X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Geçmişin gücünü geleceğe taşıyor!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Geçmişin gücünü geleceğe taşıyor!

  • Giriş Tarihi: 28.1.2013

Tire... Lidya'dan Bizansa, Osmanlı'dan Cumhuriyet Türkiyesi'ne tarihin beşiği. 400'ü aşkın tescilli yapısı, dillere destan pazarı, konakları, el sanatları, doğa cenneti içindeki yeni yapıları, onbinlerce kişinin geldiği sultan nevruzu ile tam bir turizm kenti. Belediye Başkanı Tayfur Çiçek, bu potansiyeli daha da geliştirmek için sürekli çalışıyor

Her yerinden tarih fışkıran ve 400'ün üzerinde tescilli yapıya sahip olan Tire, geleceğin turizm yıldızı olma yolunda hızla ilerliyor. Restore edilen tarihi konaklarıyla, dualarla açılan Türkiye'nin en büyük pazarıyla ve deniz olmamasına rağmen 23 ülkeye yaptığı halat ihracatıyla dikkat çeken Tire, son yıllarda büyük atılım içinde. Egeli Sabah'ın geleneksel Sabah Kahvesi'nin bu haftaki konuğu Tire'nin Demokrat Partili Belediye Başkanı Tayfur Çiçek oldu. Başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken Başkan Çiçek, bugüne kadar yaptıklarını ve geleceğe dönük planlarını Egeli Sabah'a anlattı.

* Tire'nin tanıtımı için neler yapıyorsunuz?
Kültür Müdürlüğümüz bünyesinde bir ekip oluşturduk. Seyahat acenteleriyle ve çeşitli etkinliklerle kentimizi tanıtıyoruz. Sultan nevruzumuz var. Görmeniz lazım. Türkiye'nin hiçbir yerinde böyle sultan nevruzu yok. Dışarıdan 15-20 bin insan geliyor. Dağ taş her taraf insan oluyor. Her ağacın altında bir insan grubu var. Mangal yakanlar, ip atlayanlar, uçurtma uçuranlar. Müthiş bir şey. Tam bir kır bayramı. Öyle lastik yakmak falan yok. Mart'ın 3. haftasında kutlarız. Bir de Tire Ev Yemekleri Festivali ekliyoruz şimdi. Sultan nevruzunu Türkiye'ye bu festivalle de tanıtacağız. Kent Müzesi yapıyoruz. Kültür Bakanlığı 3 milyon lira ödenek gönderdi, inşaatı başlattık. Eski Belediye Binası'nı müzeye dönüştürüyoruz. 2002'de Tarihi Kentler Birliği'ne üye olduk. Etnografik. Efes ile yarışamayız tabii ki. Bizim buradaki el sanatları Türkiye çapında. Bursa Kent Müzesi'nin başında Ahmet Bey var. Kendisi işadamı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı oldu. Ahmet Bey, "Biz geçen sene Avrupa Birliği Müzecilik Ödülü aldık" dedi. Ben de "Biz Gaziantep'i, Samsun'u ve İzmir'i gördük. Sizin rakibiniz kim?" dedim. "Bizim rakibimiz Tire" dedi. Ben espri yapıyor sandım. Söyledim. "Yok, espri yapmıyorum. Siz farkında değilsiniz. Biz de el sanatları cansız mankenlerin üzerinde tanıtılıyor. Sizde canlı, yaşıyor" dedi. Bu da gösteriyor ki el sanatlarında iddialıyız.

GELECEĞİN YERLEŞİM MERKEZİ
* Yakın tarihe sahip çıkıyorsunuz. Gelecekte nasıl bir Tire olacak?
Sokaklarında dolaşılan, alışveriş yapılan bir yer burası. Daha da ileriye götüreceğiz. Geleceğin turizm yıldızlarından olacak. Buradaki tarihi evlerin yıkılma tehlikesi yok. Hepsi tescilli. Belediye birer birer bunları onaracak. UNESCO listesine girme çabamız var. Dünya Mirasları Listesi'ne girmek istiyoruz. Hanlarda proje ihalesine çıktık. Şimdi yapım ihalesine çıkacağız. Tire'de 25 senede bitmez restorasyon. Tire'yi müthiş şekilde ayağa kaldıracak inşaat var. Bunlar bittikten sonra UNESCO Dünya Mirasları Listesi'ne başvuracağız.

DİLLERE DESTAN PAZAR

* Tire Pazarının tarihsel önemi nedir?
Aydınoğulları Beyliği döneminde Tire, beylik merkeziymiş. El sanatları özellikle o dönemde çok gelişmiş. Urgan dediğiniz zaman akla ilk Tire geliyor. İç piyasanın yüzde seksen ihtiyacını biz sağlıyoruz. Tire'de İpekçiler Mahallesi var. Ayrıca ipek de burada üretiliyormuş. Belediye dokuma tezgâhlarından kayıtlara bakıyorsun 100'ün üzerine üretim yeri var. Adamlar ha bire kumaş dokuyorlar. Bu bölgenin kaliteli tütünü var. İki tane sigara fabrikası vardı. Biri gitti, Koreliler duruyor. Keçe üretimi var. Pazarı dualarla açılma geleneği var. Ahilik geleneği bu. Duayı Belediyemizin imamı yapıyor. Esnaf da o sırada işi gücü bırakır, dua eder. "İpliğinin pazara çıkması" deyimi Tire'den çıkmıştır. Eskiden herkes ürettiği ipliği sicimi pazara getirirmiş. Ahilerin başı bu iplikleri kontrol edermiş. Bozuk olanları teşhir için asarmış. Satışına izin verilmezmiş. "İpliğin pazara çıktı" deyimi işte buradan geliyor.

DOĞAL YAŞAM KÖYÜ

* Yaz aylarında İzmirliler sahillere akın ediyor. Kışın bir yerlere gitmek istiyorlar. Genelde Şirince tercih ediliyor. Salı pazarı benzeri bir pazarı hafta sonları yapmayı düşünüyor musunuz?
Böyle bir düşüncemiz var. Salı pazarı haricinde cuma pazarımız da var. Salı pazarı Türkiye'nin en büyük pazarı. Yaklaşık 4 bin tezgah kuruluyor. Burada kanallar var, şehrin altında. Çeşitli yerlerde 4-5 kilometre uzunluğunda, traktörün girebileceği büyüklükte yer altı sistemleri var. Tire çok eski bir kent. Bu kanallar hala kullanılıyor. Burada Bizans var. Roma dönemi var. Lidya dönemi var. Kaya mezarları var. Doğal Yaşam Köyü var. Buraya 30 ev yapıyoruz. Bir tane ortak yaşam alanı olacak. Kafetarya, fırın olacak. Orada 35-40 metrekare tek katlı evler yapacağız. Kiraya vereceğiz. Kaplan Köyü'ne de çıkan ikinci bir yol yapıyoruz. İsteyen Kaplan'a da gidebilecek. Belediyemizin butik otelleri var. Dere Kahve, Toptepe Restoran, Ortapark Kafe'yi biz işletiyoruz. Sinemamız var. Belediye işletiyor. İyi para kazanıyoruz. Bizde 3 klasör tapu var. Tire Belediyesi zengin. Doğal Yaşam Köyü'nü Ağustos'ta bitirmeyi planlıyoruz. İnsanlar Doğal Yaşam Köyü'ne geldiklerinde atlara binecekler. Bahçelerde kümesler olacak. Yumurtaları kendileri elleriyle alacaklar. İzmir 1 saatlik mesafede. İnsanlar cuma günü gelip pazartesi günü işine dönebilecek. İlk etapta 30 aile olabilecek. Sayı daha sonra artabilir.

* Tire'de beğendiğiniz çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
En çok içime sinen doğalgazı kente getirtmek oldu. Kent içi kullanıma açtık. Kentteki hava kirliliği, ısınma kalitesi ve maliyette büyük değişim oldu. İyi bir atılım oldu. Doğalgazın gelmesi sürecinde yollar kazıldı, bozuldu. O kadar olacak. Her şeyin bir bedeli var. "Katlanın biraz" diyoruz. Tire'nin konut olarak yarısı aşağı yukarı doğalgazdan faydalanıyor. Şehir içiyle oynama şansımız yok. Çünkü Tire çok tarihi bir kent. Tarihi kimliği yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Tarih korunmuş kendiliğinden. İzmir'in 2.5 buçuk katı vakıf eseri var burada. Hanlar, hamamlar, camiler ve tarihi yapılar. 51-52 proje sunduk Valilik ve Bakanlığa. Bunların 25'e yakını bitti. Bunların yanında gölet projesini yapıyoruz. 220 bin metrekare. O da bir çevre projesi. Buca Gölet'ten daha büyük olacak. Çevresi ağaçlanıyor. Derinliği 1.5 metre olacak. 8 kademe çağlayanlar devir daimli olacak. Göle karışmayacak.

BEYAZ SARAY'IN BENZERİ
Tepede 25 metre çapında Beyaz Saray şeklinde bir yapı oluşturacağız. Tire'yi en güzel gören tepe yapacağız. Kafeler, yürüyüş yolları, koşu parkları, oyun parkları olacak. Hobi bahçeleri emekliler için. Ağustos ayında bitirmeyi planlıyoruz. İhalesini yaptım. Burada 10 yıl önce bir tane bina yoktu. Yepyeni bir şehir oluştu. Cazibe merkezi, nefes alacak bir alan olacak. Amfitiyatro tarzında bir gösteri alanı da olacak.

BUTİK OTELLER ARTIYOR
3 tane butik otelimiz var. 5 tane tarihi ev daha satın aldık. Onları da restore edeceğiz. Butik otellerin hepsi dolu. Buraya Kültür Bakanı geldi, ağzı açık kaldı. Her şeyiyle müthiş yapılar var. Hamamlar aldık. Bu hamamları SPA merkezi yapacağız. Güzellik merkezi olacak. Kaplan'daki tesiste yer bulmak zor. Salı Pazarımız var. Sonra tarihi turizm ve sanayileşmeye yüklendik. İzmir'in en büyük fen lisesini yapıyoruz. Hayırsever Atilla Çallıoğlu yapıyor burayı. Mart'ta bitecek. İmar, altyapı rutin işleri yapıyoruz. Arıtma tesisi ihalesine çıkacağız. Katı atık çöp ayrıştırma tesisimiz 400 hektar. Kentin çöp sorunu yok. Dere Kahve 12 yıl önce bir çöplüktü. Görülmesi gereken bir yer. Bütün bunların yanında çalışmalarımız var. Hepsini pat diye sayamıyorsunuz. Tire'ye, Tireli'ye hizmet bitmez...

TATAR RAMAZAN DİZİSİ ÇEKİLİYOR
Restorasyon çalışmalarının ardından Tire'de doğal bir plato oluştu. Şu anda Tatar Ramazan dizisi çekiliyor. 2 yıl sürecek. Süt, yumurta filmleri hep burada çekildi. Doğal mekanlar var. Yukarıdaki sokaklarda 150 yıl geriye gidiyorsunuz. Düşük maliyetlerle film ve diziler çekilebilir. Tire'de ayrıca altı kilise, üstü cami olan yapı var. Böyle bir yapı dünyada yok.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.