Rope-a-dope tekniği ve ormandaki gümbürtü: Bir Muhammed Ali hikayesi

Giriş Tarihi: 9.6.2016 22:36 Güncelleme Tarihi: 9.6.2016 22:45
Rope-a-dope tekniği ve ormandaki gümbürtü: Bir Muhammed Ali hikayesi

tarihinin en önemli karşılaşmaları hangisidir dendiğinde, başrolünde Muhammed Ali'nin olduğu iki müsabaka hemen öne çıkar. Hatta bunlardan biri için 20. yüzyıl spor tarihinin en önemli olayı da denilebilir: ''The Rumble in the Jungle'' yani ormandaki gümbürtü diğeriyse "Thrilla in Manila''.

Tarih, 30 Ekim 1974'ü gösteriyordu. Yer ise, şu an Demokratik Kongo Cumhuriyeti içinde bulunan ama o tarihlerde bağımsızlığı devam eden Zaire'nin başkenti Kinşasa. Büyük gece nihayet gelip çatmıştır. Bir tarafta 7 yıl önce mahkeme kararı ile tüm unvanları elinden alınan, lisansı iptal edildiği için kariyerinin en verimli yıllarında ringlerden uzak kalan, bu süreçte tüm parasını tüketip, yokluk içinde de olsa kurulu düzene karşı siyasi mücadelesini sürdüren ve nihayetinde vermiş olduğu mücadeleyi kazanıp tekrar ringlere dönen, bir zamanların 'kelebek gibi uçan arı gibi sokan' unutulmaz efsanesi 32 yaşındaki Muhammed Ali, diğer taraftaysa balyoz gibi yumruklarıyla rakiplerini ringde adeta ufalayan, 25 yaşında formunun zirvesinde King Kong lakaplı George Foreman…

Foreman, bu maçtan kısa bir süre önce Ali'nin ezeli rakibi Joe Frazier'i 2 raund boyunca evire çevire dövmüş ve nakavt ederek tüm kemerlerinin sahibi olmuştur. Foreman'ın nasıl bir boksör olduğunu anlamamız açısından şöyle bir parantez açmakta da fayda var. Foreman, Ali ile yaptığı maçtan kısa bir süre sonra 1977 yılında daha 28 yaşında iken boksu bırakır. Tam 10 yıl sonra 38 yaşında tekrar boksa dönerek seri galibiyetler alan eski kurt, 44 yaşına geldiğinde tekrar kemer mücadelesine çıkma fırsatı elde edecektir. Arka arkaya iki şampiyon ile ringe çıkan Foreman ilerlemiş yaşına rağmen, önce 24'lük Tommy Morrison'u ardından 27'lik Michael Moorer'ı ringe çıktıklarına pişman ederek 19 yıl aradan sonra tekrar ağır sıklet boks şampiyonu olacaktır. 44 yaşında 3 kemeri birden beline takan Foreman, bu kemerleri 48 yaşına kadar da koruyacaktır.

Stadyumda toplanan atmış bini aşkın Afrikalı 'Ali boma ye!' (Ali öldür onu) tezahüratları ile stadyumu inletmektedir. Televizyonların başına toplanmış milyonlar soluklarını tutmuş başlama gongunu beklemektedir. Ezilmekte olan halkların gönülleri Ali ile birliktedir. Ali yalnızca Foreman değil, adeta tüm 'kötü'lere karşı ringe çıkmaktadır.

Uzmanlara göre Ali artık eski Ali değildir, karşılaşmanın ara favorisi Foreman'dır. Nihayet kariyerleri tarihin aynı dönemine denk gelen iki boks efsanesi artık ringin ortasındadır. Gong sesinin duyulması ile karşılaşma başlar. İlk raund ortada geçer ancak ikinci raundun başında Ali iplere yaslanır ve Foreman'ın ölümcül yumruklarının hedefi olmaya başlar. Stadyumdaki heyecan dalgası yerini tedirginliğe ve hayal kırıklığına bırakmaya başlamıştır. Roundlar bir birini takip ederken Ali, iplerden bir türlü çıkmaz. Televizyon başındaki milyonlar ondan tekrar eski günlerdeki gibi ringin ortasında parmakları ucunda dans etmesini ve seri kombinelerle rakibini sersemletmesini beklerken, sırtını iplere yaslayan Ali aralarda nadir de olsa isabetli kontralar çıkarmakla birlikte geçen roundlar boyunca Foreman'ın ölümcül yumruk bombardımanının hedefi olur. 2. rounddan 7. rounda kadar tüm ormanı sessizlik kaplamış, 'ormandaki tek gümbürtü'yse Foreman'ın, Ali'nin bedeninde patlayan yumruklarının çıkardığı sesler olmuştu.

Çalıştırıcısı Angelo Dundee köşesine dönen Ali'ye sürekli ringin ortasına geçmesini yumruklardan kaçması ve dans etmesi yönünde telkin verirken Ali söylenen herşeye adeta kulaklarını tıkamış gibiydi. Gongun çalması ile Foreman tekrar Ali'yi köşeye sıkıştırdı. Artık neredeyse tüm stadyum ve televizyon karşısındakiler Ali'nin ringin ortasına gelmesi için dua ediyordu. Şimdiye kadar hiçbir boksör bu yumruklara bu kadar dayanamamıştı, ancak Ali dayanıyordu.

Artık iyice yorulan Foreman sonunda Ali'nin istediği açığı verdi. 8 round boyunca adeta pusuya yatmış sniper gibi bu anı bekleyen Ali, iplere yaslanıp kapattığı gardını indirdi; kombine yumruklarını birbiri ardına Foreman'ın suratına yağdırmaya başladı. Bu nasıl bir geri dönüştü! Tüm stadyum bir anda şoke olmuştu, kimse inanamıyordu. Yaşanan şaşkınlığın ardından Ali'nin muazzam galibiyetinin idrak edilmesiyle birlikte bu şok dalgası yerini büyük bir coşku seline bırakmıştı. 8 round boyunca bu anı bekleyen Ali, namağlup Foreman'ı bir ağaç gibi yere deviriyordu.

Müsabakanın sonunda Ali'nin maçın başından sonuna kadar kendi bulduğu ve daha önce uygulanmamış bir stratejiyi uyguladığı anlaşılıyordu. Bu stratejinin adı 'rope-a-dope'tu. Bu stratejide Ali sırtını ringin iplerine yaslar, kafasını sürekli yumruk menzilinin gerisinde tutar. Gövdesini kolları ile kapatır ve bedenine gelen darbeleri ring iplerinin esnemesi sayesi ile daha rahat absorbe eder. Zamanla gücü tükenen rakibi açık verir ve o noktada Ali'nin bitirici kombineleri devreye girerek rakibini yenmesini sağlar.

Ali rakipleri açısından öngörülemez bir boksördü. Her zaman bir planı vardı. Stratejisini ve stilini maça göre revize eder, sürekli kendini ve boksunu yenilerdi. Sonny Linston maçındaki Ali ile George Foreman ve Joe Frazier maçlarındaki Ali tamamen birbirinden farklıdır. Maç öncesi ve maç esnasında 'trash talk'lar ile adeta rakibine karşı pisikolojik harp uygular; öfkelendirir, üzerine saldırması için tahrik eder, rakibinin açığını yakaladığı anda da yumruk kombinelerini saydırırdı.

Ali, tüm zamanların en iyi boksörüydü. Ancak Ali'yi yalnızca boksör olarak tanımak ona yapılan büyük bir haksızlık olur. Ali herşeyden önce bir dava ve misyon adamıydı. Boks onun için misyonuna ulaşacak bir araçtı. Ali işinde dünyanın gelmiş geçmiş en iyisi oldu ve bu sayede sesini dünyanın her köşesine duyurdu. "Tek yapabileceğim doğruluk ve dürüstlük için dövüşmek" derdi ve bunu da yaptı. Ufak dünyevi menfaatler için egemen güçlerden yana olmadı. Hiçbir zaman büyük güçlere itaat etmedi. Ben daha büyüğüm dedi ve bunu tüm dünyaya kabul ettirdi.

Siret ALBAYRAK

ARKADAŞINA GÖNDER
Rope-a-dope tekniği ve ormandaki gümbürtü: Bir Muhammed Ali hikayesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz