X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sanatçı gözüyle mülteci sorunu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sanatçı gözüyle mülteci sorunu

  • Giriş Tarihi: 10.9.2016
Sanatçı gözüyle mülteci sorunu
Sanatçı gözüyle mülteci sorunu

Megakent, 3. Uluslararası Trienali’ne evsahipliği yapıyor. ‘Yurtsuzlaşmak’ temalı trienal, mülteci dramını sanat yoluyla anlatıyor. Trienalin küratörü Yazıcı “Bu coğrafyada oynanan oyunlara sanat yoluyla tepki gösterdik” diyor

, büyük bir uluslararası etkinliğine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen 3. Uluslararası İstanbul Trienali'ne sanatseverler yoğun ilgi gösteriyor. Bağımsız Sanat Vakfı'nca düzenlenen etkinliğin bu yılki teması 'Yurtsuzlaşmak'. Amaç, mülteci dramına çekerek, bu sorunu bir de sanat yoluyla gözler önüne sermek.
Taksim Meydanı'ndaki Maksem-Cumhuriyet Sanat Galerisi'nde bir hafta önce açılan serginin ziyaretçi sayısı şimdiden 5 bini aşmış durumda. Sergide 40 sanatçının çalışmaları sergileniyor. Sanatçıların çoğunluğu ülkesini terk etmek zorunda kalmış olanlar. 14'ü çeşitli ülkelerde yaşayan Suriyeli sanatçılar...

BEYAZA BOYALI AYAKKABILAR
Sanatçılar mesajlarını resim, enstalasyon ve video art yoluyla veriyor. Kimi sanatçı beyaza boyanmış kadın, erkek, çocuk ayakkabılarıyla hayatını kaybeden mültecileri anlatırken kimi sanatçı onlarca kırılmış seramik parçasıyla savaşın olduğu bölgelerdeki kültürel kırılmaya dikkat çekiyor. Galeride dikkati çeken enstalasyonlardan biri de beyaz su borularının siyaha boyanarak bombaların sembolize edilmesi. Bu çalışmasıyla sanatçı, ziyaretçileri bombardıman altındaki yaşamı hissetmeye ve savaş ülkesindeki insanların durumunu anlamaya çağırıyor.

SANAT EVRENSEL BİR DİL
25 Eylül'de sona erecek trienali, küratörü Yazıcı ile konuştuk. "Mültecilik bir insanlık dramı" diyen Yazıcı, bu dramın dört yılı aşkın bir süredir gündemimizde olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Gözümüzü kaparsak, geçecek bir sorun değil bu. Kimsenin başına gelmesini istemediğimiz bir durum. Ayrıca mülteciler Batı ülkeleri tarafından ötekileştirildi. Ülkemizde bile onları ötekileştiren pek çok insan var. Komşuna duyarsızsan eğer, bir gün senin de başına geldiğinde yalnız kalabilirsin. Biz de bu konuya ve bu coğrafyada oynanan oyunlara sanat yoluyla tepki göstermek istedik. Bu dramı yansıtmaya ve belgelemeye çalıştık. Çünkü dünyanın neresinde olursanız olun birbirinizi anlayabileceğiniz çok özel ve evrensel bir dil sanat."
Trienalde 15 Temmuz ve öncesinde yaşanan darbelere ve darbe girişimlerine yönelik çalışmalar da bulunuyor. Yazıcı bu çalışmalara yer vermelerinin nedenini ise şöyle anlattı:
"Emperyalist devletler, Doğu üzerinde bir takım planlar yapıyor, etnik çatışma ya da savaşlar çıkarıyorlar. Bu çatışmalar da orada kültürel parçalanmaya sebep oluyor. Batı üçüncü dünya ülkelerini, üst sınıf ve askerleri eliyle yönetmeye çalışır. Bunu yapamadığı zaman savaş çıkarmaya çalışır. Ülkemizde de son yaşanan hadiselerden dolayı, halkımız bunu fark etmiş gibi. Çünkü, bu süreç içinde darbe tehlikesiyle karşı karşıya kaldık. Başımızın üstünden geçen uçaklar bize savaşın ne kadar acımasız olduğunu da gösterdi. Sergimizde, mültecilere, savaşlara dikkat çekerek ülkemizde yaşanan son olaylara, darbelere yönelik çalışmalara da yer verdik."

HEDEF YURTDIŞI
Trienalin gördüğü ilgiden memnun olan Hülya Yazıcı, imkan olursa sergiyi yurtdışına da taşımayı planlıyor. Yazıcı, son olarak Türkiye'de sanat dünyasındaki ayrışmaya dikkati çekti: "Buradaki sanatçılar olarak farklı dünya görüşlerimizle birbirimizi ötekileştirmeden, aynı duygularla bir araya gelip çalışmalar ürettik. O nedenle de çok güzel bir iş çıktı ortaya. Bunu da sürdürmeyi düşünüyoruz. Çünkü, çok uzun yıllardır sanat dünyamızda da bir ayrışma var. Bunu da ortadan kaldırmak için kapı aralamaya çalışıyoruz."

TRİENALDE DARBELERE DE İŞARET EDİLİYOR
Sergide yer alan iki eser 15 Temmuz darbe girişimine odaklanıyor. Proje sorumlusu Ayşe Taşkent'in Yatakta Basacaklar Şafakta Asacaklar adlı kompozit eserinde, 15 Temmuz darbe girişimi ile 1960 ihtilali birlikte işlenmiş. İki enstalasyon çalışmasından ilkinde 15 Temmuz şehitlerinin isimlerine yer veriliyor.
Sanatçılar Cem Mehmet Eren ve Fırat Erez'in Kaybolan adını verdikleri eserde ise cümleler eksik kelimelerle kurulmuş. Sanatçılar, eksik kelimelerle, her darbede kaybedilenlere vurgu yapıyor. Kaybolan adlı çalışmada bir de duvar ve yerlere çokça yapışkanlı not kağıtları yerleştirilmiş. Bu not kağıtlarının amacı da, sergi ziyaretçilerinin son darbe girişimine ilişkin düşüncelerini paylaşmalarını sağlamak.