X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İçkale Müze Kompleksi’nin Açılışı Yapıldı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İçkale Müze Kompleksi’nin Açılışı Yapıldı

  • Giriş Tarihi: 25.5.2015 14:08 Güncelleme Tarihi: 25.5.2015 14:10

’da restorasyonu tamamlanan tarihi İçkale’nin açılış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, devletten kaynaklanan ret, inkar ve asimilasyon politikalarının sona erdiğini, ancak bir grup sivil görünümlü yapıların bu politikaları uyguladığını ifade etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Diyarbakır Valiliği tarafından 26 milyon lira harcanarak restore edilen tarihi İçkale’nin açılış törenine katıldı. Törene Bakanların yanı sıra, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Mine Lök Beyaz, milletvekili adayları, İl Valisi Hüseyin Aksoy, kamu kurumlarının yöneticileri ve bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
Törende, Vali Hüseyin Aksoy’un açılış konuşmasının ardından konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, 10 yılı aşkın bir süredir devam eden bir çalışmanın ürününün bugün alındığını belirterek, yapılan restorasyon çalışması ile İçkale’nin çok farklı bir noktadan, başka bir noktaya geldiğini ifade etti. Geçmiş ile gelecek arasında güçlü bağlar kurulması gerektiğini dile getiren Bakan Yılmaz, Diyarbakır’ın geleceği inşa edilecekse, geçmişinin gün yüzüne çıkarılması ve bunun hem Türkiye hem de insanlık ile paylaşılması gerektiğini vurguladı. Diyarbakır’ın muazzam bir zenginliğe sahip olduğunu ve bunu gezdikçe daha iyi gördüğünü anlatan Bakan Yılmaz, "33 medeniyete ev sahipliği yapmış, İslamiyet’in Anadolu’ya giriş kapısı olan bir ilden bahsediyoruz. Surları, İslam aleminin 5’inci Harem-i Şerif olarak kabul edilen Ulu Camisi var. Birçok mirası ile Diyarbakır, Türkiye’nin en önemli değerlerinden bir tanesi. Nasıl bir ilde yaşadıklarını ve nasıl bir tarihe, geçmişe sahip olduklarını çocuklarımıza anlatmamız gerekiyor. Geçmişle buluşan, geçmişi ile tanışan nesillerin çok daha farklı bir kültürel atmosfer oluşturduğunu biliyoruz" dedi.
"DİYARBAKIR’A YAZIK EDİYORUZ"
Diyarbakır’da bazı düğün ve taziyelere gittiğini ve bunların bile ideolojik bir hale getirilip, siyasallaştırıldığını gördüğüne dikkat çeken Bakan Yılmaz, "Diyarbakır’a yazık ediyoruz. Herkesin ideolojileri, fikirleri olabilir. Ancak düğünü, taziyeyi bile propaganda alanı haline dönüştürürseniz bu topluma yazık edersiniz. Bunu yapanlardan Diyarbakır’ın gerçek sahipleri olan Diyarbakırlıların hesap sorması lazım. Sadece fiziki varlıklarla bir toplumun gelişmesi, ilerlemesi mümkün değildir. Diyarbakır geçmişte farklılıkları bir arada yaşattı. Çok farklı dinler, inançlar, ırklar Diyarbakır’da yüzyıllarca barış içinde yaşadılar. Tek tipçilikten şikayet eden bazı kesimlerin bugün kendilerinin bu mantık içinde olduğunu görüyoruz. Bu aziz şehrin hatırasına saygı için buna karşı koymamız lazım. Diyarbakır Ortadoğu’nun üretim ve kültür merkezi olabilecek bir ildir. Diyarbakır’ın potansiyellerine yazık ediyoruz. Diyarbakır bir hazinenin üzerine oturmuş ve o hazineyi hayatına yansıtamayan bir şehir durumunda. Gittikçe bunu daha fazla gün yüzüne çıkaracağı ve inşallah bir taraftan hayatımızı zenginleştireceğiz, diğer taraftan da bu güzel değerler üzerinden yeni bir ekonomik yapı inşa edeceğiz" diye konuştu.
"SADECE AMED DEMEKLE İŞ BİTMİYOR"
Ardından konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise, İçkale ile ilgili bilgiler vererek, Diyarbakır’ın insanlarının binlerce yıl içinde çok sayıda medeniyete tanıklık ettiğini dile getirdi. Ancak ne yazık ki Osmanlı İmparatorluğu yıkılırken arkasından gelen süreçte gönüllerin kırıldığını vurgulayan Bakan Eker, "O dönemdeki Türkiye’nin yanlış idari uygulamaları, insan haklarını dikkate almayan yönetim sistemi ve tekçi anlayışını bugünlerde birebir taklit eden ve bir anlayışın bu şehirde tekrar baskıyı, zulmü, tek tipçiliği uygulamaya çalıştığını maalesef görüyoruz. Bu son derece önemli. Ders alınması gerekirken ve o hataların bir daha tekrarlanmaması sağlamak gerekirken, geçmişte yapılan uygulamaların bir benzeri başka aktörler tarafından yapılıyor. Amida’nın isminin sadece Amed olarak söylenip, buna sahip çıkmakla iş bitmiyor" şeklinde konuştu
"EN BÜYÜK KATKIMIZ KÜRT KİMLİĞİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARIMIZ"
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ise, bir Kültür Bakanı için şu anda bu mekanda bulunmak kadar büyük bir mutluluğun olamayacağını belirterek, İçkale ve Diyarbakır’ın kimliğinin korunmasının kendileri için hassasiyet noktası olduğunu ifade etti. Diyarbakır’da, bu tarihi eserlerin ortasında bulunmanın heyecan verici de olduğunu anlatan Bakan Çelik, "Bana sorarsanız Diyarbakır’ın kültürel hayatına, Diyarbakır’ı var eden ruha hükümetlerimizin yaptığı en büyük katkı geçmişte devlet içinde olan bir takım çetelerin inkar ve asimilasyon politikasını reddetmemiz, Kürt kimliğinin gelişmesi için bir takım çalışmaları ortaya koymamızdır. Geçmişte devlet herkesin devleti değildi. Bunu ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Bakanı olarak bunu rahatlıkla söylüyorum. Devlet vatandaşların içindeki özel bir örgütlenme değildir. Devlet vatandaşın tamamının örgütlenmiş halidir. Bu nedenle sokaktaki vatandaşın kimliğini kullanamayan devlet demokratik bir devlet olmaz. Kimlikleri koruma altına alan biziz. Kimliklere karşı devlet içindeki bir takım güçlerin bu dışlayıcı politikalarına son veren biziz. O günlerden bugünlere geldik ve bu çok kolay olmadı. Biz bu süreçleri başlattığımız zaman Türkiye’de bazı vesayetler sona ermemişti. İktidar partisine kapatma davası açılmıştı. Kamuoyunun bildiği ya da bilmediği her gün bir sürü suikast teşebbüsü ile karşı karşıya kalıyorduk. Böyle bir noktada en kritik mesele Cumhurbaşkanlığımızın başbakanlığı döneminde Kürt kimliğinin korunması için bu süreç başlatıldı" ifadelerini kullandı.
"BİRİLERİ YENİDEN RET, İNKAR VE ASİMİLASYON YAPAMAZ"
Devletten kaynaklanan ret, inkar ve asimilasyon politikalarının sona erdiğini aktaran Çelik, şunları kaydetti:
"Şimdi birileri çıkıp yeniden bunu yapamaz. Bir grup sivil görünümlü yapılardan gelenlere karşı çözüm sürecine sahip çıkması gerekir. Biz Diyarbakır’ı geçmişte olduğu gibi, çoğulculuğu, sosyal barışı ortaya koyan o yüksel kültürün temsilcisi olarak biliriz. Ve bugün de öyledir. Diyarbakır’ın geçmişte olduğu gibi görkemli günlerine dönmesini istiyoruz. İnşallah istikrarı koruyacağız. Bakanlarımız ve bütün arkadaşlarımızla birlikte söz veriyoruz. Bugün kim bir şeyin yapılmasının hayal olduğunu söylüyorsa onu bir zarfın içine koysun. Kimse açıp bakmasın. 2023 yılı sonuna kadar hayallerin hepsini gerçekleştireceğiz."
"BÜTÜN DEVLET VE KÜLTÜRLERİN MİRASÇISIYIZ"
DAİŞ’in insanlık tarihin gördüğünü en büyük zulümlerden birini gerçekleştirdiğine ve tarihi eserler ile insanlık miraslarını yok ettiğine işaret eden Bakan Çelik, şunları söyledi:
"Bunlar insanlık mirasını yok ediyorlar. Ancak bakın biz burada Artuklular döneminde yakın döneme, kiliseden camiye, bütün eserleri koruyan bir mesaj veriyoruz dünyaya. Biz yaşadığımız topraklardaki bütün medeniyetlerin, devletlerin ve kültürlerin mirasçıyız. Bunların hepsini korumaya kararlıyız. Bunu yıkan ve yok eden, insanlığın mirasını tehdit eden DAİŞ’in dinimizin kavramlarını kullanmasından rahatsızız. Bu mesaj DAİŞ’in ele geçirdiği Palmira antik kentini bütün ajanslar gösterirken, dünyaya çok önemli bir mesajdır."
"TEMMUZ AYI SONUNDA BÜYÜK BİR MÜJDE OLACAK"
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın üzerinde titizlikle çalıştığı dosyalardan birinin Diyarbakır surları ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması dosyası olduğuna da vurgu yapan Bakan Çelik, şu ifadelerde bulundu:
"Temmuz sonunda bize en büyük müjde Diyarbakır surları ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO listesine girmesi olacak. Diyarbakır bugünkünden çok daha iyi olsun, hem kültürel anlamda bölgenin başkenti olarak, hem iş başkenti olarak hem de bizim bu coğrafyadan dünyaya verecek medeniyet mirasının daha çok öne çıkmasını istiyoruz. Diyarbakır’ın tanıtımına yönelik özel bir strateji hazırladık. Bunu da bir iki ay içinde yürürlüğe koyacağız. O zaman hep birlikte göreceğiz ki Diyarbakır, sayın bakanlarımızın bahsettiği turist sayısın çok daha ilerisine gitmiş."
Konuşmaların ardından İçkale’nin açılış kurdelesi kesildi. Daha sonra Bakanlar Çelik, Eker ve Yılmaz, İçkale’yi gezerek, yetkililerden bilgi aldı.