X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sözde değil, gözde dostluğun ürünü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sözde değil, gözde dostluğun ürünü

  • Giriş Tarihi: 8.4.2013

Tekstilciler Vassilis Karavasilis ile Mehmet Küpelikavas, 2 milyonluk yatırımla Urla İskele'de yıllardır atıl duran Batisin Kahvesi'ni yeniledi

Yorgo Seferis ve Necati Cumalı gibi sanatçıların eserlerinde adı geçen, kemerli yapısı, 200 yıllık geçmişiyle tarih kitaplarında yer almış ve uzun yıllar boyunca harabe olarak beklemiş Batis'in Kahvesi, 2 milyonluk onarımın ardından geri döndü. Restoran ve bar olarak hizmet veren mekan, birbirinden leziz Yunan yemeklerini de müşterilerine sunuyor. Biri Yunan, diğeri Türk iki tekstilci. Birinin adı Vassilis Karavasilis, diğerinin Mehmet Küpelikavas, 2 milyonluk yatırımlarıyla, yıllardır atıl halde duran ve geçmişi 200 yıla dayanan Batis'in Kahvesi'ne yeniden hayat verdiler. Batis'in Kahvesi, Osmanlı liman yapılarından biri olarak inşaa edilmiş ve 50- 60 yıl öncesine kadar da Rum vatandaşı Batis tarafından kahve olarak işletilmiş bir yapı. O yıllarda önemli bir liman ve ticaret merkezi olan Urla İskele'de yer alan Batis'in Kahvesi özellikle tüccarların buluştuğu sosyal bir mekan olarak biliniyordu. 10 yılı aşkın süredir dostlukları bulunan ve tekstil sektöründe işbirliği içinde olan Karavasilis ve Küpelikavas, Urla'nın tarihi mekanı Batis'in Kahvesi'ne büyük bir yatırım yaparak tarihin izlerini silmeden güzel bir butik otel ve restoran yarattı. Aynı zamanda Selanik'te 14 bin 500 metrekarelik bir tekstil fabrikasına sahip olan Karavasilis ile Kos Adası'nda yaşayan ortağı Mehmet Küpelikavas, Batis'i gördükleri anda bu yıkık dökük ama ihtişamlı binadan çok etkilenmiş. "İçimiz cız etti ve bu binayı yeniden ayağa kaldırıp, yaşatmak istedik ikimiz de" diyen Yunan ve Türk ortaklar, Batis'in çok farkı bir yer olması için kolları sıvamış. Üç ay gibi kısa bir sürede bitirebilecekleri yenileme süreci, binanın tarihi bir değer taşımasından dolayı 8 ay sürmüş. Binanın Anıtlar Kurulu'nun kararıyla aslına uygun bir şekilde inşaa edildiğini ve tek bir taşın bile zarar görmemesi için, geceli, gündüzlü çalışanların başında nöbet tuttuklarını belirten Mehmet Küpelikavas, "Hayatta en önemli şey kazanç değildir. Böyle tarihi değerlerlere saygı duyuyoruz ve keyifle yaşatmak istiyoruz" dedi.

HAYALİMİZDEKİ YAPIYDI
Karavasilis, "Tarih kitaplarında var olan bir liman olması, taş ve ahşabın birlikteliğinin yüksek tavanlarda buluşması bizim için çok anlamlı. Hayalimizde böyle bir yapı vardı" diye konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.