X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Rehineler, 530 gün süren esareti anlattı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Rehineler, 530 gün süren esareti anlattı

  • Giriş Tarihi: 22.10.2013

Kaçırılan Türk pilotlarla takas edilerek özgürlüklerine kavuşan Lübnanlı Şiiler: 13 defa yer değiştirdik. Kötü muamele gördük. Bize cumartesi günü "Artık Türkiye'desiniz" denildi. Bu cümlenin anlamını tarif bile edemem

Suriye'nin Halep kenti yakınlarındaki Aazaz'da 1,5 yıl önce Kuzey Fırtınası Tugayı adlı bir muhalif güç tarafından kaçırıldıktan sonra cumartesi günü özgür kalan 9 Lübnanlı Şii yaşadıklarını anlattı. Katar'a ait bir uçakla Türkiye'den alınarak Lübnan'ın başkenti Beyrut'a getirilen rehinelerden Abbas Şuayib, Suriyeliler tarafından işkenceye uğradığını ileri sürdü. Lübnan'dan Fransızca yayın yapan L'Orient Le Jour gazetesine göre Hizbullah üyesi oldukları gerekçesiyle kaçırılan Şuayib, "Kaçmaya çalıştığım gün oldukça kötü bir muameleye maruz kaldım" dedi. Rehinelerden El Cezire'ye konuşan Suheyb Ali da uzun süre penceresiz bir odada tutulduklarını söyledi.

'ODAMIZA BOMBA KOYDULAR'
Ali şunları anlattı: "Hayatımızın en kötü anlarını orada geçirdik. Bizi kaçıranlar bize hiç saygı duymuyordu. Bizi bazı değerlere sahip olan insanların yapamayacağı şekilde istismar ettiler. Tehdit için bulunduğumuz hücreye bomba bile yerleştirdiler. Türkiye sınırına 100 metre mesafede tutuluyorduk." 530 gün sonra serbest kalan Şiilerden bir diğeri Hasan Hammud da özgürlüklerine kavuştukları için çok mutlu olduklarını belirterek, "22 Nisan'da Halep'te kaçırılan iki Ortodoks Papazı'nın bırakılmalarını istiyoruz" dedi.

17 AYDA 13 YER DEĞİŞTİRDİLER

Sinirlerinin mahvolduğunu, devamlı kandırılarak hiçbir şeye inanamaz hale getirildiğini söyleyen rehinelerden Ali Termos ise 17 ayda 13 kez yer değiştirdiklerini ifade etti. Mayıs 2012'de İran'a dini amaçlarla yaptıkları bir gezinin ardından Lübnan sınırına çok yakın bir yerde kaçırıldıklarını belirten Termos, "Bulunduğumuz odada sadece temel şeyler vardı. Elbiselerimizi sırt çantalarımızda taşıdık. Yıkayıp kurutuyorduk. Yemek yemek de ayrı bir eziyetti" şeklinde konuştu. Şii rehineler önceleri hazır gıda yediklerini, daha sonra kendilerine yemek yapmaları için malzeme verildiğini belirtti. Diğer bir rehine Ali Abbas ise Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, "Bizi kaçıranlar Sünni, Şii ya da Hıristiyan değil. Onlar insan değil. Psikolojik istismar, fiziksel işkenceden çok daha kötü. En büyük korkumuz korkunun ta kendisiydi. Bizi götürdükleri yerlerin büyük bir bölümü bombalamalarla yok edilmişti. Bizi öldüreceklerini düşündük" dedi. Geçen perşembe gözleri kapalı bir şekilde bir müddet yürütüldükten sonra başka bir odaya getirilen rehinelere Türkiye'de ve güvende oldukları söylendiklerinde neler hissettiklerini ise Abbas şöyle özetledi: "Bu cümlenin önemini tarif edemiyorum. Artık bizim için her şey değişmişti."

GÖZYAŞLARIYLA KARŞILANDILAR
Şii rehineler 3 gün önce Beyrut'a dönüşlerinde yakınları ve binlerce Lübnanlı tarafından coşkuyla ve sloganlar eşliğinde karşılanmıştı. Bazı rehineler de "Bize 'Hizbullah' dediler, ilgimiz yoktu ama artık kendimizi Nasrallah'ın askerleri olarak görüyoruz" demişti.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.