Depresyondayım, çıkabilirim

Giriş Tarihi: 18.6.2016
Depresyondayım, çıkabilirim

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) açıkladı: 2030 yılı dünyada depresyon yılı olacak. Bugün dünyada 750 milyon kişinin depresyonda olduğu öngörülüyor. Toplam 17 ülkede yapılmış olan bir çalışma 20 kişiden en az birinin son bir yıl içinde depresyon atağından geçtiğini gösteriyor. Terapisti, psikoloğu, diyetisyeni topladık, mutlu olmak için neler yapmamız gerektiğini konuştuk

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2030 yılının dünyada depresyon yılı olacağını açıkladı. Üstelik bu hem fiziksel hem de ekonomik açıdan birbirini etkiliyor. Rakamlar dudak uçuklatan cinsten. 1990- 2013 yılları arasında depresyona giren kişilerin sayısı neredeyse yüzde 40 artmış durumda. 1990 yılında 415 milyon kişi depresyondayken bu sayı 2013'te 650 milyona çıktı. Bugün ise 750 milyon kişinin depresyonda olduğu öngörülüyor. Önümüzdeki 15 yıl içerisinde bu rakamlar yükselecek. Ekonomistler antidepresanlara harcanan paraların da milyar dolarlarla telaffuz edildiğini belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü ülkeleri depresyona karşı daha fazla yatırım yapmaları için uyarıyor. Aksi takdirde iş gücü kaybıyla birlikte ekonomik sıkıntı daha da içinden çıkılmaz bir hal alacak. Depresyon bu kadar büyük bir tehditken biz de bireyler kendileri için neler yapabilir diye araştırdık. Mutlu olmanın, sağlıklı kalmanın ve depresyondan kurtulmanın ipuçlarını uzmanlarla birlikte aradık. Sağlıklı beslenmek, hobi edinmek, sosyallikten ödün vermemek önemli ipuçlarından bazıları. Elbette uyku, egzersiz gibi diğer altın kurallar da var. İşte mutluluğun altın formülleri....

Dr. Neslihan İskit Stres terapisti

Sabah yürüyüşü işe yarayabilir
- Şarkı söylemek, beyni meşgul eder ve hiç düşünmeden vermenin doğal bir yoludur. Dolayısıyla, yoğun zihinleri olan hastalar için özellikle yararlı olabilir. - Birkaç dakikalık nefes egzersizi ya da evinizin civarında yapacağınız bir sabah yürüyüşü ve yanında insanlara faydalı olmak sizi depresyon durumundan biraz daha hızlı çıkartabilir. Ne kadar küçük olursa olsun kendiniz veya başkaları için bir şey yapmak olumlu enerji üretebilir ve sizi bütünlüğe ulaşma yoluna sokabilir.

Belgin Aksoy Global Welness Day kurucusu

İnsanlarla bağını koparma
- Mutsuzluk basit bir sorun değil. Uykusuzluk, obezite ve kalp rahatsızlıklarını beraberinde getiriyor. Bu sorunu bilim adamları değil, bizzat bizler birey olarak çözmeliyiz. Mutlu insanlar, onları üzecek, sıkıntıya sokacak bir sorunları olmadığı için değil, sorunlarla baş edebildikleri, sabahları güne mutlu olma kararı ile başladıkları için mutlular. Evet, mutlu olmak bir karar. - Nasıl mı mutlu olacağız: Sabah şükür duygusuyla yatağından kalk, aynaya bakıp "Bugün mutlu bir gün geçireceğim" de. - Bedenini ve zihnini dinle, egzersiz yap. Sosyal ol, insanlarla bağlantını kopartma. - Sağlıklı beslen, alkol ve sigaradan uzak dur. - Başarıların için kendini ödüllendir. - Olaylara geniş bak, dünyan küçüldükçe zihnin küçülür, korkun büyüdükçe kararların bir o kadar yanlış olur. Unutma mutlu olmak bir karardır!

Şeyma Çavuşoğlu/Uzman klinik psikolog

Yorulduğunda dinlenmekte sakınca yok
- Tüketim hızının arttığı dünyada, her açıdan yavaşlamakta fayda var. Sahip olduğumuz maddi şeyler aslında iç dünyamızın da bir yansıması oluyor. Ne kadar çok 'şey'e gereksinim duyarsak, duygusal boşluğumuz o oranda büyüyor. Dolayısıyla tam hissetmek, huzuru var olanda bulmak gittikçe zorlaşıyor. Bu süreci içinden çıkılmaz bir girdaba çeviren ise bakış açımız. Eksik kalana, az olana, var olmayana, elde edemediğine odaklandıkça, insanın pusulası şaşıyor ve depresyon hali kuvvetlenerek yayılıyor. Oysa insan her anında bir takım 'mutlu edici'lere sahiptir. Nefes almak, görebiliyor olmak, karnını doyurmak, sevdiği biriyle kahkaha atmak, denizin dalgalarının sesinin kulaklarına çalınması... Bakış açımızı sağlıklı kılmak, o en basit, en sıradan dediğimiz, çoğu farkına bile varmadığımız detayları görmektir aslında. - Gökyüzündeki Ay'ı düşünün. Her hafta farklı... Hep bir değişim içinde. Baktığımızda onun karanlıkta kalan kısmını yok sayabiliriz, tam değil diye memnuniyetsizlik gösterebiliriz. Örneğin "Tam aydınlatmıyor, çünkü yarısı yok," diyebiliriz. Oysa, bizim görmememiz onun olmadığı anlamına gelmiyor. O muazzam hayal gücümüzü devreye sokup, onun aslında görsek de görmesek de tam olduğunu hatırlayabiliriz. - Kısaca, hep tam olduğunu anımsa, kendini insanlarla kıyaslama, sadece kendinin en iyi hali olmaya özen göster, o kadar. Yorulduğunda dinlen, derin bir nefes al, hazır olduğunda 'Yapabilirim!' de ve sadece kalk, yap.

Elçin Oflaz/Sağlık ve beslenme danışmanı, çiğ yemek uzmanı

İlacınız yediğiniz, yediğiniz ilacınız olsun
- Depresyon genetik olmadığı takdirde, en önemli en önemli sebepleri arasında, çok uzun süreli hareketsizlik ve spor yapmama; ölü besinlerle beslenmeden dolayı enzim, vitamin ve mineral yoksunluğunun neden olduğu enerji düşüklüğü; yeterince çiğ beslenmediğimiz için muz ve çiğ kakao gibi besinlerin sağladığı seratonin eksikliği ve özellikle yoğun kentsel yaşam yüzünden yakın arkadaşlarımızla yapılan samimi, filtresiz sohbetlere yeterince yer ayıramamak geliyor. - Depresyonun önüne geçmek için zaman zaman değişebilecek olan hayat amaçlarımızı, zevklerimizi gözden geçirmemiz, onları hayatımıza entegre etmemiz çok önemli. - Psikolojimizle bağırsaklarımız arasındaki ilişkinin önemi, doktorlar ve uzmanlar tarafından her geçen gün daha fazla kabul edilmekte. Gluten ve şeker tüketmenin bir çok zararlı yan etkisinin yanı sıra, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik hali, uykusuzluk, agresiflik gibi davranış bozukluklarına neden olduğuna çekiliyor. - Enzim, vitamin ve mineralden zengin beslenme depresyonla savaşmada etkindir. Bir avuç (50 gr) kavrulmamış, tuzsuz kaju fıstığında vücudumuzun ihtiyaç duyduğu bir amino asit olan 200 mg triptofan bulunmaktadır. Antidepresan kadar etkilidir ve yan etkisi yoktur. Uyku, stresle mücadele ve depresyona karşı kullanılabilir.

Ebru Demirhan/Kuantum uzmanı

Evde saklanmayın
- Hep olmadığımız şeyin peşindeyiz. Sahip olmadığımız ideal beden, kol kasları, pırlanta, zenginlik vs. için çalışıyor aklımız. Sahip olduğumuz şeyleri yok sayıyoruz. Depresyon böylece yayılıp artıyor. - Zaman akıp geçiyor. Yazdığımız fakat oynamadığımız nice güzel hikayemiz var. Ya yazdıklarını minik de olsa oyna ya da yenilerini yaz. Yapamadıklarınla oyalanmak yerine yapabileceklerinin peşine düş demek istiyorum. - Antidepresan ilaçların arkasına ve yorganın altına, evde saklanmadan yaşamak insanın doğasına uygun değildir. Yaşamak için geliyoruz, neden yaşamadan gidelim ki! Bir tane yaşamımız var, bırakalım en verimli şekilde geçsin. Zamanı, emeği, enerjiyi gereksiz akımlardan, kaçaklardan koruyalım.

Kaan Sekban/Mentor

Paylaşmak için yaşıyoruz
- Depresyonun en büyük nedeni hayatta ne istediğini bilmemek. Toplumun, ailemizin, etrafımızdaki insanların beklentilerini karşılamak için o kadar yoruluyoruz ki kendi iç sesimize kulak veremiyoruz bir türlü. Güzel bir düğün fotoğrafı çektirip yüzlerce beğeni almak için bile evlenen insanlar var. Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birbirimizin hayatlarını dikizlemeye o kadar alıştık ki kendimizden beklentilerimizi halı altına süpürdük hep. - Bizi en çok depresyona iten şey, kendi yarattığımız konfor alanları. Her zaman şikayet ettiğimiz monotonluğun en büyük mucidi biziz! Hiçbir zaman bir işi farklı yapmaya yeltenmediğimiz gibi, genellikle "Aman dertsiz başıma dert açarım neme lazım" anlayışı hakim.

Prof. Dr. Murat Aksoy Genel cerrah

Hep mutlu olamayız
- Depresyondan korunmanın en iyi yollarından biri hobi geliştirmek. Benim için müzik bir kaçış yolu. Sesi güzel olmayanlar bile şarkı söylesin. Tabii seyirci olmayabileceğini göz önünde bulundurarak. - Toplumun değişen yapısı depresyon oranlarını arttırıyor. Üretmeyen ve sadece tüketen bir toplum haline gelmeye başladık. Her şeyin maddi olarak tanımlandığı, başarının bile paraya endekslendiği bu dönemde sadece maddeleri değil; hayatımızı, arkadaşlıklarımızı ve başarılarımızı bile hızlı tüketiyoruz. Bir de hep mutlu olmamız gerekiyor gibi yanlış bir düşünce içindeyiz. Hayat zorlukları ve mutlulukları ile bir bütün. Unutmamak gerek. - Sağlığımıza dikkat etmelilyiz. Vücudumuz bize verilen bir emanet. Ona ne kadar iyi bakarsak, o kadar sağlıklı ve uzun yaşama şansımız var. Gerisi biraz da kader, şans... - Sağlıklı ruh, sağlıklı bir vücutta yer bulur kendine. Bu nedenle genel sağlığımıza dikkat etmemiz gerek. Öncelikle kendimizi ve vücudumuzu iyi tanımalıyız. Herkes için tek bir beslenme şekli olamaz. Özellikle bazı hastalıkları olanların bunlara dikkat etmesi gerek. Şeker hastalığı olanların karbohidratlardan, tansiyon yüksekliği olanların tuzdan, gluten hassasiyeti olanların gluten içeren gıdalardan ve kolesterolü yüksek olanların hayvansal yağlardan uzak kalması gibi. Lif içeriği yüksek olan yeşillikleri ve baklagilleri tüketmek hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem de bağırsak kanseri gibi bazı kanser tiplerinden korur. - Günde beş porsiyon meyve ve sebze tüketmeliyiz. Böylece ihtiyacımız olan vitaminleri de almış oluruz. Kanserden koruduğu kabul edilen D vitamini için uygun saatlerde dışarı çıkmalı ve özellikle güneşin bize yüzünü gösterdiği bugünlerde, vitamin depolamalıyız. İçecek önerileri arasında elbette birinci sırayı suya vermek gerek. Kilo kontrolünün zorlaştığı bu yıllarda unutmamak gerek ki yiyeceklerimizde hiçbir değişiklik yapmadan sadece içeceklerimizi suyla değiştirsek bile bir yıl içinde 4-5 kilo verme şansımız var. Depresyondan korunmanın bir anahtarının da egzersiz olduğunu akılda tutmak gerek.
ARKADAŞINA GÖNDER
Depresyondayım, çıkabilirim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz