X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kutu kutu beslenme
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kutu kutu beslenme

  • Giriş Tarihi: 14.5.2016
Kutu kutu beslenme
Kutu kutu beslenme

Artık birçok kişi fit menüler adı altında satılan sağlıklı beslenme kutularıyla geziyor. Uzakdoğusu, glutensizi, laktozsuzu, veganı... Peki ama hangisi neler öneriyor? Yemek kutularını mercek altına aldık...

Yaz i geri sayım baslamıs bulunmakta... Hatta haftaya 19 Mayıs tatili var ve birçok kisi Ege'ye tatil planları yapmakta... Fazla kilolarından kurtulamayanlar için tehlike çanları çalmaya basladı bile... Yoga, pilates, kickboks... Kısacası tüm spor alternatifleri son hız yapılıyor, bir ufak beden pantolona sıganlar zaferini ilan ediyor. Ama tek basına spor yeterli olmuyor. Bunun yanında dogru beslenme de önemli... Bu durumda da birçoklarının imdadına kutu kutu kapımıza gelen 'saglıklı beslenme menü'leri yetisiyor.... Malum saglıklı beslenme paketleri son günlerin yeni trendi. Neredeyse tüm dost sohbetlerine, davetlere kadınlar diyet yemekleriyle geliyor. Spor salonlarında sadece kadınları degil, erkekleri de bu kutularla gördügüm oluyor. Mekanların birçogu duruma alısmıs artık. "Kabında yemeyin yeter" diyorlar. Yemegi alıp mutfaklarında ısıtıp kendi tabaklarında servis ediyorlar. Ama Eataly gibi dısarıdan yemek getirmenin yasak oldugu yerlerde istisna yapılmadıgını da söyleyeyim. Onun dışında en şık, en sükseli restoranlar bile müşterilerini kıramıyor. Sağlıklı beslenme vaat eden yemeklerin her sabah kabınıza teslim edilmesi hiç fena fikir gibi değil. Ama o kadar fazla marka var ki, insan seçim yapmakta zorlanıyor. Son aylarda pek çok kişi bu sektöre el attı. Hatta öyle ki Çin yemekleri sunan restoranlar bile 'fit yemek menüleri'ni piyasaya sundu. Ben de bu kutu kutu beslenme modasından geri kalmadım. Yaklaşık bir ayı aşkın bir süre restoranların iştah kabartan menülerini ağzıma koymadım ve Çin mutfağı, veganı, organiği dahil olmak üzere bu kutularda yer alan tatlarından bazılarını bizzat tattım... Hepsinin farklı özellikleri var. Kiminin ambalajı şık, kiminin gramajı yazmıyor. İşte gözlemlerim...

Saf aşkımız bitti mi!
Vegan beslenme tam da bana göre. Et yemeyi çok sevmem, hayatı salatalık, tofu, yosun, kaju ile geçirebilirim. Tabii bir ay önce personal trainer ile çalışmaya başlamadan önce böyle düşünüyordum. Şimdi varsa yoksa protein... Life Co'nun sağlıklı beslenme paketlerinden veganı geçtiğimiz yıl denemiş pek memnun kalmıştım. Pancardan yapılan ravioliler, kajular, marul yapraklarından oluşan wrapler tam da bana göreydi. Taa ki ballandıra ballandıra anlattığım pancar ravioliyi yakın bir arkadaşım tadana kadar. Anladım ki bu kutu herkese göre değilmiş. Bu sene ise farklılık yapıp ketojenik beslenme paketini aldım. Sabah kahvaltıları doyurucu olmamakla birlikte, salata sosları o kadar azdı ki hep işyerindeki kafeteryadan zeytinyağı istemek zorunda kalıyordum. Vegan paketinde yaşadığım saf aşk ketojenik için maalesef geçerli olmadı. Paketten çıkan en güzel şey ise avokado karışımları oldu.

Kişiye özel hazırlanıyor
En uzun süre deneyebildiğim kutu şimdilik Tart Mutfak oldu. En güzel tarafı kişiye özel hazırlanması. Formu doldururken laktoz ve gluten istemediğimi söyledim. Tüm yemekler ona göre hazırlandı. Tart Mutfak'ta lezzetler değişken. Lor peyniri dolgulu köftesi oldukça başarılı. Öte yandan fıstıklı köfte için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Bu arada "Hani laktozsuzdu, lor peyniri ne arıyor?" demeyin. Zira lorda laktoz yok. Denediklerim arasında salata sosu en iyi ve en yeterli olanı da açık ara Tart Mutfak... Ayrıca yemek porsiyonları çok doyurucu ve çeşitleri çok fazla. O tanıtımlarında gördüğümüz pancake'ler bana sadece bir kere denk geldi ama buna da şükür diyorum. Şekersiz, fırında ayva tatlısı da oldukça başarılıydı. Ama keşke bonfileyi ısıtınca o kadar sert olmasaydı. Bu arada spor hocam yediğim etlerin gramajını sorunca yanıt veremedim. Maalesef pakette kalori bilgisi ya da yemeklerin kaç gram olduğu yazmıyor.

Uzakdoğu paketleri çok eğlenceli
Denediklerim arasında en heyecan verici paket SushiCo'nunkiydi... İlk duyduğumda "Şuşi mi gönderiyorsunuz?" dedim. Uzakdoğu mutfağının sağlıklı ama lezzetli yemeklerini gönderdiklerini öğrendim. Öncelikle paketleri çok şık geliyor. Zaten yıllardır paket servisi yapmanın deneyimiyle bu işi becermişler. Her gün yemeklerle birlikte 500 ml alkali antioksidan mikro su da geliyor. Üstelik cam şişede. Zira genelde diğer beslenme paketlerinde bu tarz içecekler plastik şişelerde oluyor. SushiCo'nun öğünlerinde siyah pirinçli yokozuna roll, pakchoi yatağında ördek gibi yemekler var. Her sabah "Acaba bugün neler var?" diye merakla açıyorum paketi. Örneğin geçen öğlen çıkan papaya salatası ve akşamki organik sebzeli dana eti pek lezzetliydi. Kutuda bir de acil açlık durumlarında yemek için kuru elma, beyaz leblebi gibi sağlıklı atıştırmalıklar var. Her gün öğünlerin toplam kalorisi de gelen bilgi notunda yazıyor. Yine de Uzakdoğu mutfağı sevmeyenlere hitap eden cinsten değil.

Tatlıları iddialı
Başlığı görüp de hemen hevese kapılmayın. Zira tatlı öğünlerin oldukça ufak bir kısmını oluşturuyor. Ama glutensiz beslenme trendi Habit'e olan ilgiyi arttırmış durumda. İlk şikayetim kutularla ilgili. O kadar büyük ki yanınızda taşımakta zorlanıyorsunuz. İçinden çatalbıçak servisi de çıkmıyor. Ama glutensiz ve unsuz hazırlanan tatlılarının hakkını vermek lazım. Unsuz browniesi ve glutensiz ekmeği başarılı. Yer fıstığı ezmesi, avokadodan yapılan çikolatalı mouse'u tüm tatlı ihtiyacınızı karşılıyor. Ana yemekler için 'gurme lezzetler' demek güç. Yine de hindistancevizi sütlü tavuğu sınıfı geçer.

Şehirden havadisler
Pazar günleri Karaköy'de geç başlayan brunch sabahın ilk ışıklarına dek devam ediyor. Bu trendin öncüsü Mitte olmuş durumda. Pazar günlerinin sanki yeni mekanı olmuş. Kahvaltı muhabbetine gidiyorsunuz bir anda kendinizi dans ederken buluyorsunuz. Hatta buradan geceyi uzatmak isteyenler grup halinde Emirgan'daki Gizli Kalsın'a geçiyor. Zaten şehirde uzun önce yerini rakı-balığa kaptıran kafeler tahtını geri almaya başladı. Pazar günü günüdür anlayışı avlanma yasağıyla biraz rafa kalkmış gibi görünüyor.
Şehirde her gün o kadar çok aktivite oluyor ki hepsinden haberdar olmak gerçekten de güç. Bu durumda farklı mecralardan ve hatta uygulamalardan faydalanabilirsiniz. 198 markayla 2400 noktada hizmet veren Zubizu modadan sanat ve eğlenceye, yeme içmeden sağlıklı yaşama, seyahatten otomobile kadar altı farklı sektörde yeni keşifler sunuyor. Akıllı telefonunuza indirdikten sonra farklı indirim ve kampanyalardan da faydalanabiliyorsunuz. Geçtiğimiz hafta uygulamanın tanıtımı için üye mekanlardan biri olan Le Petite Maison'daydık. Uygulama başarılı, yemekler leziz. Ah bir de keşke Le Petite Maison hak ettiği ilgiyi görse. Maalesef mekan yine iki-üç masadan ibaretti.
Uzun zaman olmuştu Galatasaray Adası'na gitmeyeli. Bu hafta bir röportaj vesilesiyle gittim. Aynı gün kulübün bir toplantısı vardı. Güneşli bir havada Boğaz'ın ortasında olmak paha biçilmezdi. Henüz adada havuz ve üst taraftaki restoranlar açılmamış. Sadece Suda Kebap ve Suda Balık hizmet veriyor. Ama her ikisinin de yemekleri ve atmosferi iddialı..