X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Prenses Di'nin tacı İstanbula'da
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Prenses Di'nin tacı İstanbula'da

  • Giriş Tarihi: 26.12.2015
Prenses Di'nin tacı İstanbula'da
Prenses Di'nin tacı İstanbula'da

mücevherler sadeliğin, şıklığın ve zarafetin sembolü. Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde de 'İnci: Denizden Gelen Mücevher' sergisinde nadide inci mücevherler göz kamaştırıyor. Katar Müzeleri tarafından İstanbul'a getirilen inci koleksiyonun da Elizabeth Taylor'ın Bulgari tasarımı bir çift inci küpesi, Hanover Hanedanı'nın ve Prenses Diana'nın kraliyet taçları bulunuyor

Mücevherler kadınların her daim vazgeçilmezi. İnci mücevherleri de sadeliğin, şıklığın ve zarafetin sembolü. Doğanın armağanı olan, denizin dibindeki istiridyenin içinden avcılar tarafından çıkartılan inciler, yüzyıllarca medeniyetleri etkiledi, birçok kültüre ilham kaynağı oldu. Edebiyata, şiire, efsanelere ve mitolojilere konu oldu. Çin'de bilgeliğin simgesi olarak görüldü, Avrupa'daysa kral ve kraliçelerin taçlarını süsledi. İnciler günümüzde de hâlâ cazibesini koruyor, gizemini sürdürüyor. İstanbul Sultanahmet'teki Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde 'İnci: Denizden Gelen Mücevher' başlıklı sergide dünyanın en nadide inci mücevherleri sergileniyor. Katar Müzeleri tarafından İstanbul'a getirilen inci koleksiyonu 10 yılda oluşturulmuş. Küratörlüğünü inci uzmanı Hubert Bari'nin yaptığı sergi Fransa, Japonya ve Brezilya'nın ardından İstanbul'a geldi. Müzenin girişindeki alanda sergilenen, eski çağlardan beri kullanılan inciler, 150 yıllık özel metal kasalar içinde inci dünyasına adım atmanıza neden oluyor. Mücevherlerin göz kamaştırıcı etkisi altında ilk olarak bir video gösterisi karşınıza çıkıyor. İnciler: Renkler ve Işık Efektleri adlı video gösteriminde incinin gizemli dünyasındaki yolculukta, bilinmeyen özellikleri tek tek anlatılıyor. Videodan saf incilerin özünün beyaz olduğunu, ama bazen organik bileşimlerin incilere renk verdiğini ve incinin, onu oluşturan istiridye kabuğundan rengini aldığını öğreniyoruz. Serginin ışıklandırmasıyla da nostaljik bir hava yaratılmış. Çeşitli istiridyelerin, salyangozların oluşturduğu farklı inciler, kabuklarla birlikte üç ayrı vitrinde sergileniyor.

TAYLOR'IN İNCİ KÜPELERİ

Sergi salonundan girdiğinizde hemen sol tarafta ise Elizabeth Taylor'ın Bulgari imzalı bir çift küpesi yer alıyor. Taylor'ın en sevdiği inci mücevher olduğu bilinen bu küpe, tarihi bir kasanın içinde göz kamaştırıyor. Küpe ise 1972 yılına ait. Basra Körfezi İncileri başlıklı ikinci bölümde Körfez incilerinden gerdanlıkların, geleneksel Katar takılarının yanı sıra inci avcılarının Körfez sularında kullandığı Katar inci teknesi modeli, inci dalgıçlarının dalış taşı, sepeti yer alıyor. Serginin ikinci videosu da bu bölümde. Katar TV'nin yapımı İnci İçin Son Dalış (1974) adlı belgeselde teknelerle denize açılan, sonra dalan inci avcılarının hikayesi anlatılıyor. Tarihi değere sahip incili takıların sergilendiği bölümde, M.S. 3. yüzyıldan günümüze ulaşan Altın Roma Bileziği yer alıyor. Körfez incilerinin altın telin üzerine tutturulduğu bilezik Roma döneminden kalma. Bizans gerdanlığı ise altın, safir, lal, zümrüt ve incilerle bezeli ve her bir mücevher en az 100 yıllık metal kasalarda sergileniyor. Sergide Ortaçağ inci mücevherlerinden de örnekler sunuluyor.

DIANA'NIN TACI DA VAR

Krali ve Asil Mücevher bölümünde serginin en asil inci mücevherleri yer alıyor. Burada Avrupalı altı hanedanın tacı var. Hanover Hanedanı tacı göz kamaştıran taçlar arasında. İncilerle bezeli altın ve gümüş bir taç. Tepesindeki büyük inciler Pasifik Okyanusu'nun istiridyelerinden çıkarılma. Taç 1830'lu yıllardan kalma. Önemli taçlardan bir diğeri de 1890'lardan kalan Kontes Spencer'in tacı. Altın, gümüş, pırlanta ve doğal Körfez incilerinden yapılan tacı Galler Prensesi Diana'nın üvey annesi ve sırdaşı Kontes Spencer takmış. Prenses Lady Diana'nın da birkaç kez kullandığı bu taç, koleksiyonun en nadide mücevherleri arasında. De Keroüartz tacı, pırlanta ve doğal incilerle bezeli gümüş bir taç. Tacın özelliği ise kolye olarak da kullanılıyor olması. Bilinen en sıra dışı incili taç ise Lady Rosebery'ninki. Bu muhteşem tacın incileri sökülebiliyor ve kolye olarak kullanılabiliyor. Sergide geçmişin inci mücevher modası hakkında da bilgi sahibi oluyoruz. Örneğin pırlanta ve incili fiyonk Kraliçe Marie Antoinette döneminde modaymış.

DALI'NİN TASARLADIĞI BROŞ

Avrupa hanedanlarının taçlarının ardından Tibet'e doğru yola çıkıyorsunuz. Tibet'te nadir bir mücevher olan inciler, erkek küpesi, boyun süsü ve soylu kadınların baş süsü olarak kullanılıyor. Tatlı su incilerinin pek bilinmediği vurgulanan sergide, farklı çeşitlerdeki incilerden yapılan, en çarpıcı olanı Rus ikonası. Salvador Dali'nin 1914-70 yılları arasında 39 parça takı tasarımından bir örnek de var koleksiyonda. Kültür incisi ve yakuttan yapılan dudak biçimli broş, Elizabeth Taylor'ın 1970'ten kalma pırlantadan ve kültür incisinden yapılan en sevdiği yüzüğüyle birlikte sergileniyor. Serginin son bölümü ise kültür incilerinin Çin usulüne ayrılmış. Vietnamlı çağdaş sanatçı Sarn Tho Duong tasarımı Frozen isimli çalışma Çin tatlı su incileri kullanılarak yapılmış. Ağaç dallarında buz kristallerinin oluşumunu incileri kullanarak yorumlamış sanatçı. Geçmişten günümüze incinin serüveninin yer aldığı 'İnci: Denizden Gelen Mücevher' sergisi 10 Ocak'a kadar görebilirsiniz.