X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER HÜLYA DİNÇEL: Bu güzellikler İzmir'e örnek olsun
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

HÜLYA DİNÇEL: Bu güzellikler İzmir'e örnek olsun

  • Giriş Tarihi: 20.1.2013

Son 3 aydır bavul elimde dolaşıyorum... Bir kentten diğer kente adeta uçuyorum. Çok keyifli! Yeni insanlar, yeni düzenler tanımak, kentleri keşfetmek olaganüstü bir duygu. En önemlisi de yöresel yemekler tatmak... Vallahi birkaç kilo aldım. Sabah erkenden kalkıp bir program dahilinde yeni kentimi keşfe çıkıyorum. Son gittiğim yer Kastamonu idi. Daha önce Malatya, Keşan, Edirne, Adana... Bir uçtan bir uca yani... Bana imrendiğinizi duyar gibi oluyorum, sevgili okurlarım. "Yediğin içtiğin senin olsun, neler gördün Hülya?" dedi tüm dostlarım. Neler görmedim ki! Gittiğim tüm bu şehirler her şeyden önce çok düzenliydi. Yani yol, iz belli. Tek bir çukur görmedim sokaklarda. Yani mazgallar değiştirilince yanları beton dökülmeden bırakılmamıştı, Karşıyaka'da olduğu gibi! Oğlum geçen akşam arabasıyla giderken, tekerleğin yanlarına beton dökülmemiş bir mazgala düşüp patlaması sonucu ağır bir kaza atlattı. Bakalım bu işe Cevat Durak Başkan nasıl bir yanıt verecek. Neyse, yaralanan ölen yok. Yaralanan benim cebim oldu, 800 lira gibi! Çok kızdığım için anlattım.

ÜCRETSİZ TUVALETLER...
Evet, tek bir çukur görmedim bu andığım kentlerde. Her taraf çiçek ama her taraf... İnanın, kar altında bile çiçekler gülümsüyordu Malatya'da da Kastamonu'da da... Hatta soğuğun en berbatının kol gezdiği Keşan İpsala'da bile... En tuhafıma giden de belediyelerin şehrin birçok tarafında yaşama geçirdiği ücretsiz tuvaletlerdi. Tertemiz, görevli koymuş. Tuvalet kağıdı, kağıt havlu ve sabun... Aynı uygar Avrupa ülkelerinde olduğu gibi... Şaşkın baktım durdum. Birden aklıma Bornova'da Ege Üniversitesi Hastanesi ile Alsancak Vapur İskelesi'nin kapalı tuvaletleri ve Susuzdede Parkı'nda ihtiyacını, kapalı tuvaletin yanında, yere yapan ninecik geldi. Yüzümü kapadım, çok utandım! Neyse, ilerledim, karşıma bir köprü çıktı. Küçük dilimi yutuyordum şaşkınlıktan. Kastamonu'da kentin içinden geçen çay, aynı bizim Meles Çayı gibi. "Gibi" yakışmadı çünkü ıslah edip öyle bir şahaser yaratmışlar ki tarifi mümkün değil. AB'den hibe projesi ile ıslah edilmiş çay. Gece bir mücevher gibi rengarenk ve her iki kenarı çim alan, tertemiz bir su akıyor. İnsanın elini uzatası geliyor. Birden aklıma Adana geldi. Seyhan Nehri'nde sürekli, özel kayıklarla dolaşan belediye görevlileri temizlik yapıyordu. Tam 24 saat ve tertemiz bir su akıyordu. Ben nehri seyrederken yanımdan bisikletli zabıta memurları geçti. Merakla yanımdaki arkadaşıma sordum: - Ne iş yapıyorlar böyle, bisiklet üstünde? İlginç yanıt geldi: - Sevgili Hülya, başkan çok detaycıdır. Biz bu durumdan çok memnunuz. Sokaklarımızda en ufak çöp, çukur, taş yığını veya olumsuz bir durumla karşılaşılmaz. Bu bisikletli zabıtalar, denetçidir. Belli bölgelerde görev yapar. Nerede aksayan bir durum varsa -su patlağı, çöp vs.- hemen bildirir ilgili birime, sonra gider kontrol eder. Böylece düzen hiç aksamaz, dedi. - Vay be, diye bağırdım elimde olmadan!

YAPINCA OLUYORMUŞ!

Tabii Adana'nın çiçekli özel süs bitkilerini anlatmaya gücüm yok. O muhteşemlik, ancak seyredilir. Malatya'yı ise kayısı kokuları içinde dolaştım. Edirne, canım Edirne, o heykellerin güzelliği, havuzlar, su sesleri, çiçekler... Ne diyeyim, nasıl anlatayım bilmem? Osmanlı'dan kalan köprülerin güzelliği, akan suların temizliği... Daha çok gevezelik yaptırır bana. Gezdim, gördüm sizlerle paylaştım, sevgili okurlarım.. Bu belediyelerin ikisi CHP'li, diğerleri başka partili ama AK Partili değil! Hani şu "yardım" meselesi var ya, ondan açıklama gereği duydum. Yapınca oluyormuş. Birileri duyar da bir şeyler anlar inşallah. Sevgili okurlarım, sizlere de fotoğraftaki gibi bir Meles Çayı kıyısında gezeceğiniz güzel günler dilerim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.