X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER (Özel Haber) İş Dünyası Güneydoğu İçin Yeni Teşvik İstiyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

(Özel Haber) İş Dünyası Güneydoğu İçin Yeni Teşvik İstiyor

  • Giriş Tarihi: 6.3.2015 10:08 Güncelleme Tarihi: 8.3.2015 16:42

Abdullah Öcalan’ın PKK’ya silah bırakma çağrısının ardından bölgedeki iş dünyası, yeni teşvikler oluşturulmasını isterdi. Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Ahmet Sayar, çözüm sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini ifade ederek, "Köye geri dönüşleri sağlayabilecek hem tarımsal kalkınmadan tutun üretim ve ihracata kadar bütünsel bir kalkınma anlayışı modeli ve desteğiyle bölgenin sosyo-ekonomik alanda geri kalmışlığını yukarılara çıkaracak adımlar atılmalıdır" dedi.
Çözüm sürecinin başlamasından bu yana en somut adım geçtiğimiz günlerde AK Parti hükümeti yetkilileri ile HDP heyetinin bir araya gelmesiyle atıldı. Yapılan görüşmede Abdullah Öcalan’ın okunan mesajında silahların bırakılması çağrısı yapılması, bölgede hem siyasi hem de ekonomik alanda bir heyecan oluşturdu. Yaşanan gelişmeleri İHA muhabirine değerlendiren DTSO Başkanı Ahmet Sayar, artık barışın konuşulduğu bir süreci yaşadıklarını söyledi. HDP heyetinin açıkladığı 10 maddelik talebin pratiğe dönüşmesi gerektiğini belirten Sayar, "Çözüm sürecinde zaman zaman adımların atıldığı, bazen de yaşanan duraksama sürecinin ardından AK Parti hükümeti yetkilileri ile HDP heyetinin bir araya gelip yaptıkları açıklamanın Türkiye’de oluşturduğu heyecan en fazla bölgemizde hissedildi. Halkın o açıklamadan sonra barış umutları arttı. Tarihi açıklamada belirlenen 10 maddelik talepte tarafların karşılıklı adım atmaları gerekiyor. Söylemler artık pratiğe dönüşmeli. Atılacak pratik adımlar bizleri hedeflenen barışa daha da yakınlaştıracaktır" diye konuştu.
"AÇIKLANAN 10 MADDE İÇERİSİNDE SOSYO-EKONOMİK BOYUTUN YER ALMASI ÇOK ÖNEMLİDİR"
Bölgede yaşanan savaşta büyük kayıplar yaşandığını belirten Sayar, bu kayıplardan birinin de sosyo-ekonomik boyut olduğunu söyledi. Bölge insanının yaşanan savaştan dolayı köylerinden, yerlerinden göç etmek zorunda kaldığını aktaran Sayar, "Bugün karşımızdaki tablo, Türkiye’de sosyo-ekonomik alanda en geride kalmış bir bölgedeyiz. Açıklanan 10 madde içerisinde sosyo-ekonomik boyutun yer alması çok önemlidir. Çünkü bu ekonomik kayıpları ortadan kaldıracak ya da azaltacak yeni desteklerin, planlamalar yapılması gerekiyor" şeklinde konuştu.
"YENİ BİR AŞAMAYA GEÇTİK"
Sayar, 8 Mart’ta Mardin’de GAP Eylem Planı’nı açıklayacak Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan özelikle GAP kapsamında sulama kanallarının tamamlanması çağrısını beklediklerini ifade ederek, sulama kanallarının tamamlanmasıyla bölge ekonomisinde bir kalkınmanın yaşanacağını aktardı. 2012 yılında başlatılan teşvik sisteminde Güneydoğu’nun 6. bölge olarak belirlendiğini dile getiren Sayar, en avantajlı sistem olarak belirlenmesine rağmen birbirine alternatif bölge olduğundan dolayı bölgenin yatırım konusunda yeterli payı almadığını söyledi. Sayar, "6. bölge, toplamda aldığı pay oranı yüzde 11 dolayında. Biz artık bir barıştan söz ediyoruz. Yeni bir aşamaya geçtik. Bu noktada bölgeye yeni destekler sağlanmalı. Ekonomiyi canlandıracak, yatırımcıya cazip gelecek, işsizliği azaltacak, üretimi artıracak adımların atılması gerekiyor. Sadece bölge illerine yönelik farklı desteklerin sunulması gerekiyor. 8 Mart Pazar günü Başbakan Ahmet Davutoğlu, Mardin’de GAP Eylem Planı’nı açıklayacak. GAP kapsamında sulama kanallarının yeterince yapılamamasından dolayı bölge olarak bu projeden faydalanamadık. GAP Eylem Planı kapsamında sulama kanallarının planlandığı şekilde biran önce hayata geçmesi gerekiyor. Bunun sağlanmasıyla bölge ekonomik alanda kalkınma sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
"BÖLGEDEKİ İŞ CAMİASININ EN BÜYÜK SIKINTISI ÖZ KAYNAK EKSİKLİĞİDİR"
Bölgedeki iş camiasının en büyük sıkıntısının öz kaynak olduğunu belirten Sayar, bundan dolayı yeterince yatırımın sağlanamadığını kaydetti. Sayar şunları söyledi:
"Sadece bölgemizi cazip hale getirecek yeni destekler hayata geçirilmesi gerekiyor. Köye geri dönüşleri sağlayabilecek hem tarımsal kalkınmadan tutun üretim ve ihracata kadar bütünsel bir kalkınma anlayışı modeli ve desteğiyle bölgenin sosyo-ekonomik alanda geri kalmışlığını yukarılara çıkaracak adımlar atılmalı. Bu sürecin sadece siyasi boyutu yok. Ekonomik alanda atılacak adımlar barış sürecini daha da olgunlaştıracak."