X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ABD'den İran'a gözdağı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ABD'den İran'a gözdağı

  • Giriş Tarihi: 10.9.2015 14:25
ABD'den İran'a gözdağı
ABD'den İran'a gözdağı

ABD'nin 2016 başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti'nin iddialı aday adaylarından Hillary Clinton, İran'a gözdağı verdi.

Clinton, başkan olması halinde İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek için askeri adım atmaktan çekinmeyeceğini söyledi.
Brookings Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunda "İran" konulu bir konuşma yapan Clinton, P5 artı 1 ülkeleriyle İran arasında varılan anlaşmayı İran'a yönelik daha kapsamlı bir stratejinin parçası olarak desteklediğini belirterek, "Ya diplomasinin yolunu takip edip İran'ın nükleer silaha uzanan yolunu tıkama fırsatını değerlendiririz ya da daha belirsiz ve riskli bir geleceğe açılan daha tehlikeli bir yola gireriz" dedi.
Anlaşmanın "kusursuz" değil, ancak "güçlü" bir anlaşma olduğunu ve kesinlikle geri çevrilmemesi gerektiğini vurgulayan Clinton, "Eğer şimdi (anlaşmayı) terk edersek, yaptırımları sürdürülebilir kılma ve uygulama kapasitemiz ciddi oranda azalacak. İranlılar değil biz suçlanacağız. İran, hiçbir şey vermeden neredeyse istediği her şeyi alacak. Nükleer programları üzerinde kısıtlamalar kalkacak. Tahran'ın aniden bombaya yönelmesi halinde gerçek manada bir uyarı mekanizması olmayacak. Yaptırımlar rejimi çökecek, dolayısıyla İran için ekonomik bedeller de olmayacak" diye konuştu.

''İRAN BİR SONRAKİ ABD BAŞKANINI TEST EDECEK''


Clinton, anlaşmanın başarısının ABD'nin bir sonraki başkanının bu sorunlarla nasıl başa çıkacağıyla çok ilintili olduğunu kaydederek, "İran'ın, bir sonraki ABD başkanını test edeceğini öngörebiliriz, kuralları ne kadar bükebileceklerini görmek isteyecekler. Eğer ben Beyaz Saray'da olursam bu (plan) işlemeyecek" dedi.
Anlaşmaya açık destek vermesine karşın, sert tonlar da içeren konuşmasında İranlı liderlere seslenen Clinton, "İran'ın liderlerine mesajım şu; ABD sizin hiçbir zaman nükleer silah edinmenize izin vermeyecek. Başkan olarak, ABD ve müttefiklerimizi korumak için gereken her türlü adımı atacağım. İran'ın nükleer silah elde etmeye çalışması halinde askeri tedbire başvurmaktan çekinmeyeceğim" ifadesini kullandı.
Bazı Cumhuriyetçi başkan aday adaylarının 2017'de nükleer anlaşmayı yırtıp atmaktan bahsettiklerine işaret eden Clinton, "Bu liderlik değil, pervasızlık" dedi.

Konuşmasında İsrail'e yönelik güçlü destek mesajları verdiği görülen Clinton, başkanlığa seçilmesi halinde görevinin ilk ayı sırasında İsrail başbakanını Beyaz Saray'a davet edeceğini söyledi.
İran'ın bölgedeki bazı gruplara desteğini ve "kötü eylemlerini" önlemeye dönük stratejisinden de bahseden Clinton, başkan olması halinde uygulamayı planladığı, "ABD'nin İsrail ve bölgedeki diğer müttefiklerine desteğini artırması, Basra Körfezi bölgesinde sağlam bir askeri varlığı devam ettirme ve Körfez ülkeleriyle güvenlik işbirliğini güçlendirme, Hizbullah başta olmak üzere İran'ın desteklediği gruplara karşı koyacak bir koalisyon oluşturma, Hamas, Hizbullah gibi gruplara silah sevkıyatlarını önlemeye dönük sıkı tedbirler alma, Türkiye ve Katar'ı Hamas'a finansal desteklerini sonlandırmaya çağırma, ABD'nin bölgedeki ortaklarına İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı şirketlere ait gemi ve uçakların bölgelerine girmesini engelleme" gibi adımlar sıraladı.

''BM'DE ACİL TOPLANTI DÜZENLENMELİ, BU KÜRESEL BİR SORUMLULUK''

Bir soru üzerine Avrupa'daki sığınmacı krizine de değinen Clinton, bu konuda BM'de acil toplantı düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Clinton, krizle başa çıkmanın küresel sorumluluk gerektirdiğini, ABD'nin bu çabalara öncülük etmesi ve ülkelerin sığınmacı kabul etme ya da bağış taahhüdü gibi sözler ortaya koyması gerektiğini kaydetti.

Sadece evlerinden kaçan sığınmacılara değil, bu sığınmacılara kapılarını açan Türkiye, Ürdün ve Lübnan'ın yapmakta olduğu "olağanüstü işin" de desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Clinton, "Ve ihtiyaç duydukları finansal desteği de almadırlar" ifadesini kullandı. Clinton, "Son baktığımda, BM'nin (yardım) çağrısı sadece yüzde 37'ye ulaşmıştı. Dolayısıyla gelmesi gereken hem finansal çalışmalar hem de katkılar var ve ülkelerin sığınmacıları kabul etmede daha açık ve istekli olması gerekiyor" diye konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.