X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kendisi şair hayatı roman
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kendisi şair hayatı roman

  • Giriş Tarihi: 6.1.2013

Küçüklüğü büyük zorluklar içinde geçen Prof. Dr. Ayhan Çıkın, kalp rahatsızlığını bursu daha fazla diye tercih ettiği Ziraat Fakültesi'nin ilk yıllarında öğrendi ama fazla önemsemedi

Çocukluğu, kendi deyimi ile "karıncanın nehri geçmesi gibi" zorluklar içinde geçen Prof. Dr. Ayhan Çıkın, bursu daha fazla diye tercih ettiği Ziraat Fakültesi'nin ilk yılında, burs almak için girdiği sağlık kurulunda kalbinde problem olduğunu öğrendi. O yıllarda gençliğin etkisiyle pek önemsemedi bu hastalığı. Bir süre için kalbini unuttu bile, ta ki o uykularını bölen öksürükler ve evden çıkmak istememesine yol açan yorgunluk hissi ile kendisini tekrar hatırlatıncaya kadar. Yıllarca doktor doktor, hastane hastane gezdi ancak, "Sizden de sonuç alamazsam bir daha doktora gitmeyeceğim" dediği genç bir doktor, kalp yetmezliği teşhisini koydu. Hasta kalbi Ayhan Çıkın'ı 2000 yılına kadar taşısa da, yıllar çok zor geçti. Hastane neredeyse ikinci evi olmuştu. Sevgili kızlarının ikisinin de düğünlerine, hastaneden izinli çıkarak gidebildi. Giderek nefes almakta dahi zorlanan Ayhan Çıkın, eşi kızının doğumu için Malatya'da olduğu günlerde iyiden iyiye kötüleşti. Allah yaşayacak ömrü verince her şey bahane olur denir ya, arkadaşının doktor oğlu, "Ayhan Amca"sını ziyaretinde durumunu fark edip, hemen hastaneye kaldırdı.

TAM BEŞ KEZ DURDU

Bu dönemde Ayhan Çıkın'ın yorgun kalbi 5 kez durdu, büyük çabalarla hayata döndürüldü. Artık yolun sonuna geldiğini fark ediyordu. Hocaya acil kalp aranıyordu. Askerden izinli gelen 23 yaşındaki gencin sevgilisinin kıskanç kardeşi, hiç acımadan o güzel yüzünün ardındaki beynini parçalamış, bu gencin talihsizliği, Ayhan Çıkın'ın talihi olmuştu. Ailesi hiç düşünmeden organlarını bağışladığında, gencin aşkla çarpan kalbi, Ayhan Çıkın'a yeniden can oldu. "Bu dünyayı bırakıp giderken başkalarına yaşam bağışlamak kadar olağanüstü ne olabilir acaba?" dese de, evlatlarının kalbini kendisine hediye eden ailesiyle karşılaşmak ağır geldi hocaya. Evlat kaybının ne olduğunu çok iyi bilen Ayhan Çıkın, oğullarının yaşamını kendisi çalmış gibi hissetti, Cem Canbay'ın ailesi ile karşılaşmaktan kaçtı hep. Genç Cem'in kalbi, Ayhan Çıkın'ı sadece yaşama tutunmasını sağlamakla kalmadı, şiirinde yeni çığırlar açtı. Rüyaları değişti, tanımadığı insanlarla buluştu rüyalarında. Tüm organlarını bağışlayan, genç kalbi ile 12 yıldır yaşayan Ayhan Çıkın ile ikinci emekliliğinin ilk gününde, ölümü, kalp naklini, yeni hayatını konuştuk.

ÖKSÜRÜK VE TERLEME
Kalbinizde ne zaman sıkıntı başladı?
- Üniversitenin ilk yılında, burs almak için sağlık kuruluna girdiğimde bir doktor, "İleride bu kalp senin başına çok dert olacak" demişti. O aralarda pek ciddiye almadık biz. O sıralarda henüz kalp ameliyatları falan pek yoktu. 2 santimlik bir kemiğin altındaki kalbe ulaşmak çok zordu. Oraya değdi mi insan gidiyordu. Tıp korkunç mesafe aldı. Ama yine başarılı sonuçlar yoktu. Kalp hastalığı ile ölüm eş anlamlı gibiydi o sıralarda. 80'lere kadar böyle geldik. 80'li yıllarda, sabaha kadar öksürük, bir tuhaf terleme, gitmediğim doktor kalmadı. Ben ölene kadar ayakta durmayı hedeflemişim ama tükenişin farkındayım. Akciğerde 6-8 ay araştırma yaptılar. Bugünkü materyaller yok. Onun için kalpteki sorunu anlayamıyorlar. Mustafa Akın diye genç bir doktoru söylediler. Neredeyse 94 yılına gelmiştik. O kadar çok doktor gezdim ki, artık doktora gitmeme noktasındaydım. Mustafa Akın, bir hafta sonra kalp yetmezliği olduğunu söyledi. Bugün 30'a yakın anjiyo oldum ama o zaman bilinmiyordu anjiyo. Bu yüzden, bir yıl anjiyoya gitmedim ama sonunda hastaneye kaldırıldım. Anjiyoda kalbin değişmesi gerektiğini söylediler. Kalbim, tükene tükene sıfıra yaklaştı. Kalp artık pompalama yapmıyordu, giderek kalp duvarları çalışmıyordu. Çalışmayınca kendi kendine yavaşlama sürecine girdi. Bu iş artık bitti diye emekliliğimi istedim. O sırada Ege Üniversitesi'nde kalp nakli yapılmıyordu. İlk deneme 98'de oldu, ben 11'inciyim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.