X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Milyonlarca kişi, onun sayesinde elektriğe daha az para ödüyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Milyonlarca kişi, onun sayesinde elektriğe daha az para ödüyor

  • Giriş Tarihi: 10.2.2013

Mucit bir babanın oğlu olan Ar Elktronik'in sahibi Mustafa Karabağlı, ülkede 7 milyon evde akıllı sayaçlarının olduğunu, "İlk üretenlerdeniz. Ama ilkini kimin yaptığının tespiti mümkün değil Vatandaş, normalinden yüzde 15-20 daha az para ödüyor" dedi. Türkiye'de pazar lideri konumunda bulunduklarını, 30-40 yıldır sayaç üreten firmalar olduğunu kaydeden Karabağlı, "Biz 20 senelik bir firmayız. 10 yıldır da akıllı sayaç üretimini sürdürüyoruz. Fazla kullanım için akşam 22.00 ile sabah 06.00 saatleri en uygunu" dedi.

Türkiye'de 7 milyon eve akıllı sayaçlarıyla giren elektrik elektronik yüksek mühendisi, Ar Elektronik'in sahibi Mustafa Karabağlı, kendi çapında mucit bir babanın sıcak yuvasında büyüdü. Sadece babasının meslek okullarının dahi ilgisini çeken buluşları değil, her akşam yemeği sırasında yapılan aile sohbetleri de onu araştırmaya yönlendirdi. ODTÜ'de sorgulayan, araştıran öğrencilerle aynı sıraları paylaşması, sorgulamaya araştırmaya imkan veren öğretim üyelerinin etkisi, gelişmiş ülkelere teknik destek verecek bir üretici haline gelmesini sağladı. Çalışma hayatı boyunca da ampulü icadı ile bir yerde meslektaşı sayılacak Thomas Edison gibi çabalayınca elinden hiçbir şeyin kaçamayacağına inandı ve bu sayede dünyada ilklere imza attı. Mustafa Karabağlı ile henüz 2 haftadır yaşadıkları Alsancak Port Recidence'taki lüks dairelerinde, hayatını, enerji tasarrufunu, yeni buluşlarını konuştuk, çalınmaması için yeni buluşlarını yazamadık.

* Akıllı sayaç üretmek nereden geldi aklınıza?
Biz Tireliyiz. Babam demirci ustasıydı. Keşfe çok yatkın bir adamdı. Araştırıp, bulup, kendi başına bir şeyler yapmaya çalışırdı. Okuma imkanı bulsaydı, kim bilir ne olurdu. Atölyede 2-3 makine yapmıştı. Demirin şekillenmesi, delinmesi, ezilerek bir forma ulaştırılması anlamında makineler yapmıştı. O zaman meslek lisesindeki hocalar, müdür falan incelemeye geldi. Bir çocuk olarak bunu görüyor, sürekli yardım ediyordum atölyede. İlkokul 4-5'te kitaplardaki bazı bilgilerin doğruluğunu, kendi işletmemizdeki çıktılarla sorgulamaya başladım. Aile olarak her akşam yemeğimizi mutlaka bir arada yerdik. Herkes gün içinde yaptığını anlatırdı. Bu sorgulamalar ister istemez bilgi sahibi olmayı gerektiriyor. Fikir beyan etmeniz için okumanız, araştırmanız gerekiyordu. Bu beni araştırmaya itti. Kuleli Askeri Lisesi'ne gittim. Bu bana ayrı bir vizyon kattı. Yatılı okulun getirdiği ciddiyet, aileden ayrı kalmak karar mekanizmamı hızlandırdı. Üniversite sınavında belli bir başarının üzerinde olanlara ayrılma imkanı veriliyordu. ODTÜ elektronik mühendisliğini kazandım. Harp okuluna devam etmedim. Silahlı kuvvetlerle ilişkimi kestim. ODTÜ'de üniversitedeki öğrenci kalitesi üst seviyedeydi. Ciddi sorgulayan, araştıran öğrenciler, buna da imkan veren öğretim üyeleri vardı. Büyüdüğümüz ortama bunun eklenmesi, bizi buralara getirdi.

SONUNDA İŞİNİ KURDU

* Babanız kurmadı herhalde işi?
Babamı lise 2'de kaybettim. İnsan bazı üzücü olaylardan avantajlarla çıkabiliyor. Yalnız kalınca insan daha güçlü ayakta durmaya çalışıyor. Bunun için yeteneklerinizi geliştiriyorsunuz. Kendinizi daha donanımlı hale getiriyorsunuz. Babamın hayatta olmaması, kurulu işe devam seçeneğini ortadan kaldırıyordu. İzmir'e döndüğümde, Vestel araştırma geliştirme laboratuvarında, Ar-Ge mühendisi olarak çalışmaya başladım. Aynı zamanda Dokuz Eylül Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi yaptım 2 yıl. Bu süreçte, kendi işimi kurmaya karar verdim.

CİDDİ AR-GE OLUŞTURULDU

* Büyük özgüven...
Mezun olurken rektör Ömer Saatçioğlu konuşmasında, "Ülkeler küçük ve ortaboy işletmeler üzerinde kalkınır ve gelişir bu nedenle starter firmalar önemli. Gidin, sahaya çıkın ve kazanın. Ne zaman kendinizi yeterli görüyorsanız hiç şüphe etmeyin, gidin, kendi işinizi kurun. Zaten bunun beceri ve donanımlarını bu üniversitede aldınız" demişti. Bu konuşma benim yolumu belirlemiştir biraz da. Sanayi sitesinde 30-40 metrekare izbe bir yer kiraladım ve hiçbir işim yoktu bu arada. Çalışırsam bir şeyler yaparım dedim, öyle de oldu. Elektronik tartı firmasının elektronik devrelerinin tasarımı ve üretim işini buldum. Derken başka elektronik firmalarının ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştım. Aradan bir yıl bile geçmeden Arçelik, yani Koç Grubu ile tanıştım. Baktım ki onların da gerçekten iyi bir elektrik devresi üreten, tasarlayan birilerine ihtiyacı var. Bu işe talip oldum. Karşımda Arçelik gibi dev vardı ama cesaretli olmak lazımdı. Ben de öyle yaptım. Gerçekten bir süre sonra Arçelik'in en önemli yardımcı sanayilerinden biri olmaya başladım. İşe başladığımın ikinci, üçüncü yılında da yılın yardımcı sanayicisi seçildim, iyi tasarım ödülü aldım.

* Başarı sadece karar verip cesur olmakla gelmiyor herhalde...
Tabii ki. Hayatımın çok çalıştığım dönemlerinden birisiydi. Gece aklıma bir şey geliyor, kalkıyor çalışırken, projenin başında uyuyakalıyordum. Yeni teknolojileri de takip ediyordum. 10 yıl içinde ciddi bir Ar-Ge oluşturduk. Araştırma geliştirmeye önem vermeyen bir teknoloji firmasının kalıcı olma şansı yok. Türkiye'de notebook kavramının neredeyse olmadığı 1992'de oturacak masamız yoktu ama elimizin altında Olivetti notebooklarımız vardı. Başka versiyon ürünlerle devam ettim. Ana konumuz enstrümantasyon diye adlandırdığımız ölçme, biçme ve değerlendirme işiydi, zaten onu yapıyorduk. Ölçme değerlendirmenin karşılığı zaten üç aşağı beş yukarı, sayaç. Ölçme biçme değerlendirmede elimizde iki tema vardır. Biri voltaj, diğeri akım. Bu iki önemli parametreyi kullanıyoruz. Bunlarla ilgili çarpma, bölme toplama işlemi yapıyorsanız, zaten eşittir enerji işlemi yapıyorsunuz. Bunun da çıktısı sayaç. Geriye onları toplayıp, ekranda göstermek kalıyor. 2000'li yılların başına gelince elektronik akıllı sayaç fikri yavaş yavaş cereyan etmeye başladı. Bununla ilgili bir takım yurtdışı çip firmalarının özel çipler tasarlamaya başladıkları bilgisi geldi. Biz o firmalarla işbirliği yapmaya başladık. İlk akıllı elektronik sayacın tasarımını yaptık.

YÜZDE 10-15 DAHA UCUZ

* Akıllı sayacı ilk yapan siz misiniz?
İlklerden birisiyiz ama ilk kimin yaptığının tayini mümkün değil. Türkiye'de pazar lideriyiz. 30-40 senedir sayaç üreten firmalar var. Biz 20-25 senelik firma olmamıza rağmen yaklaşık 10 senedir akıllı sayaç üretiyoruz.

* Akıllı sayaçlarınız tüketiciye nasıl bir yarar sağlıyor?
Akşam 22.00 ile sabah 06.00 arasında elektrik fiyatı normalinin yaklaşık 3'te biri civarında. Akşamüzeri 17.00 ile saat 22.00 arasında normalinin iki katına yakın pahalı, gündüz ise sabah 06.00'dan akşam 17.00'ye kadar normalinin yüzde 10-15'i daha ucuz. Bunlara dikkat ederek tüketiminizi yaparsanız, faturanızda yüzde 20-25 daha az gelir. İyi kullanımla yüzde 40'a varan tasarruf sağlayabilirsiniz. Normal sayaçla böyle bir avantajdan yararlanmak mümkün değil. Bu sayaç, tüketilen enerji miktarını hafızasına kaydeder. Kargaşaları önler. Örneğin evden ayrıldınız ev 3 ay sonra kiraya verildi. Bir fatura karmaşası çıktı. Tüketilen enerji kime ait geriye dönüp bakabilirsiniz. Kayıp kaçağı önleyecek donanımları var üzerinde, güvenliği de yüksek. Bu sayaçlar, özel haberleşme donanımları vasıtasıyla internetten bile takip edilebiliyor. İsterseniz internetten ne kadar enerji kullandığınızı, faturanızın ne olabileceğini görebilirsiniz. Hatta evden ayrıldınız, seyahate çıktınız, evdeki cihazların kullanabileceği enerjiyi üç aşağı beş yukarı biliyorsunuz. Mesela buzdolabı vardır takılı. Ama varsayalım elektrik sobanızı ya da klimayı kapatmayı unuttunuz. Bunu rahatlıkla görüp, evimde bir şeyler açık kalmış, elektrik tüketmeye devam ediyor deyip, tedbir alabilirsiniz.

"FATURAYI DÜŞÜRECEK DENEN CİHAZ TAMAMEN DÜZMECE"
* Elektrik faturasını düşürecek cihaz satışına ne diyorsunuz?
Bunlar, teknoloji fuarlarında sergi bile açıyor. Hatta televizyondan on-line satılıyor. Bizim elektrik sistemimizi kirleten, şebekeye yük getiren ve zarar veren sistemler. Elektrik tasarrufuna katkısı falan da yok. Yalan. Çok da fahiş fiyatla satıyorlar. Bunlar tamamen kandırmaca, düzmece. Sanal enerjinin azaltıldığı, faturanın düşürüleceği aldatmacası var. Türkiye'deki ev abonelerinin tamamında sanal enerji faturalandırılmaz ve hiçbir şekilde de faturada böyle bir ibare yer almaz. Yalan buradan başlıyor. Vatandaş da öyle sanıp taktırıyor, bir beklenti içine giriyor. Bu arada konuya odaklandığı için kendisi de bir miktar tasarruf yapabiliyor. Azalma olunca da inanıyor.

* Bildiğiniz başka sahtekarlık var mı?
Bir başka kandırma yöntemi de bazı cihazların performanslarını düşürerek, vatandaşı tasarruf yaptığına inandırıyorlar. Tipik örnek, klima cihazları. İşyerini ısıtmak için klimanızı çalıştırdığınızda, enerjisinin daha az tükettiğini ispatlıyorlar. Bana ilk geldiğinde olmaz dedim. Sonuçta enerji vardan yok olmaz, vardan yok olmaz. Ölçtüm baktım, gerçekten tasarruf elde edildiğine dair veri var. Araştırdığımızda gördük ki, cihazı yanıltıyorlar. Siz ısınmak için klimayı 24 dereceye set ediyorsunuz, fakat cihaz 21 dereceye set ediliyor. Kandırıyorlar cihazı. Mağazada 20 klima var diyelim, 20 klimayı 24 dereceye ayarladınız, fakat 21'e indiriyor. İnsanlar hafif üşüyor ama hava soğuk herhalde diyor. Ay sonunda faturada düşüşü görüyor. Tasarruf sağladığını sanıyorlar ama değil. Ertesi ay artık üşüttükleri için klimayı 27-28 dereceye getiriyorlar, o normalde yine 23-24'e çıkmış oluyor. Bunlar sahtekarlık. İnanmamak lazım.

"ÇOK TARİFELİ KULLANIM İSTİYORUM, DİYECEKSİN"
* Digital sayacı takınca düşük fatura başlıyor mu?
Sayacı kendisi alan TEDAŞ'a taktırmak için müracaat ettiğinde mutlaka, "Ben çok tarifeli kullanım yapmak istiyorum" diyecek. Sayacı alıyor ama bunu söylemiyorlar. Elektrik dağıtım firması doğal olarak kendi kurumunu kollayacağı için bunu kullandırmak istemeyebilirler. Vatandaşın bunu vurgulaması lazım. Bu kanunla verilmiş bir haktır. Sayacı kendileri almasalar da TEDAŞ'a gidip bir dilekçe verirler, "Çok tarifeli kullanıma geçmek istiyorum. Sayacımın değiştirilmesi ve bedelinin faturama yansıtılmasını istiyorum" diyebilirler bir dilekçe ile.

* Devlet de desteklemeli değil mi?
Zaten devletin enerji tüketimini günün değişik saatlerine yaymaktaki amacı, tasarruf. Tüketimi değişik saatlere yaydığınızda, yaptığınız santral yatırımları daha verimli oluyor. Türkiye'de bazı santraller günde 1 saat çalışıyor, 23 saat boşuna enerji üretiyor. Enerjiyi gün içine yaygın hale getirirsek tasarruf olur. Bu yüzden evlere akıllı sayaç dağıtmaya geçecekler. Sayaçları değiştiriyorlar. Enerji Bakanı, değiştirilecek sayaçların bedelinin 2014'ten itibaren devlet tarafından ödeneceğini açıkladı.

"SEKTÖRÜN IPHONE'UYUZ"
* Her akıllı sayaçta mı var bu özellikler?
Her sayaçta yok. Herkes çabalıyor tabii bunlar sonuçta belirli teknolojinin gelişmesini sağlayacak çabalarla oluyor. Bu bir koşu. Telefonda olduğu gibi. Herkes Iphone yapamıyor, Samsung galaksi yapamıyor. Bu da bunun gibi bir şey. Biz bu anlamda öncü bir firmayız. Bu şekilde Türkiye'ye birçok yenilik kazandırdık, kazandırmaya da devam ediyoruz.

* Sayacınızla kaç evdesiniz?
Türkiye'de 40 milyon abone var. Bunların 20-23 milyonu hala mekanik sayaç kullanıyor. Elektronik olanların yüzde 40'ı bizim. Türkiye'de en azından 7 milyon evdeyiz. Pazarın lideriyiz. 2000'den bu yana pazardayız. Günde 10 bin sayaç üretiyoruz.

"İŞLERİMİ ZAMANA YAYMAYA ÇALIŞIYORUM"
Şule Karabağlı, iktisat fakültesini bitirdi, yükseğini de yaptı ama çocuklarının yanında olabilmek için iktisadı sadece evde yapmayı tercih etti. Tıpkı hiç düşünmeden çalışma hayatından vazgeçtiği gibi, çocuklarının isteği üzerine yıllardır oturduğu huzur dolu bahçeli evinden vazgeçip, şehrin göbeğine yerleşti.

* Akıllı sayaç kullanıyor musunuz?
Yaklaşık 9-10 yıldır, her oturduğumuz evde akıllı sayaç kullanıyoruz. Sadece biz değil, tüm yakınlarımız, dostlarımız da akıllı sayaç kullanıyor.

* Enerji tasarrufu için çabalıyor musunuz?
Kullanımlarımı mümkün mertebe zamana yayarak yapıyorum. Akşam üstü 17.00 ile akşam 22.00 arasında çamaşır makinemizi, ütümüzü, kurutma makinemizi kullanmamaya gayret ediyoruz. Bulaşık makinesi hep akşam yemeğinden sonra 23.00'te çalıştırırım. Minik de olsa katkımız var.

* Bahçeli evden sonra apartman dairesine kolay uyum sağlayabildiniz mi?
Çocuklar şehirde yaşamak istedi. Oğlum lise 2'de. Gelecek yıl dershaneye başlayacak. Parla 12 yaşında. Onun SBS'si başlayacak. Merkezde eve ihtiyaç duymaya başladık. Çocuklarla bu evde daha organize oluyoruz. İyi de oldu.

* Eşinizi nasıl tanımlarsınız?
Çok çalışkan, disiplinli ve düzenli iş hayatı var. Her şey yazar çizer, planlar, ondan sonra eyleme geçer. Kafasında bir şey varsa, bütün akşamını bununla geçirebilir. Hedefe iyi odaklanır. Kimse koparamaz onu. Yapacağım

ÖN ÖDEMEDİN FAYDASI BÜYÜK
SİM kartlı sayaç çalışmanız nedir?
Sim kartlı sayaç, 2 amaçlı üretildi. Birincisi, sayacın internet üzerinde takibi amaçlandı. Diğeri de Türkcell ile yapılan işbirliğiyle mesaj göndererek sayacınıza kontör yükleyebiliyorsunuz. Sayacınız ön ödemeli hale geliyor. Ön ödeme için gidip ödeme yapmanıza, bankaya talimat vermenize gerek yok.

* Ön ödemeli sayacın ne yararı var?
Hem TEDAŞ'a hem vatandaşa yararı var. TEDAŞ parayı nakit toplamış oluyor, tahsilatla uğraşmıyor. Vatandaş ne kadar kullandığının farkına varıyor. Sürpriz fatura ile karşılaşmıyor. Ev sahibi kiracı ilişkilerini kolaylaştırıyor. Git abone ol, geri al bürokrasisini ortadan kaldırıyor, kullandığı kadarını ödüyor, hatta ayrılırken kalan kontörünü de geri alıyor.

* Uygulanabilir mi?
Mevzuat henüz çıkmadı. Bu proje yapıldı. Deneme uygulamaları yapıldı ama elektrik dağıtımının özelleştirilmesi tamamlanamadığı için bu projeler tam uygulanma sahası bulamadı. Ben öyle tahmin ediyorum, önümüzdeki süreçte ortaya çıkacak ve talep görecek. Dünyada örneği yok. Cep telefonuna mesajla kontör yüklenebilen sayaç yok dünyada.