X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kendimi unutunca sağlığımı kaybettim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kendimi unutunca sağlığımı kaybettim

  • Giriş Tarihi: 3.10.2015
Kendimi unutunca sağlığımı kaybettim
Kendimi unutunca sağlığımı kaybettim

Yoğun çalışma temposu nedeniyle yaz başında bağışıklık sistemi çöken Hatice Şendil ilk filmi Hayat Öpücüğü'nde canlandırdığı Hayat karakteri sayesinde kendisiyle yüzleşti. Şendil: Kendimi unuttuğumu fark ettim ve artık kıymetimi biliyorum. Hayatımda mutluyum ama dünyada bu kadar acı varken bununla övünmek bencillik gibi geliyor

Karadağlar, Dila Hanım, Kaderimin Yazıldığı Gün derken Hatice Şendil durmaksızın çalıştı. Kariyerini ilmek ilmek işledi genç oyuncu. Beş yıldır birlikte olduğu Burak Sağyaşar'la mayıs ayında nikah masasına oturdu. Bu yaz dinlenmeyi kafasına koymuştu ama olmadı. Ali Sunal'ın beş yıllık hayali Hayat Öpücüğü filminde rol teklif edildi. "Hayır" diyemedi çünkü öğreneceği çok şey vardı. Film teklifi Hatice Şendil'in çok hassas bir dönemine denk gelmişti. Yoğun çalışma temposu yüzünden neredeyse bağışıklık sistemi çökme noktasına gelen oyuncu, bütün bir sezon boyunca ihmal ettiği kontrollerin sonuçları ile rahat bir nefes aldı. Ama hayatında değiştirmesi gereken şeyler vardı. Bunu yapması için onu motive eden şey, filmdeki karakteri Hayat oldu. O da tıpkı Hayat gibi anı yaşamayı kafasına koydu. Şendil'le film bahanesiyle buluştuk. Karaköy'deki 10 Karaköy A Morgans Original Hotel'de keyifli bir fotoğraf çekiminin ardından, bir koltuğa yerleştik ve uzun uzun yaşadıklarını, evliliğini konuştuk. Son derece sıcak, samimi ve konuşmayı seven bir kadın Hatice Şendil ve çok güzel... Gerisini o anlatsın;

- Bu ilk filmin. Seni cezbeden ne oldu?
- Çok yoğun bir sezon geçirdim. Dila Hanım'ın ardından dinlenmeden, Kaderimin Yazıldığı Gün dizisinde rol almaya başladım. Hep, "Biraz dinleneceğim ve proje kabul etmeyeceğim" gibi büyük cümleler kuruyorum. Ama karşıma öyle bir iş geliyor ki, beni baştan çıkarıyor. Bu film de öyle. Canlandırdığım Hayat karakteri beni baştan çıkardı, çok etkilendim. Cesur kadınlar çok cezbediyor beni ve cesaretin peşinden gitmeyi seviyorum. Hayat da çok cesur bir karakter. Hayat'la tanıştığım andan itibaren o bana hayatta unuttuğum birçok şeyi hatırlattı.

- Neyi mesela?
- Kendimi hatırlattı. Çünkü ben bu keşmekeşin içinde, işim için, hep başka birileri için, hayatımdaki insanlar için kendimi öylesine geri bırakmışım ki... Kendimi hep öteye koymuşum. Kendimle ilgili bazı şeyleri "Yaparım" deyip ertelemişim. Çok yoğun çalışmaktan sağlığımı kaybetmişim ve bunun farkına varmamışım. Senaryoyu okuyunca durup düşündüm, "Ben Hayat olmalıyım çünkü Hayat'ın bana öğreteceği şey var." Artık ötelemiyorum, anlarım çok kıymetli. Hayat öyle biri; anda yaşıyor, anda varoluyor, sonrasını düşünmüyor. Ama bu hesapsız kitapsız bir anlamda değil. İlginç bir film... Dünyadaki en enteresan aşk hikayelerinden biri Hayat Öpücüğü...

- Film bittiğinde seni değiştirdi mi?
- Bir süre sonra olabilecek olan her şeye, başıma gelenleri kabul eder hale geldim. Bu vurdumduymazlık olarak algılanmasın, öyle değil! Tam tersine kollarımı açıp karşılıyorum hayatın bana sunduklarını. Çünkü ben anksiyetesi yüksek biriyim. Korkularım var, endişelerim var, panik ataklarım var, her şey beni ürkütür, korkutur. Yükseğe çıkamam, uçakta tedirgin olurum, ambulans sesleri benim içimi pır pır ettirir, sette bir ses duyarım "Birine bir şey mi oluyor" korkusu yaşarım. Bazen de bu durumlar had safhaya ulaşır ve kontrolümü kaybederim. Oysa sen ne yaparsan yap, kendini ne kadar acıtırsan acıt, ne kadar korkutursan korkut, hayat işte olan oluyor, zaman geçiyor... Bu hepimiz için böyle. Şunu fark ettim; Çoğumuz aşk denilen şeyi arıyoruz ya, aşk dediğimiz şey ne? Hepimiz için farklı farklı bu kavram. Düşüncelerimize göre bu kavramın altını dolduruyoruz, duygularımıza göre değil.İnsanı düşünceleri yönlendiriyor ve düşünce duyguyu oluşturmaya başladı. Çünkü ilkel güdülerimizi kaybettik. İlk doğduğumuz andan itibaren sahip olduğumuz ilkel duygularımız yok oldu. Bilinçaltımızı silmek için terapistlere gidiyoruz, oysa bizi var eden onlar. Ben hayatta en basite indim, kendi kıymetimi bilmezdim.

SAĞLIĞI MI TEHL İKEYE ATTIM

- Hayatın çok yolunda görünüyor. Neden kendi kıymetini bilmediğini düşünüyorsun?
- Belki de bunlara sahip olmak için kendi kıymetimi bilmedim. Çok çalıştım, çok emek verdim. Kendimi düşünmedim, işimde iyi olabilmek için, kendi sağlığımı tehlikeye attım, görüntümü değiştirdim. Kaderimin Yazıldığı Gün'e başladığım süreçte çok kilo verdim. Rolüm için sağlıksız görünmeyi istemem, o kostümleri giymem... Bunlar hep işim için. Çünkü o kıza acımamız gerekiyordu. Böyle görünmek zorundaydı karakter. Genelde dizilerde, televizyonda güzel, temiz, şık görünen kadınlar var... Gerçekten de hepsi birer 'idol' Ben idol olmayı tercih etmedim. İnsanlar bana inansın, yaptığım işin gerçekliğine inansın istedim. O yüzden kendimi önemsemedim. Kendimi önemsemediğim için belki de herkesin evine girebiliyorum. İyi bir kadın oyuncu olabilmek için, samimiyet, gerçeklik, doğallık, zarafet şart. Her şeyin ötesinde biriyle tanıştığımda "Merhaba ben Hatice" diyebilmek gerek. Ben ikonik bir yerde olmak istemedim. İkon olacaksam, insanların beni oraya taşıması gerektiğine inandım. Sahip olabildiklerime şükrediyorum her zaman. Bulunduğum yeri korumak için de çok fedakarlık göstermem gerektiğini de biliyorum. Hayatta bu kadar çok acı, üzüntü varken, kendi başarı ya da mutluluğumla övünmek bencillik gibi geliyor. Belki bu yüzden kendimi hiçbir zaman önemsemedim. Her zaman yaptığım işi çok büyük bir yere koymadım. Elbette önemli bir iş, insanlar sizi seviyor, dünyada daha güzel bir şey olabilir mi? Tanımadığım insanlar beni seviyorlar. Benim için dua ediyorlar. Ama bir sürü sorun, bir sürü dert var...