X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Suriyeli Ermeniler bizim korumamızda'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Suriyeli Ermeniler bizim korumamızda'

  • Giriş Tarihi: 10.4.2014

SABAH, muhaliflerle Şam rejimi arasındaki çatışmalarda sıkışıp kalan Keseb kasabasına girdi. Suriyeli Ermenileri güven içinde Türkiye'ye getiren ÖSO yetkilileri bölgedeki son durumu anlattı

Türkiye' nin Yayladağı sınır kapısının hemen ötesinde yer alan ve Ermenilerin yoğun yaşadığı Keseb kasabası son iki haftadır dünyanın gündeminde. Kasabadaki Ermenilerin katledildiği, evlerinin zorla ellerinden alındığı, halkın zorla sürüldüğü ve Türkiye'nin bu olaylarda parmağı olduğu iddialarının Türkiye aleyhine bir kara propagandaya dönmesinden ötürü ve olup biteni yakından izlemek amacıyla bölgeye giderek SABAH ekibi olarak yerinde gözlem yaptık. Ziyaret edebildiğimiz üç kilisenin de iddiaların aksine ciddi ve kasıtlı bir tahribata uğramayıp savaş koşullarından belli ölçüde etkilendiğini gördük. Bazı kiliselerin rejim birlikleri tarafından atılan bombalardan etkilendiği, kiliselerin içlerindeki eşyalara ve Hıristiyanlar için kutsal olan malzemelere dokunulmadığını tespit ettik. Kasabanın içerisinde yer alan Ermenilere ait mezarlığın da yıkılmadığını ve mezar taşlarının kırılmadığını gözlemledik.

'KESEB KORUNMALI'
Keseb'de bir kilisede incelemelerde bulunurken Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) üst düzey yetkililerinden olan ve bölgedeki tüm Ermenilerin Türkiye'ye naklinin organizasyonunu yapan Fida Mecnun ile konuştuk. Mecnun, "Keseb'in savaş bölgesi haline gelmesi ve burada yaşayan Ermenilerin topraklarını terk etmek zorunda kalmasından ötürü büyük bir üzüntü duyuyoruz. Keseb'in tarihi kiliselerini yıktığımız iddiaları var. Oysa biz bu bölgeyi Suriye'nin savaş sonrasında mutlaka koruma altına alınması gereken ve tüm Suriyelilere ait tarihi zenginliklerle dolu olan bir belde olarak görüyoruz. En az Ermeniler kadar biz de bu bölgeye hiçbir zarar gelmesini istemiyoruz. Dünyaya çağrı yapıyorum. Beşar Esad sadece Keseb'i değil, Halep'i, Şam'ı, İdlib'i, Humus'u, Suriye'nin dört bir tarafını yakıp yıkıyor" dedi.

TÜRKİYE'Yİ İSTEDİLER

Mecnun, Ermenilerin tahliye süreci ile ilgili, "Önce halkı kilisede topladık. Planımızı anlattık. Rızalarını alınca uygulamaya koyulduk. Bölgedeki muhalif gruplar da yardım edeceklerini söyledi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı'na Ermenilerin Türkiye'ye gelmek istediklerini söyledik. Türk yetkililer memnuniyetle karşıladı. Bunun üzerine burada kalmış Ermenileri Türkiye'ye götürmek için planı uygulamaya koyduk. Keseb'te çatışmalar çok yoğun olduğu için Türkiye sınırına daha yakın güvenli bir bölgeye muhalif gruplarla birlikte taşıdık. Yaklaşık 10 gün o bölgede kaldıktan sonra Yayladağı sınırında Türk yetkililere teslim ettik. Türk yetkililer de derhal sağlık kontrollerini yaptılar, ihtiyaçlarını karşıladılar" dedi.

YANI BAŞIMIZA BOMBALAR DÜŞTÜ
Keseb'e girdiğimizde dört bir yandan bomba ve kurşun sesleri duyuluyordu. Çok ciddi tehlikeler atlattık. İki defa yanı başımıza bombalar düştü ve bize doğru birkaç defa ateş açıldı. Konuştuğumuz muhalifler daha güneyde ise çatışmaların çok daha yoğun olarak devam ettiğini, rejim birlikleriyle muhalifler arasında durmaksızın yakın mesafede çatışmanın olduğunu söylediler. Şu an durumun çok belirsiz olduğunu ancak kritik önemdeki bölgeyi muhaliflerin ele geçirmesi halinde Lazkiye'ye doğru ilerleyip Esad'ı Şam'a sıkıştırabileceklerini ifade ettiler.
Yusuf Selman İnanç

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.