X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ayrılık iki ülke ekonomisini de vurabilir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ayrılık iki ülke ekonomisini de vurabilir

  • Giriş Tarihi: 10.9.2014 15:24

İskoçya’da referanduma 8 gün kala bağımsızlık yanlılarının desteğini artırmasıyla piyasalar etkilenirken, ayrılığın hem İskoç hem de İngiliz ekonomisini vuracağı tahmin ediliyor.

İskoçya'da yapılacak referanduma 8 gün kala bağımsızlık yanlılarının desteğini artırması, bağımsızlık durumunda oluşacak belirsizlikler nedeniyle piyasaları şimdiden olumsuz etkilerken, ayrılığın hem İskoçya hem de İngiliz ekonomisini vuracağı tahmin ediliyor.

İskoçya'da bağımsızlık yanlılarının desteğini artırdığını gösteren anketlerin ardından, ülkenin bağımsızlığına yönelik endişeler, uluslararası piyasaları etkilemeye devam ediyor. Bugün Stoxx Europe 600 Endeksi yüzde 0,2 düşerek 244.27 puana geriledi. İskoçya'nın İngiltere'den ayrılma yönünde oy vereceği endişesi ve Ukrayna'da ateşkesin kırılgan görünmesiyle endeks geçtiğimiz 4 gün içinde yüzde 1,3 düşüş gösterdi.

İskoçya'nın referandumda bağımsızlık kararı verme olasılığı arttıkça iş dünyasındaki rahatsızlık da kendini hissettirmeye başladı. Geçen haftalarda bağımsızlık yanlısı ve karşıtı iş adamları, İngiltere'nin önde gelen gazetelerinin kampanyalarına destek amaçlı açık mektuplar kaleme almıştı.

İskoçya'da bağımsızlık yanlılarının referandumda önde olduğunu gösteren YouGov anketinin yayınlanmasının ardından hafta başında İngiltere Başbakanı David Cameron, ülkenin önde gelen iş dünyası temsilcilerine başbakanlık konutunda özel bir resepsiyon vererek, bağımsızlığa hayır kampanyasına destek istedi.

İskoçya'da yerleşik işletmelerden "birlikte kalmak" yönünde mesajlar gelse de anketlerin yarattığı belirsizlik havası, piyasaları olumsuz etkiliyor. Referanduma günler kala portföy yönetim şirketlerinin ve finansçıların, kayda değer miktarda yatırımını ülkeden çıkarmaya başladığı ifade ediliyor.

İngiliz basınında yer alan bilgilere göre İskoçya merkezli Multrees Investor Service, milyonlarca sterlini son birkaç gün içerisinde İskoçya'dan çıkardı. Birçok finans kuruluşunun da önce yatırımlarını, ardından yönetim merkezlerini Londra'ya taşımak zorunda kalabileceği belirtiliyor. İskoçya merkezli Standard Life, İskoçya'nın bağımsız olması halinde müşterilerinin çıkarları doğrultusunda merkezini İngiltere'ye taşıyacağını açıklamıştı.

Bankacılık faaliyetlerine ilişkin belirsizlik

İskoçya'nın bağımsız olması halinde oluşacak ekonomik belirsizliklerin başında bankacılık sistemi geliyor. Lyods Bankacılık Grubu ve Royal Bank of Scotland'ın (RBS) ülkenin tamamında faaliyet göstermesi mümkün olmayacak. İngiltere'nin geri kalanında faaliyet gösterebilmesi için bu kuruluşların İngiltere'nin bankacılık sisteminden yeniden lisans alması gerekebilecek.

Öte yandan müşterilerinin büyük çoğunluğu İskoçya merkezli olan bu iki banka, faaliyetlerini sürdürmeye devam etse bile bağımsız İskoçya'da oluşacak yeni ekonomi yönetiminin kendi bankacılık kurallarını oluşturarak İngiliz bankalarının İskoçya'da faaliyet göstermesi için lisans almasını talep etmesi de mümkün.

İskoçya'nın bağımsızlığı halinde oluşacak ekonomik ve politik belirsizlik her ne kadar ilk olarak İskoçya merkezli görünse de Birleşik Krallık'ın geri kalanını etkileme potansiyeline de sahip.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, nisan ayında yaptığı açıklamada, referandumda "hayır" çıkmasının beklendiğini, "evet" oyu çıkmasının ise İngiltere'nin kredi notunun yeniden gözden geçirilmesine neden olacağını açıklamıştı. Geride kalan dört ay içerisinde açıklanan hemen her ankette bağımsızlık yanlıları desteğini artırdı.

Geçen ay İskoçya'nın bağımsız olması senaryosunu değerlendiren kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P) ise bağımsızlık kararının İskoçya'da faaliyet gösteren sigortacılık şirketlerinin reytinglerinde aşağı yönlü eylemlere neden olabileceği uyarısında bulunmuştu.

Mali otonomi paketi

İngiltere Maliye Bakanı hafta sonunda İskoçya'da bağımsızlık yanlılarının desteğini yüzde 51'e yükselttiğini gösteren anket sonrasında bir açıklama yaparak parlamentodaki bütün partilerle uzlaşarak İskoçya'ya vergilendirme ve mali politikalarda daha fazla otonomi verecekleri vaadinde bulundu. İngiliz Hükümeti hafta içinde bu otonomi paketinin içeriğini açıklamazken, uygulamaya ilişkin 2015'e kadar uzanan bir takvim belirlediğini duyurdu.

Bağımsızlık yanlılarının lideri ve İskoçya Bölgesel Hükümeti Başbakanı Alex Salmond ise paketin detaylarının belirsiz ve içinin boş olduğunu söyleyerek, daha fazla mali otonominin ancak tam bağımsızlık ile ele edilebileceğini söyledi. Uzmanlara göre İskoçya'nın mevcut yasalar çerçevesinde kendi vergilendirme sistemini uygulama hakkı bulunsa da bölgesel hükümet bu zamana kadar İngiltere'den bağımsız hareket etmemeyi seçti.

Borç sorunu

İskoçya'nın kamu borç yükü ise en temel tartışma konularından birisi. Geçen yılın verilerine bakıldığında, İskoçya'nın Birleşik Krallık'ın GSYH'sine göre payının 56 milyar sterlinle yüzde 38'e denk düştüğü belirtiliyor. İngiltere Hükümeti İskoçya'nın bağımsız olması halinde Birleşik Krallık'tan ayrılacağı için borçların da paylaşılması gerektiği görüşünde. Öte yandan bağımsızlık yanlıları bağımsız İskoçya'nın kamu borç yükünü üstlenmeyeceğini savunuyor.

İngiliz basınına dün açıklamada bulunan İskoçya Bölgesel Hükümeti Başbakanı Alex Salmond, İskoçya'nın borçlarını üstlenmemesi halinde ne olacağının sorulması üzerine, "Ne yapacaklar, (İskoçya'yı) işgal mi edecekler?" yanıtını verdi.

İskoçya'nın referandumda bağımsızlığını elde etmesi, kamu borcunu ise üstlenmemesi halinde İngiliz Hükümeti büyük bir kamu borcuyla karşı karşıya kalacak.

Haftaya yüzde 1'in üzerinde değer kaybıyla başlayan İngiliz sterlininin İskoçya'nın bağımsızlığı halinde daha da değer yitirmesi bekleniyor. Uluslararası finans uzmanlarına göre İngiliz sterlininin bağımsızlık halinde ABD doları karşısında yüzde 15'e varan bir değer kaybı yaşaması olasılığı yüksek.

Geçen hafta sonuna kadar İskoçya'nın bağımsız olmayacağını fiyatlayan finans piyasaları, hafta başından bu yana bağımsızlık halinde oluşacak belirsizlikleri fiyatlıyor. Londra merkezli finans kuruluşlarının ekonomistleri, İngiliz Merkez Bankası'nın, ekonomide bağımsızlık halinde oluşabilecek volatiliteyi azaltmak için öngörülenden daha erken faiz artışına gitme olasılığını tartışıyor.

Temel belirsizlik İskoçya'nın para birimi

İskoçya'nın yeni para biriminin ne olacağı konusu ise finans piyasalarında uzun süredir temel belirsizlik olarak tartışılıyor. Referanduma günler kala İngiltere Merkez Bankası Başkanı, İskoçya ile para birliği içerisinde olmayacaklarını net bir dille ifade etti.

Öte yandan İskoçya'nın bağımsızlık kampanyasının liderliğini yapan İskoçya Bölgesel Hükümeti Başbakanı Alex Salmod'ın "Sterlini kullanmaya davam edeceğiz" sözleri piyasalarda akla "sterlinizasyonu" getiriyor. Bu tanım, bir ülkenin gayri resmi olarak başka bir ülkenin para birimini kullanması anlamına geliyor. Daha önce Latin Amerika ülkelerinde görülen bu uygulama ekonomik ve politik belirsizlikleri yüksek olacak bağımsız İskoçya için tek çıkar yol gibi görünüyor. Finans uzmanları da İskoçya'nın İngiliz sterlinini kullanması için İngiliz Merkez Bankası'nın onayına ihtiyaç duymayacağını düşünüyor.

İskoçya için İngiliz sterlinine alternatif olarak düşünülen avronun kullanılması ise İskoçya'nın bağımsız olması halinde artık Avrupa Birliği üyesi olmayacağı için mümkün görünmüyor. Uzmanlar İskoçya'nın gerekli kriterleri yerine getiren ülke olarak AB'ye 1-2 yıl içerisinde yeniden kabul edilebileceğini düşünse de ülkenin Avro para birimine geçmeye karar vermesi halinde bile en iyi ihtimalle 3-4 yıl daha gayriresmi olarak İngiliz sterlini kullanmaya devam edeceği anlamına geliyor.

Uzmanlar, İskoçya'nın örneğin "Scott" adı verilebilecek yeni bir para birimine geçme olasılığını oldukça düşük görüyor. Yeni kurulmuş bir devletin, regülatörlerini ve ekonomi politikalarını oluşturmadan, piyasanın güvenini kazanmadan uluslararası para piyasasına kendi para birimini sokmasının oldukça zor ve riskli olduğuna inanılıyor.

Kuzey Denizi petrolleri

İskoçya'yı bağımsızlık konusunda cesaretlendiren en önemli konuların başında Kuzey Denizi'ndeki petrol rezervleri geliyor. İskoçya'nın bağımsız olması halinde bu petrol rezervlerinin nasıl paylaşılacağı, oluşacak yeni sınırlarla birlikte yeni kıta sahanlıklarının petroldeki payı etkilemesi düşünülüyor.

Birleşik Kralık'ta 1960'larda keşfedilen petrol ve doğalgaz rezervlerinin büyük kısmı, İskoçya'nın kuzey ve batısındaki Kuzey Denizi'nde bulunuyor. 1964'ten bu yana bölgeden toplam 42 milyar varil petrol çıkartılırken, bu durum 1707'den bu yana Birleşik Krallık'ın parçası olan İskoçya'yı bağımsızlığa teşvik eden önemli araçlardan biri oldu.

İskoç Hükümeti verilerine göre, 2013 yılında Birleşik Krallık'ın 43 milyon tonluk petrol üretiminin 40 milyon tonu, 32 milyon tonluk doğalgaz üretiminin ise 16 milyon tonu İskoçya tarafından sağlandı. Birleşik Krallık'ın önde gelen ticaret kurumu Oil and Gas UK verilerine göre, İskoçya'nın üretimi, İngiltere'nin toplam petrol üretiminin yüzde 96'sına, doğalgaz üretiminin de yüzde 47'sine denk geliyor. İngiltere'nin geçen yıl Kuzey Denizi'nden elde ettiği petrol geliri ise yaklaşık 6,1 milyar sterlin seviyesinde.

İngiliz Hükümeti Kuzey Denizi'ndeki petrol ve doğalgaz rezervlerinden elde edilen gelirin yine İskoçya'da altyapı, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlarda kullanıldığını savunuyor.

İskoçya'nın bağımsızlığından yana olanlar ise Avrupa'nın enerji zengini Norveç'i örnek göstererek, orada petrol gelirlerinin bir kısmının tüm vatandaşları kapsayacak şekilde bir emeklilik fonunda değerlendirildiğini vurguluyor. Bağımsızlık yanlıları İskoçya'nın bağımsız olması halinde Norveç'tekine benzer özel bir emeklilik fonu kurularak petrol ve doğalgaz gelirlerinin bu fona aktarılacağını söylüyor.

İskoçya'nın Birleşik Krallık'tan bağımsızlığına ilişkin referandum 18 Eylül'de yapılacak ve İskoç halkına "İskoçya bağımsız bir ülke olmalı mı?" sorusu yöneltilecek. Referandumdan "evet" sonucu çıkması ve müzakerelerde anlaşılması halinde İskoçya'nın Birleşik Krallık'tan tam bağımsızlığının 2016 yılından önce gerçekleşmesi öngörülmüyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.