X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türk sanatçıyı mizahından tanıyın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türk sanatçıyı mizahından tanıyın

  • Giriş Tarihi: 13.3.2010

Şimdiye kadar altı farklı ülkede yaşayan ve bunun haricinde de bol bol gezen sanatçı Servet Koçyiğit'in Amsterdam'dan Anadolu'ya farklı izler taşıyan sergisi 'Tezgah Altı', Outlet'te. Koçyiğit, Türk sanatçıların dünyadaki herkesten farklı bir mizahı olduğunu söylüyor

Amsterdam'da yaşayan Servet Koçyiğit'in 'Tezgah Altı'nda biriktirdiği işleri Outlet İhraç Fazlası Sanat'ta izleyiciyle buluşuyor. Sergide sanatçının 12 yıla yayılan bir süreçte ürettiği eski ve yeni fotoğraflarıyla, video, enstalasyon gibi farklı disiplinlerden çalışmaları bir arada yer alıyor. 1971 doğumlu ve Kırşehirli olan Koçyiğit, 15 yıldır pek çok ülkeyi gezmiş. Bu ülkelerle Türkiye'yi karşılaştıran sanatçı, "Bizdeki sanatçıların hepsi uçlarda geziniyor," diyor. Servet Koçyiğit, sergide bulunan fotoğraf çalışmalarının bir kısmını 2005'ten beri, her yıl, Türkiye'nin değişik bölgelerini dolaşarak üretmiş. Bunlar arasında 2008 yılında Hasankeyf'te çektiği fotoğraflar da var. Sergide ayrıca Koçyiğit'in 2004'te gerçekleştirilmesine rağmen İstanbul'da ilk defa gösterilecek olan To Die For adlı videosu ve bu sergi için özel olarak düzenlediği bir enstalasyonu da bulunuyor. Sanatçı, sinema okuma isteğiyle ODTÜ'de mühendislik okumayı bıraktığından beri yani yaklaşık 15 yılı aşkın bir süredir Almanya, Fransa, İsrail, Gürcistan gibi farklı ülkelerde ve halen Hollanda'da yaşıyor ve çalışıyor. 9. İstanbul Bienali kapsamında Deniz Palas'ta tüm bir daireye yayılan bir enstalasyon gerçekleştiren sanatçının Everything isimli çalışması, René Block küratörlüğünde düzenlenen ve halen Tanas Berlin'de devam etmekte olan 'Not Easy to Save the World in 90 days' grup sergisi içinde sunuluyor. Farklı kültürlerde ve farklı ülkelerde çalışmanın etkisi sanatçının tüm çalışmalarını etkilemiş. Bu aynı zamanda ona Türkiye ile Avrupa'daki sanat ortamlarını karşılaştırmak şansını da sunuyor.

- Türkiye'de sergi açmanın Avrupa'dakinden farkı ne?
- Orada herkes çok daha rahat. Benim buradan giderken sıkıntım biraz sistemle ve okullarla da ilgiliydi çünkü bunlar bana uymayan şeyler. Türkiye'de okul çok önemseniyor. Amsterdam'daki okullarda sosyal bilimlerde not yok. Öğrendin mi öğrenmedin mi mesele o. Bir de annesi babası sanatçı olan birçok insan var. Onlar çok iyi bir motivasyonla geliyor. Acayip seviye farkı var, adamlar bizim 400 metre ötemizden koşuya başlıyor, mesafe çok fazla yani çağdaş sanatta. Ama bu bir avantaj olabilir. Avrupa'da orta düzey işler çok, ama onun altı yok. Ama Türkiye'de dengesi yok, çok daha dağınık, tüm sanatçılar uçlarda ya çok iyi ya çok kötü. Bir de kalite sorunu var, kendi seçimin çok kısıtlı. Avrupa'daysa kendin bunu yapabiliyorsun. Daha fazla çağdaş sanatçı var. Amsterdam'da kayıtlı 10 bin sanatçı var. Bu kayıtlı 10 bin sanatçı 1 milyonluk şehirde çok mühim. Bu rakam Avrupa'nın pek çok yerinde de böyle. Bizde hâlâ rakamlar çok düşük. Ha bu önemli mi? Şöyle bir önemi var bin kişi başlıyorsa 10 tanesi çok iyi sanatçı oluyor. Ama 10 kişi başlıyorsa bir kişi.

- Anadolu'da yaptığınız çalışmalar size ne kazandırdı?
- Türkiye'nin sanatla ilgili çalışmalarım için sorunu, hâlâ yayılmamış olması çünkü ben Anadolu'yu gezdiğim zaman, görüyorum ki çıkan işler, orada benim gördüğüm zenginliği göstermiyor. Farklı gruplardan insanlar bu işe katılmıyor. Çıkan tüm işler bir grubun işi. Yani şu İstiklal'de gezen bir grup insan çalışıyor. Çok kısıtlı yapıyor bu da sanatı.

- Sinema eğitimi de almışsınız. Bir gün sinemaya dönüş olacak mı?
- Her şeyimi içine koyacağım bir film çekmek istiyorum. Bir gün eminim o da olur her gün yeni bir şey öğreniyorsun. Her şeyin bir dönemi var çağdaş sanatın da, bizim de bir 10 yıl sonra dönemimiz bitecek büyük ihtimalle. Biz, bir de mizahla çok iç içe büyüdük, Aziz Nesin'le en çok. Türkiye'den her sanatçının çok baskın mizah anlayışı vardır. Her işte bunu rahatlıkla görürsün ve onları hemen ayırt edebilirsin. Mesela Lombak okurduk. Her hafta onu takip etmenin yarattığı bir kültür de vardı şimdi o yok. Yeni mizah dergilerinde onu göremedim. Demek ki her şeyin bir dönemi var ve geçiyor. Sergi, 10 Nisan'a kadar salıdan cumartesiye 10.00-18.30 saatleri arasında Outlet//İhraç Fazlası Sanat'ta görülebilir.
Adres: Boğazkesen Cad. Kadirler Yok. No: 69 Tophane-İstanbul Tel: 0212 245 55 05

Nâzım'a doyamıyorum
"Edebiyat Türkiye'de çok güçlü bir damar, her zaman çok gelişmiş. Ama sanatın aynı ölçüde bir geleneği yok. Ben Türk literatürünü 10-15 yıldır daha az okuyorum, çok takip edemiyorum. Ama her zaman Nâzım Hikmet okurum. Uçsuz sonsuz, Türkçe'yi bu kadar güzel kullanan kimse hâlâ yok ve bence olmaz da artık. Müzikte de Cem Karaca, Erkin Koray dinlerim."

2-3 metrelik işlerimi nereye koyayım?
Bu arada sergi, Koçyiğit'in son aylarda yaptığı çalışmaları maalesef içermiyor. Sanatçı bunun sebebini "Artık 2 ya da 3 metrelik işler üretmeye başladım, büyük çalışmak ayrı bir keyif benim için ama onlar nasıl taşınacak nasıl buraya getirilecek hiç bilmiyorum," diyerek açıklıyor.