X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Zıplamayan kalmasın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Zıplamayan kalmasın

  • Giriş Tarihi: 2.4.2016
Zıplamayan kalmasın
Zıplamayan kalmasın

Zıplamak insanın hem ruhuna hem de bedenine iyi geliyor. Yaylı bir sistemi olan kanguru botlarla isterseniz evinizde isterseniz sokakta zıplayarak form tutabilirsiniz. Ayrıca neon renklerdeki kanguru botlar bacakları uzun ve çok tarz gösteriyor

Yaklaşık beş yıl önce ilk kez Kim Kardashian'ı Los Angeles sokaklarında ayaklarında kanguru botlarıyla zıplarken görmüştük. Ardından ünlü manken Tyra Banks magazine sayfalarına yansıdı. Yaylı bir sistemi olan kanguru botlarının ülkemiz sınırlarına ilk girişiyse yaklaşık üç yıl önce oldu. Sertab Erener, Begüm Şen gibi isimlerde görmeye başladık. O dönem spor kulüpleri bu botları getirterek özel dersler de vermeye başladı. Hatta yurtdışından afilli eğitmenler de getirterek bu yeni fitness trendini yaymaya çalıştı. Çok zevkli ve aslında yapılışı kolay olmasına rağmen kanguru zıplaması bir zumba misali yaygınlaşamadı, spor salonlarında gibi esemedi. Daha da önemlisi sokağa hiç taşamadı. Zira öncülük yapma adına bir grup arkadaşımı yanıma alıp Rumelihisarı'ndan Bebek'e zıplayarak yürüdüysem de şaşkın bakışlara yenik düşüp pes edenlerden oldum. Ama bu yaz değil... Zira artık zıplamanın vücuda ve ruha etkileri anlaşılmaya ve sevilmeye başlandı. O halde "Zıpla, zıpla, zıplamayan bizden değil" diyoruz ve kanguru misali zıplamaya başlıyoruz. Kanguru botlarını özellikle yazın, beldelerinde görmeye hazırlanın. Sırf bu
hafta içinde üç kişinin evinde bu botlara rastladım. Biri de röportaj için gittiğim ressam Şeyda Cesur'du. Bahçeli evi olanlar dilediği gibi botlarla zıplayıp, kalori yakarken olmayanlar yazın tatil beldelerine götürmek için sabırsızlandığını anlatıyordu. Botları Funny Jumps Store ya da Amazon gibi online alışveriş sitelerinden satın alabilirsiniz. Fiyatları 250-350 TL arasında değişiyor. Fuşya gibi neon renkleri de pek havalı gözüküyor. Giydiğiniz anda biraz tereddüt yaşasanız da alışması pek uzun sürmüyor. Üstelik kalori yakmak için çok da zıplamaya gerek yok. Yürürken dahi altındaki yaylı sistem zıplamanızı sağlıyor.

TRAMBOLİN KEYFİ
Araştırdım ilkokul çağındaki çocuk da 90 yaşındaki nine de bu aparatı rahatlıkla kullanabilirmiş. Önemli olan düşmemek tabii. Bu arada ilk gün eğlencesine kapılıp fazla zıplamayın derim. Zira ertesi gün bacak ve kalça ağrısından hareket etmekte zorlanabilirsiniz. Ama umarım bu yaz sokaklar kanguru gibi zıplayan sporseverlerle dolar taşar. Hem bacak boyunu uzun gösteren bu botları kadınlar şüphesiz kaçırmamalı... Trambolin Amerika'da oldukça rağbet gören bir spor. Hatta her tarafı trambolinle kaplı özel spor salonları bile var. Her ABD ziyaretimde ağabeyim, 3, 7, 10 yaşındaki çocuklaryla birlikte beni eğlence olarak trambolin kulübüne götürüyor. Kulağa çok banal gelebilir ama zıplamanın keyfine bir kere varınca saatlerce çıkmak istemiyorsunuz. Ayakkabınızı çıkartıp, yanınızda getirdiğiniz çorapla zıplıyorsunuz ki düştüğünüzde daha hijyenik olsun... Elbette zıplamak mutlu ettiği gibi bele ve dizlere zarar vermeden kalori yakımını da hızlandırıyor. Hem zıplama sonrası yumuşak bir zemine indiğinizden sert zeminde yapılan hareketlere oranla daha az risk almış oluyorsunuz. Kısacası bir taşla iki kuş. Bu arada henüz bizde trambolin kulüpleri yok ama birçok spor salonu açmaya hazırlanıyor. Çok yakında bir alışveriş merkezinde de özel zıplama bölümü açılacak. O halde iyi zıplamalar....

ÇARŞI'DA ETÇİ, KARAKÖY'DE KEBAPÇI
Sosyal medyada Beşiktaş Çarşı'da yaşanan bir olay yazıldı, çizildi... Bu durum da çarşıdaki mekanların hepsine birden zarar verdi. Doğrusu oraları çok bilmem. Ama Ziyaret Restaurant ummadığım kadar başarılı çıktı. Hem steak house hem kendin pişir kendin ye konseptinde. Masalarda ızgaralar var ve isterseniz kendi etinizi, istediğiniz kadar pişiriyorsunuz. Dekorasyonu ve ortamı nezih, etleri leziz...
Karaköy kafeler ve barlar zinciri olarak gelişe dursun kebapçılar da baş göstermeye başladı. Eskiden Melda Tuna'nın Lui'sinin olduğu yer artık Köşebaşı olarak servis veriyor. Burası en küçük Köşebaşı şubesi. Oldukça sevimli ve samimi. "Karaköy'de kebapçı olur mu?" demeyin, ocakbaşında bir güzel şaşlık kebabını mideye indirin derim. Bu arada menüde yok ama gitmişken sıcak ezme de mutlaka söyleyin... Karaköy'de gece eğlence öncesi mekan arıyorsanız Köşebaşı'nı deneyebilirsiniz... Üstelik fiyatlar da kafelere oranla çok daha makul.