Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Plaj partilerinde son trendler

Giriş Tarihi: 20.8.2016
Plaj partilerinde son trendler

Tatilin favorisi plaj partilerini mercek altına aldık. Karşımıza farklı plajlarda farklı profiller çıktı. Kimi gençler apartman topuktan vazgeçmiyor kimileri 20 bin lira ödemeyi doğal karşılıyor. yarısına kadar süren partilerde en çok da Türkçe ler coşturuyor

2000'lerin basında bir beach parti fırtınası vardı. O dönem en popüler partiler Emre Ergani'nin Havana'sında olurdu. Günes batarken herkes le cosardı... Süphesiz plaj partilerinin en iyi oldugu yıllardı. Bes-altı yıl evvel ise plaj partilerinin tadı kaçtı. Saçlarını bandanaya sarıp denize merdivenden giren kızlar ful makyaj yapar, topuklu ayakkabılarla partilere tesrif eder oldu. Tuvaletlerde parti öncesi ayna önünde yıgılma olurdu. Mavi, yesil farlar, kırmızı tonda rujlar bile gördük o yıllardaki partilerde...

Uzun yıllardır ara vermiştim, bu yıl merak edip tekrar teşrif ettim gün batımındaki partilere. Bu kez partilerin saatleri uzamış, kitle ikiye ayrılmış. Hangi plajda olursanız olun sona kalan dona kalır kuralı geçerli...Hafta sonları kimi popüler plajlarda neredeyse izdiham yaşanıyor. İşletmecilere "Kaç kişi var?" diye soruyorum. "Bin" gibi cevaplar alıyorum. 800 kişilik bir plaja denk gelirseniz şanslısınız demektir. Fazla kalabalık ne mi demek? Aksayan servis, tuvalet sırası ve şezlong kapma derdi demek. Genelde piyasa yapmak, parti saati coşmak isteyenler iç taraflarda değil, bara yakın şezlonglarda güneşleniyor. Denize girip serinlemek yerine sosyalleşmeyi tercih ediyor. Benim gibi su kuşları da öndeki şezlongları kapıyor ya da kapmak için çaba sarf ediyor. Genelde çocuklu aileler de yine ön saflarda yerini alıyor.

İKİ FARKLI PROFİL VAR
Bu yıl plajlarda iki farklı profil görmek mümkün. Biri Madeo, X Beach, Before Sunset gibi yerlerde karşımıza çıkan 'cool' ya da 'bohem' tipler. Genelde Avrupa'da ve Amerika'da okuyan gençlerden oluşuyor. Bu profilin kızları parti öncesi makyaj yapıyor ama işi abartmıyor. Saçları doğal bırakıyor. Ayaklara halhal takıyor. Bir de 'plajda topuklu terörü'ne inat olsa gerek çıplak ayak dans ediyor. Mayokini modasının yerini bu yıl mayolar almış. Belde de uzun pareolar... Başlasın müzik cıstak cıstak...

PLATFORM SEVDASI
İkinci profil ise biraz daha farklı. Kafe Pi, Tren gibi plajlarda karşımıza çıkıyor. Mayokiniler ve bikiniler buralarda hâlâ popüler. Ağır makyajlar, farklı bağlanan bandanalar da yine sıkça gördüklerimiz arasında. Bir de o platform topuklar yok mu, platform topuklar... Bazı plajlarda "Yiyecek-içecek sokmak yasak" tabelasının yanına "Her türlü topuk yasaktır" koysalar yeridir.

SAATLER UZAMIŞ
Bu yıl plaj partilerinin saatleri de uzamış. Bazı plajlarda 17.30'da başlayan partiler 23.30'a dek devam ediyor. Hava kararıyor, gençlerin enerjisi tam gaz devam ediyor. Hâlâ üzerlerinde şortlar, bikiniler dans ediyorlar.

EN ÇOK GENÇLER HARCIYOR
Türkçe müzik ve şampanya geleneği ise devam ediyor. Arada bir Ajda Pekkan, Tarkan duyunca gelsin şampanyalar... İşletmecilerin yüzü gülüyor. "Şimdi kim bilir kaç şişe açıldı!" edasıyla etrafı süzüyor... 18-25 yaş kitlesi beach partilerde en çok para harcayan kesim. 30 yaş üstü parasının hesabını bilirken, bu kitle 2 bin liralık şampanyaları ardı ardına açtırıyor ve localara binlerce lira vermekten çekinmiyor. Bodrum'da karşılaştığım 20 yaşındaki bir genç kızın serzenişi de durumu lıyor: "Geçen gün beach partide 20 bin lira hesap ödedim diye babam kredi kartıma el koydu" diyor. Bir akşamüstü partisinde 20 bin lira ödemeyi doğal görüyor. Bense onu uzaylı gibi görüyorum.

30 YAŞ ÜSTÜ EĞLENİYOR
Beach partilerde gençler zıplaya hoplaya dursun bana sorarsanız partinin hakkını en iyi 30 yaş üstü veriyor. Mesela Fly-Inn'in içindeki Bej'in ayrı bölümünde Hakan Özkul'un şarkılarıyla dans edip sohbeti de elden bırakmıyorlar. Arada lezzetli yemekler atıştırmaktan da geri kalmıyorlar. Bir de plaj partilerinin canlı ayağı var. Örneğin Gülşen, Hande Yener, Merve Özbey gibi isimlerle coşanlar. O da bir başka yazı konusu olsun diyelim. Ve herkese topuklu ayakkabısız partiler dileyelim.

ÇEŞME'DEN HAVADİSLER

Alaçatı'nın içinde Neyse diye bir mekan var... Menüsünde de şişler... Burada peynirler bile şişte servis ediliyor. Kokteyl listesi de oldukça iddialı. Farklı bir alternatif isteyenlere duyurulur...

Delinin Sofrası gerçekten deli bir yer. Mezeleri görünce diyet falan kalmıyor. Özellikle ciğeri mutlaka tadılmalı. Alaçatı'nın en popüler mekanlarından biri olmuş bile.

Tek Masa'da yemeğe ne dersiniz? 22 kişilik uzun bir masa düşünün. Hemen yanında bar ve lounge kısmı. Arkasında da açık mutfak. Özel günler ve dost yemekleri için muhteşem... İster makarna pişirin ister pizza yapın. Ama mutlaka rezervasyon yapın.

Fly-Inn'e girerken iki kapı görünce şaşırmayın. Çünkü Bej'in girişi ayrı. Üstelik rezervasyonsuz buraya giremiyorsunuz. İçinde ayrı bir bölüm de var. Yemekleri kadar margaritalarıyla da iddialı.

Gece sabaha kadar eğlenmek isterseniz buyurun Dusk'a. Sabah 09.00'a kadar açık. Ama artık Alaçatı'nın içinde de sabaha kadar dans edebileceğiniz bir mekan var: Haldun Demirhisar'ın Disco'su... İçeride epey tanıdık sima da oluyor. Müzikler çok iyi...

ŞEHİRDEN HAVADİSLER

Zorlu Center'ın içindeki gizli mekan Le Baron menüsünü değiştirdi. Suşiler ve atıştrmalıklar ekledi. Terastaki akşam üstü partileri kulaktan kulağa popüler olmaya başladı bile.

Arnavutköy'deki Alexandra, Robins'in şefi Bilal Mert'le anlaşmış. Menüde foie gras, tereyağı yatağında dil balığı, edemame gibi tatlar var. Yemekler tek kelimeyle müthiş. Tek sorun yer bulmakta yaşanıyor. En üst kattaki terası doluysa bir alt kattaki balkona geçebilirsiniz. Hem etraftaki diğer teraslarda tanıdık görüp sosyalleşebilirsiniz.

Şehirde dans etmek isteyenler nerede mi? Reina'nın içindeki Cave'de... Burada sağa sola sallanma yok. Dansın hakkını verenler buluşuyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Plaj partilerinde son trendler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz