Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Çok ivediksel hareketler bunlar

Giriş Tarihi: 12.3.2016
Çok ivediksel hareketler bunlar

Zarafet gün geçtikçe toplum içinde güç kaybediyor. Bir kabalık, hoyratlıktır gidiyor. Recep İvedik türü hareketler her yerde. SABAH Ekler'in kadınları erkeklerin, erkekler de kadınların ivediksel hareketlerini yazdı

Gün geçmiyor ki zarafetin hayatımızdan çıktığına dair bir vakayla karşılaşmayalım. Bunun için bencillik, kabalık, hoyratlıkla günlük hayatta her an karşı karşıya kalıyoruz. Sanki Recep İvedik ile özdeşleşen hal ve hareketler olağan hale geldi. Malum zarafet denince kadın akla geliyor ve onlar bu tür ivediksel hareketlerden çok şikayetçi. Ama erkeklerin de şikayetleri yok değil. SABAH Ekler ekibinin kadınları günlük hayatta erkeklerin ivediksel hareketlerini, erkekler de kadınların çekilmez davranışlarını yazdı.

BEYLER SÖZÜMÜZ SİZE

Bacaklarını açarak oturmak:
Tam bir erkek klasiği. Metroda, otobüste veya dolmuşta yanındaki kadının yerini işgal ederek oturan erkekler o kadar yaygın ki yakın zamanda sosyal medya üzerinden Bacaklarını Topla adında bir kampanya bile başlatıldı. Kadınlar, erkeklerin bacaklarını V şeklinde açıp oturmasına karşı organize oldular. Sonuç nedir bilinmez ama değişimin önce zihinde başlaması gerektiği muhakkak. Beyler biraz centilmen olup derli toplu oturun.
El şakaları: Birbirlerini itip kakan, enselerine şaplak atan, üstlerini başlarını çekiştiren erkek arkadaşları görmüşsünüzdür. Bu şakalaşmalar çoğunlukla kavgayla biter üstelik. Sonunda ne olursa olsun bu şakalaşmaların kadınları çok rahatsız ettiği muhakkak. Çoğunluk bu davranışları laubali ve kaba buluyor. Özetle; biraz saygı beyler!
Toplu taşıma araçlarında bozuk para ve tespihle oynamak: Kabul ediyoruz; İstanbul kalabalık, trafik dayanılmaz. Kimi zaman yakın mesafelere ulaşmak bile saatler sürüyor. İster istemez canı sıkılıyor insanın. Fakat bu can sıkıntısına erkeklerin bulduğu çözüm çoğu zaman etrafın canını sıkmaktan öteye gitmiyor. Yola revan olunuyor, erkek cebinden tespihini, bilemediniz üç beş bozuk para çıkartıp başlıyor şıngırdatmaya. Günün yorgunluğuyla birleşen o ritmik şıngırtı giderek büyüyor insanın kafasında. Bir süre sonra da dayanılmaz hale geliyor.
Halk içinde kaşınmak: Kaşınmak bedenin doğal bir tepkisi. Fakat topluluk içindeyken sınırını bilmek, ölçüsünü kaçırmamak gerek. Kulağına parmağını sokup 7.8 ölçüsünde bir deprem yaratmak ya da malum yerlerini kurcalamak sadece kadınları değil erkekleri bile rahatsız ediyor.
Yere tükürmek: Şehir hayatının en rahatsız edici görüntülerinden biri yere tüküren erkek. Erkeklerin tükürük üretimi kadınlardan fazla olamayacağına göre bu çirkin davranış kabalık ve aşırı rahatlıkla açıklanabilir. Bu kaba hareketin bir gelişmiş versiyonu da çöpe tükürmek şeklinde kendini gösteriyor. Beyler tükürmeden de yaşamak mümkün!
Gözünü dikip bakmak: Özellikle de karşıdan gelen güzel bir kadınsa çoğu erkek gözünü dikip uzun uzun bakıyor. "Rahatsız edici bakışlar da taciz sayılır" diyor kadınların sokakta özgürce dolaşabilmelerinin bir insan hakkı olduğunu hatırlatıyoruz.
Garsonla iletişim kurma biçimi: Cem Yılmaz'ın lokantada garsonla diyalog esprisi herkesin malumu: "Ne vereyim abime?" Restoranlarda müşteri ve garson erkekler arasında samimiyet sınırlarını zorlayan diyaloglar kadınların da sabır sınırlarını zorluyor. Hitap biçimleri ve özel hayatların detaylı bir şekilde paylaşılması hem yemeğin güzelliğini bozuyor hem de gereksiz bir yakınlık doğuruyor.
Trafikte kadın şoförü taciz: Trafikte erkeklerin kullandığı araçlar tarafından sıkıştırılan kadınların hikayelerini her gün duyuyoruz. Yollar erkeklerin olduğu kadar kadınların da... Oysa direksiyon başına geçen sayısız erkek kendini yolların hakimi gibi hissediyor. Öfkeli ve sabırsız bir hale geliyor. Erkeklere sesleniyoruz "Şeridinize riayet edin, herkese saygı duyun!"

KADINLAR BİRAZ DİKKAT LÜTFEN


Eril küfürler: Küfür kimsenin ağzına yakışmıyor, neticede kaba ve tuhaf duruyor. Ama kimi kadınların özellikle eril içerikli küfürler etmesi bu tuhaflığı ve kabalığı iyice katmerli hale getiriyor. Kadınların bu hali, o kadına biçilen zarafet resmini tam da 12'den yırtıp atıyor.
Yürürken sigara içmek: Sigara içmenin savunulacak bir yanı yok! Ne de olsa bir bağımlılık hali! Ama bir zamanlar uzun ağızlıklarla belli tutuş şekilleriyle kadınlara çok yakıştırılan sigara, günümüz dünyasında kadının o akıllardaki zarif imgesiyle çelişiyor. Hele hele kadınların yolda yürürken sigara içmesi ise son derece itici geliyor erkeklere. (Tabii bu durumun erkekler için geçerli olduğunun da farkındayız.)
Aşırı parfüm kokusu: Genel kanı erkekler kötü kokar şeklinde. Yapacak bir şey yok, toplum içinde yaşadığını bilen hemcinslerimizin sayısı arttıkça bu düşüncenin değişeceğini umuyoruz. Ama öte yandan kimi kadınların parfümle ilişkisi de erkeklerin kötü kokması kadar namlı! Tüm şişeyi üstüne boca etmiş bir kadınla asansör gibi kapalı ortamda bir süre kalmak resmen travma sebebidir! Hayır, bütün bunlar ucuzcu parfüm dükkanları yüzünden oluyorsa, onların kapatılması için yürüyüş mü düzenleyelim!
Alışveriş çılgınlığı: Erkekler alışveriş konusunda ne kadar ketumsa malum kadınlar da bu konuda o kadar isteklidir. Ama işi abartanlar var ki sormayın! Bu abartan güruhun bir araya gelince verdiği fotoğraf, kadına dair bildiğiniz her şeyi unutturacak güçtedir! Fotoğrafı şöyle tarif edelim: Sadece kadınlara yönelik ürün satan bir mağaza düşünün, ürünler yüzde 50 indirimde. İçeride bir kaos hali. Bluzlar, etekler, tişörtler havada uçuşuyor. Birbirine dirsek atan kadınlar mı derseniz, aynı elbiseyi ucundan tutup sündürenler mi dersiniz... Bundan sonraki hayatınızda kadınlarla ilgili sağlıklı bir ilişki yürütmek istiyorsanız bu görüntüyü hafızanızdan sildirmeniz şart.
Saçla oynamak: Muhtemel farkında olmadan yapılan bir hareket... Kadın işaret parmağına saçını dolayıp duruyor sonra da saçının kırıklarına bakıyor, birkaçı da yolmaya çalışıyor. Böyle bir ana denk gelince insanın koşarak uzaklaşası geliyor. Ama maalesef bu harekete genelde toplantı ortamlarında tanık oluyorsunuz dolayısıyla kaçamıyor, bu çileyi çekiyorsunuz.
Kıyafeti uyduramama: Moda insanın kendine yakışanı giymesidir klişesi insana kendini iyi hissettirebilir. Ama gidilecek ortama göre giyinmek diye de bir şey var. Bunun için mesela bir davete kimse eşofmanla gitmez. Kadınlar genelde ortama göre giyinme konusunda iyidir. Ama kimi kadınlar var ki onlar maalesef uygun yer uygun kıyafet konusunda sınıfta kalır. Bir ortama girin hemen kendini belli eder onlar. Aşırıcıdır bu tip kadınlar. Rüküşlüğe karşı farkında olmadan zaafları vardır. Kadınlar kendi aralarında bu tür kadınlara 'deli saraylı' gibi yakıştırmada bulunur.
Platform topuklu ayakkabı giymek: Herhalde platform topuklu ayakkabıyı, öyle bir şey yapayım ki kadın cinsi tüm zarafetini kaybetsin diyen biri icat etmiş olmalı. Estetik durmaması bir yana kadını bildiğiniz, hareketleri sınırlı bir robota dönüştürüyor. Hele bir de spor ayakkabı modelleri var ki sormayın! Durumu şöyle özetleyelim: Kelliğini saklamak için ucuz peruk takmış erkek kadar itici bir duygu uyandırıyor insanda.
Ah şu sakız olmasa: 20 yıl önce sakız ile ilgili sağlıklı değil haberleri yer alırdı gazetelerde. Ne olduysa oldu sakız endüstrisi sakızı sağlıklı hale getirdi. Sakız çiğnemek olağan hale geldi. Fakat sakız çiğnemeyi hâlâ abartanlar, patlatanlar var! Tabii bu işin de kadını erkeği yok ama kabul edelim kadınların ağzında sakız zarif durmuyor.
ARKADAŞINA GÖNDER
Çok ivediksel hareketler bunlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz