X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İngiliz kırsalında bir aşk hikayesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İngiliz kırsalında bir hikayesi

  • Giriş Tarihi: 18.6.2016
İngiliz kırsalında bir aşk hikayesi
İngiliz kırsalında bir aşk hikayesi

Hikayesi’nin günümüz versiyonu olarak görülebilecek Senden Önce Ben, seyirciye romantizm ve gözyaşı vaat ediyor

ve söz konusu olunca dönüp dolaşıp Aşk Hikayesi/Love Story filminin etkisi altına girmeden duramıyoruz. Düşünün 1970'lerden beri fakir kız, zengin oğlan aşkı kaç defa işlendi. Öyle ki bir klişeye dönüştü. Ama işte bu hikayede/ klişede bir 'büyü' var ve bu büyü her dönem çalışıyor. Jojo Moyes'in Senden Önce Ben/Me Before You'su da bu klişe üzerine kurulu bir kitaptı. Ve kural bir kez daha işledi. Kitap tüm dünyada ilgi odağı oldu. İngiliz yönetmen Thea Sharrock'ın sinemaya aynı adla uyarladığı film, bunun için okurdan fazlasıyla onay almış bir hikaye. Doğal olarak tıpkı okur gibi seyircinin de bağrına basması muhtemel bir yapım. Film, herkesin bir an önce buradan kurtulmalıyım dediği İngiliz kırsalında geçiyor. Aşk tohumları da, zar zor geçinen ailesine yardımcı olmak için çabalayan Louisa 'Lou' Clark (Emilia Clarke) ile geçirdiği trafik kazası sonrası tekerlekli sandalyeye mahkum ve şatoda yaşayacak kadar zengin olan Will Traynor (Sam Claflin) arasında filizleniyor. İkilinin yolu Lou'nun Will'e bakıcı olarak işe başlamasıyla kesişiyor. Sempatik, biraz patavatsız olan Lou, hayata küsmüş olan Will'i yeniden gülümsetmeyi ve insan içine çıkarmayı başarıyor. Ama Will'in kaygıları, kendi hayatıyla ilgili sürpriz planları bu aşkın seyrini de etkiliyor.

AŞK SINIF TANIMAZ
Açıkçası, yönetmen Sharrock, bir klişe hikayeyi inandırıcı kılmayı başarıyor. Bunda filmin edebiyat uyarlaması olmasının etkisi var elbet. Karakterler, karakter motivasyonları net bir şekilde çiziliyor. Ne Lou'nun fakirliği, ne de Will'in zenginliği gözümüze sokuluyor. Sharrock hikayeye daha insani noktadan yaklaşarak, kötü işlendiği zaman kabak tadı veren sınıfsal farkı hikayenin içinde eritmeyi başarıyor. Bir de filmde, bu klişe anlatımda genelde rastlanan, sınıfsal farktan kaynaklanan 'hor görme' durumu yok. Dolayısıyla birbirlerine sığınan, birbirlerini değiştirme heveslisi iki insanın aşk macerası izlenebilir hale geliyor. Emilia Clarke'ın Game of Thrones'taki personasına inat daha sempatik ve romantik yüzünü göstermesi, lirik anlatımı, romantik sularda dolaşan filmi iyi bir duygusal seyirlik haline getiriyor. Dolayısıyla bu zamanın Love Story'si olarak görülebilecek Senden Önce Ben'in, yarattığı duygusallıkla, romantik atmosferiyle ve gözyaşı vaadiyle seyircinin gönlünü girebilecek yanları var. Özellikle de kadın seyircilerin. Ama sinema ve aşk kesişmesinde dönemlik bir sığınak olmanın ötesine geçtiğini söylemek de zor!