X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AYŞE KİLİMCİ: Beyfendi benne evlenir misiniz?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AYŞE KİLİMCİ: Beyfendi benne evlenir misiniz?

  • Giriş Tarihi: 24.3.2013

Dedi bana. Şaştım kaldım. Çalışan kadın, kimseye minneti yok, ama, olmaz ki, bu kadarı da olmaz ki canım, di mi ama! Birbirimizi tanıyalım dedik. Malum bende'niz dulum, karımı severdim, ama öldükten sonra daha çok sevdim. Kadınlar size geçer not vermeyen öğretmendir, hep kanaatla geçersiniz. O yüzden ölmüş karınızı sevmek hem kolay hem iyidir. "Sevmek" de, orada dur, bir sürü kuralı var, adeta cebir dersi. Neyse işte efenime söyliym, kadın gitti mi, birçok şey de onunla gider, komşular, akrabalar, sıcak döşek, hazır sofra, neyin nerede olduğu ve huzur... Bu sonuncusu en mühimi bak. Eh, erkek milleti, desteksiz olmaz, hatta söylemesi ayıp karısı hayattayken bile destek arar. Yok, yemedik o haltı, şükür, o ayrı ilim, variyet gerektirir çünkü, biraz da cin olmayı . Eh, bizim gibi evciman, güdülebilir, huzur paketi isteyen bir beyfendi için, yaş yetmişe merdiven dayasa da, bir hanımefendi şart, eliyle, ruhuyla, gölgesiyle, ocağınızı şenlendirir, iyidir iyi... Aşk mı? Hiç bilmedim, şükür, aşk hangi partiye rey vereceğini bilememek kadar çetrefil ve fuzuli bir iş, bence...

BU SAATTEN SONRA
İnsanın tökezleme taşı bu aşk dedikleri. Gerçi hayat gailesini bitirmiş biri için öğrenilebilir, hatta denenebilir ama, yok mirim yok, bu saatten sonra gözüm yemez, aşkı... Dedi ki konu komşu, 'bu hanımefendi geçgindir', kırk yaş ne kadar geçginse artık... Ama çalışan, ekmeğini kazanan kadın harcarken dikkatli olur, seni çekip çevirir. Çocuk falan istemez, bu yaşından sonra iltifat, tektaş, mobilya şunu bunu istemez. Biz komşular gider, onu okul müdüründen isteriz. Memleketin doğusundan, kimsiz kimsesiz bir hanım evladımız, onun başında bir erkek olmuş olur, seni şefkatiyle toparlayınca sen kendine gelirsin, rahmetliyi de, derdi kederi de unutursun. Eh, iyi ya. Dedik ama, hatun zorplu çıktı. Yemeğe gittik, dedi ki 'fifti fifti Mazlum bey.' Minnet altına giremezmiş, hayat müşterekmiş, tanışma yemeğinde bile.

YENİ İCAT MERAKLISI

Düzgün giyimli, hoş, saçına başına özenli, hep berber ister bu şimdi. Hafif, güzel bir parfüm sürünmüş, gerçi parfümün çakması var artık. Örer, diker, pişirir, taşırırmış, güzel huylar, evet... Kendi soyadını koruyacakmış, ilerde, evlendiğinde. Yeni icat meraklısı. Arada bir dışarda yermişiz, Kordon gerekmezmiş, Kemeraltı, Karşıyaka'da. Canım, evi olan insan, niye dışarı harcetsin, tut ki çıktım de, kır dizini, evinde ye yemeğini. Kitap dedi, konser dedi, sivil toplum mivil toplum şeysi dedi, partilerden, barıştan marıştan çatır çatır konuştu... Azizim öğretmen de, dur orada. Bunların emeklisi kahreder insanı, ille der, en doğrusu benim bildiğimdir... Böyle gelin adayı olanı da, eli para görmüş tabii kendi başına yaşamış, yok ne erkeğe müdanası ne hısıma... Kazaen gibi yapıp bi de elimi okşasın mı... Çıkardı paketten bi cıgara, 'Arada bir tellendirmeyi severim' dedi, eh ben de çaktım emektar çakmağı, iki avucuyla ateşi koruycam diye parmaklarımı okşadı billahi. Bunun cıgarasına da para yetmez şimdi. Evet, kazanıyor, dilediğini içer, ama, belli mi olur, cıgarada durmayıp biraydı, likördü efenim?.. Kadın hem meslek sahibi, hem özgürlüğünün sahibi, fifti fiftiden çakmak tutan eli okşamaya kadar, bak sen şu işe... Rakı da söyledik, demesi ayıp... Bize aşina olmayan işler, ama, hoş da ha, biliyor musun? Pat diye sorsun mu, 'Beyfendi, bennen evlenir misiniz?' diye. Sen olsan korkmaz mısın? Korktum birader.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.