlemez pılımı pırtımı topladım, evine koştum. Dizinin dibine oturdum. "Kızım başkasına söz verdim, olmaz!" diyor. "Kendimi üçüncü köprüden atarım" diye tehdit ediyorum... Şarkıyı okuttu bana evinde. Yanıma yaklaştı, "Eyvahhh" dedim... Kolunu gösterdi, "Bu tüyler boşu boşuna diken diken olmaz" dedi. Şarkıyı kaptım. Sezen Aksu'nun Bekleyemedim şarkısı böylece yeni albüme girdi. Senelerdir ondan şarkı istiyorum, bir türlü olmuyor. Bu şarkıya kısmetmiş. Sezen Aksu müthiş bir kadın, evine gidince yere, dizinin dibine oturmak istiyor insan. Ondan bir kademe aşağıda durma ihtiyacı yaşatıyor. Akıllar veriyor bana. En son, "Demet'ciğim, tüm sıkıntılarımızı, derdimizi, kederimizi bu Twitter üzerinden yazmasak bebeğim" dedi. O zamandan beri, Twitter'dan kimseye tırnaklarımı göstermiyorum.

- Duruldunuz yani...
- Evet sekizdokuz aydır etrafa sataşmıyorum, laf yetiştirmiyorum. Ama bunu becerene kadar zor bir süreç geçirdim. Şarkılarımla başarılı olmasaydım, tüm bu tırnak göstermelerim geri tepebilirdi. Şarkı yerini bulduysa ve insanlar sevdiyse, onun bunun laf atması zor indirir o çıkılan yerden kişiyi. İnsanların beni sevmesi önemli biliyorum ama antipatik olduğum çevrelerde bile şarkılarım seviliyor farkındayım.

- Bu yaz dillere slogan olacak şarkılar var mı albümde?
- Yıllardır üzerime yapışan bir, 'Giderli Şarkıların Kadını' durumum var. Mutlu aşk şarkıları bana olmuyor! Hayat ne güzel, şahaneyiz tarzı şarkılar bende tutmuyor. Ne kadar özel hayatımda mutlu olursam olayım, insanlar benden öyle şarkılar dinlemek istemiyor. Atarlı, giderli şarkıları kovalıyorum o yüzden. Duyunca "Tam benlik!" diyorum. Sinan Akçıl'ın Ders Olsun şarkısıyla çıkıyoruz.

PARTİ KIZINDAN ANNELİĞE EVRİLDİM

- 20'ler, 30'lar ve 40'ları konuşalım... Neler öğrendiniz bu dönemlerde?
- 40 ne ya! 28'im ben (gülüyor). 20'li yaşları iyi ki hızlı yaşamışım. Kafam hiç geride kalmadı o sayede. Şimdi bazı arkadaşlarım var erken evlenmiş ama şimdi boşanmış. Deliler gibi her akşam çıkıyorlar. 'Ne yapıyorsun her akşam, aynı yerler, aynı insanlar, aynı müzikler' diyorum. Onlar yaşamışlar ki o dönemlerini dolu dolu. Ben Allah'tan gezmişim. 30'larda biraz daha kafam basıyordu bazı şeylere. Ama hala tam akıllanmamıştım. 42 yaşımdayım şimdi. Güzel geliyor bu zamanlar, daha duruldum. Kafa olarak 18, vücut olarak 28 yaşamak güzel (gülüyor). Tüm o doyumu yaşayıp, kafa olarak ufak kalabilmek harika.

- Halk seni, kendilerine yakın bulduğu için mi seviyor?
- İnsanlardan uzak bir yaşamım yok ki benim. Herkes gibi dizi izliyorum, Twitter'a yorumumu yazıyorum. Şaşırıyorlar, "Seninle aynı diziyi izlediğimize inanamıyorum" diyorlar. Market alışverişimi kendim yaparım. En özendiğim şeydi, çocuklarıyla marketteki anneler. Şimdi Hira'yla gidiyoruz, karıştırıp marketi çıkıyoruz.

- Parayı sevdiğinizi her fırsatta söylüyorsunuz. Nereye harcıyorsunuz peki?
- En çok mücevhere harcıyorum. Yatırım amaçlı ama. Ne kokar, ne bulaşır! Evlerim var ama mücevhere dayanamıyorum. Hem gözüm doysun diye, hem de yatırım amaçlı alıyorum.

- Ailenizin üzerinde midir eliniz?
- Ne ailesi, sülalenin... O konuda çok mutluyum. Sanat camiasına baktığında elini eteğini ailesinden çeken kişilerin işi gücü rast gitmiyor. İçimden geliyor benim onlara yardım etmek. Annenim, kardeşimin, dayımın, kuzenlerin üzerinde olacak elim. İlla ki, okuyana destek olunacak, yeni doğum yapana bebek arabası gönderilecek, evlenene düğün yapılacak. Çünkü kalabalık bir ailede büyüdüğüm için bir sorumluluk hissediyorum. Onlar da bana hep destekler. Çok büyük bir manevi haz... Buradan Gölcük'e gidiyorum, onların küçük küçük dertleri oluyor. Onları çözüyorum. O Gölcük İstanbul yolu aklıma başıma getirir hep. Kafayı temizlerim o yolda.

- Nereden nereye diye düşünür müsünüz?
- Tabii ki, hep! Para bende, kıroyum derim açık yüreklilikle. Öyle nazlanacak halim yok, 'Bu işi para için yapmıyorum' falan diye. Tabii ki insan daha fazla para kazanmak, huzurlu olmak, iyi şartlarda yaşamak için katlanır bazı şeylere. Ama ben çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Aile ve sülale konusunda takıntılıyım. Her ay illa ki giderim Gölcük'e. Gitmesem bile buradan oraya elim uzanır. En son bir kuzenim evleniyor. Düğünü yapacağım. Damat itiraz etti, "Benim düğünümü yapamazsınız" dedi. Çocuk gururlu çıktı! İlk kez oldu. Şaşırdım. Kıza bir kına gecesi yaptım, İstanbul'da 120 kişilik. Üzerimde emeği olan insanlar onlar, yapmak istiyorum.

- Verdikçe gelir mi size?
- Kesinlikle. Çok inanıyorum buna.

- Size el uzatan olmuş muydu?
- Çok şanslı bir insandım. Genç kızlığım da öyle geçti. Hep doğru insanlar çıktı karşıma. Bu piyasada başka şeyler de olabilirdi. Başıma her şey gelebilirdi, her şeye bulaşabilirdim. Mankenliğe başladığımda Yaşar Alptekin, "Bak burası ayakkabı alınan yer, burada Airport Disko var" diye elimden tutup tanıttı. Hep güzel insanlarla, güzel dostluklar kurdum.

- Belki karşılaştınız bu durumlarla ama mücadele etmesini biliyordunuz...
- Belki de. Geçmişe baktığımda güzel bir yol katettiğimi düşünüyorum. Zamanında gezmedim mi? Fena gezdim. Bir kulüp kızından, parti kızından tipik bir anneye döndüm. Çocuk düşmanıydım üstelik. Gezenti kızdan nasıl bir anne oldum, ben de şaşırıyorum. Okan geçen akşam, 'Aşkım gel dışarı çıkalım' dedi. 'Yok yok yatağımızda oturup, televizyon seyredelim' dedim. Adama uydum. Flört ederken kurardım, beni hiç dışarı çıkarmıyor diye. Nasıl oldu anlamadım, eve kapandım kaldım. Sinan Akçıl'ı, Murat Dalkılıç'ı, Berkay'ı gördüğüm yerde çevirip, 'çocuk yapman lazım!' diyorum. Aşılıyorum. Hayatın değişecek derlerdi, hayatımın değişmesini istemiyorum ki, diye düşünürdüm.

- Eşiniz mi böyle yaptı sizi?
- Hep, sabah sekiz akşam sekiz mesaisi olan kocam olsun diyeydi. Oldu. Çocuk için çok zorladı beni, iyi ki de zorlamış, evlat sahibi oldum. Hayatım değişti!