X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dünyanın en çirkin kadını gömüldü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dünyanın en çirkin kadını gömüldü

  • Giriş Tarihi: 13.2.2013 15:58 Güncelleme Tarihi: 13.2.2013 16:04

19. yüzyıl Avrupa'sında 'dünyanın en çirkin kadını' olarak sergilenen yerli bir kadın, ölümünden 153 yıl sonra doğum yeri olan Meksika'da gömüldü.

Yaşadığı 19. yüzyılda yüzünün kıllarla kaplanmasına neden olan bir genetik rahatsızlığı bulunan Julia Pastrana, sirklerde yapılan ucube gösterilerinde yer aldı. Amerikalı kocası, Pastrana'nın 1860'ta ölmesinin ardından mumyalanmış cesediyle dolaşarak en son Norveç'e geldi. Julia Pastrana'nın cesedi, ölümünden 153 yıl sonra uygun bir cenaze töreni yapılması için uzun süren bir kampanyanın ardından bu hafta doğum yeri Meksika'ya getirildi. Halk, beyaz güllerle süslenen beyaz bir tabut içinde toprağa verilen Julia Pastrana'nın gömüldüğü Sinaloa de Leyva kentine akın etti.

Sinaloa Valisi Mario Lopez, 'Karşılaşmak zorunda olduğu saldırı ve zalimliği ve bunun üstesinden nasıl geldiğini bir düşünün. Bu gerçekten çok acıklı bir hikaye' dedi.

PASTRANA'NIN HİKAYESİ

1834 yılında doğan Julia Pastrana, yüzünün kıllarla kaplanmasına sebep olan kurt adam hastalığı nedeniyle görünüşünden dolayı 'ayı kadın' veya 'maymun kadın' olarak adlandırıldı. Pastrana, 1850 yılında ABD'li menajer Theodore Lent ile tanışarak evlendi. Lent, Pastrana'yı ucube şovlarında şarkı söyleterek dans ettirdi. Pastrana, 1860 yılında Moskova'da kendisiyle aynı sağlık durumundan muzdarip olan ve birkaç gün yaşayan bir oğlan çocuğunu doğurduktan sonra öldü. Ancak Julia Pastrana'nın hikayesi burada bitmedi. Kocası Lent, mumyalanmış cesetlerle ucube şovlarını gezmeye devam etti. Cesetler son olarak Norveç'e getirildi ve burada 1976 yılında çalınarak bir kenara atıldıktan sonra polis tarafından bulundu. Cesetler daha sonra Oslo Üniversitesi deposuna götürüldü. Meksikalı sanatçı Laura Anderson Barbata, Julia Pastrana'nın cesedinin evine getirilmesi için Meksikalı yetkililerin de yardımlarıyla 2005 yılında bir kampanya başlattı. Barbata, New York Times gazetesine verdiği röportajda, 'Onurunu ve tarihteki, dünyanın hafızasındaki yerini geri kazanmaya hakkı olduğunu düşündüm' dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.