X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER HÜSNÜ BİRMAN: "Salvador Dali"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

HÜSNÜ BİRMAN: "Salvador Dali"

  • Giriş Tarihi: 8.2.2013

Haftalar evvel başladı... Biri çıktı "yılın en önemli sanat olayı" diye yazdı. Bir başkası "20. yüzyılın en önemli sanatçısı" dedi. Başlık attı gazeteler; "Resim sanatının asi dâhisi İspanyol ressam Salvador Dali'nin 46 orijinal eserinden oluşan sergi İzmir'de..." Sevindim... Heyecanlandım .. Daha sonra açılışı verdi basın... Düş gezginleri grubunun "Özgün!" müzikleri eşliğinde, Başkan Aziz Kocaoğlu ve CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, birlikte yapmışlar açılışı. Başkan kurdeleyi keserken, "Sanata yatırım, insana yatırımdır", "Milletimizin güzel sanatlara sevgisini her türlü araç ve yöntemlerle besleyerek geliştirmek milli ülkümüzdür" demiş...

***
Yani bu kadar reklamdan sonra, Dali yi bildiğim halde merak ettim... Merak etmekle olmaz.. Geçen hafta gidip gezdim sergiyi.... Uzatmadan hissettiğimi söyleyeyim.... Hayal kırıklığı...

***
Neden hayal kırıklığı anlatayım; Evet, Dali tartışmasız dünyaca tanınan bir isimdir... tarihe ismini kazımış bu sanatçıyı İzmir halkı ile buluşturmak da çok önemli bir başarıdır... Burada bu büyük ustayı bizlerle buluşturan Fahri Özdemir'e teşekkür etmeden geçemiyeceğim. Ama ne yazık ki sergilenen eserler sanatçıyı tam anlamıyla anlatmak için yeterli olmamıştır. Mesela, Salvador Dali nin İstanbul da sergilenen ve Botticelli, Flaxman, Blake, Delacroix ve Rodin gibi sanatçılara da ilham kaynağı olan "İlahi Komedya" serisi, "Gala'yla akşam yemeği" serisi , "Sürrealizm'in etkisi" serisi... Nerede? (Fahri beyi arayıp sordum. Öyle bir sergi için sponsor bulmak zor dedi.) Hâlbuki yukarıda saydığım ve İstanbul'da sergilenen tablolar, dünya sanat otoritelerince Dali'nin sadece en çok eseri içinde barındıran ve sanatsal değeri olan çalışmaları değil aynı zamanda onun sanatsal gelişiminin bir çeşit özeti olarak da algılanmaktadır.

***
Dönelim yine sergiye. Hafta içi bir gün olmasına rağmen ilgi gayet güzeldi.. Demek girişin ücretsiz olması işe yaramış. Bir yandan resimlere bakıyorum, bir yandan da gezenlere.. Çoğunluk grup . Talebe. 13 - 18 yaş civarı... Genç kızların tablolar karşısındaki ilk tepkileri kıkırdaşma şeklinde oluyor. Sonra kulaktan kulağa fısıldaşmalar. Yine kıkırdamalar... Başlarındaki öğretmen kızar gibi yapıyor ama kızamıyor... Nasıl kızsın ki... (Tabloların çoğunda ana tema erkek cinsel organı... ) Çocuklar da ilk defa böyle resimler görüyorlar ve yarı şaşkın durumdalar tabii. Hoca hanım topluyor etrafına talebeleri ve başlıyor anlatmaya; Bakın çocuklar, bu Sürrealizm... Dinliyorum, söyledikleri kulaktan dolma bilgiler. Diğer tarafta iki kadın, sağa sola bakınıyorlar, belli ki bir şey soracaklar ama, güvenlik görevlisinden başka kimse bulsun ki sorsun! Hâlbuki tabloların yanına açıklayıcı bilgi konulsa ne güzel olurmuş... Neyse sonuç olarak diyeceğim şudur... Başta da belirttiğim gibi, kesinlikle açılan bu sergiyi küçümsemek gibi bir niyetim yok. Ve böyle büyük isimlerin eserlerinin toparlanıp sergilenmesinin de ne kadar masraflı bir şey olduğu... Büyük çaplı sponsor gerektiği... Hepsini anlıyorum da, anlayamadığım şey, şu güzelim İzmir'de, yüzlerce iş adamı, holding, olduğu halde, neden ikinci bir Lucien Arkas'ın olmadığıdır. Böyle bir sergi düzenliyorsunuz ama gelen eserleri seçen ya da denetleyen bir danışmanınız yok... Hadi bunu geçtik, salonda Sürrealizm'i anlatan ne bir tabela var, ne de açıklayıcı bilgi... Hadi diyelim onu da unuttunuz , bari oraya işi bilen bir görevli koyun da soru soracak insanlara yardımcı olsun be birader. Daha önce konserler için gitmiş ve bu köşede dile getirmiştim, şimdi sergi dolayısı ile bir kez daha gördüm ki Adnan Saygun Kültür Merkezi iyi yönetilmiyor... Yazık...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.