X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Otel değil, sanki canlı müze
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Otel değil, sanki canlı müze

  • Giriş Tarihi: 9.4.2013

MV Holding bünyesinde yer alan Swissotel Büyük Efes'te şu sıralar bir koşuşturmadır gidiyor. Bünyesinde başlattığı Swissotel Büyük Efes Sanat Günleri öncesinde, Yönetim Kurulu Üyesi Banu Vargı Tümay ve Genel Müdür Rıza Elibol ile yapılanları ve yapılacakları konuştuk. Çok değerli sanatçıların eserlerini sergileyen Büyük Efes, bir müze misali sanatı ve sanatçıyı İzmir'de buluşturuyor.

Banu Hanım, sanata olan ilginiz aileden mi geliyor?
- Küçük yaşlarımdan beri sanatla iç içe olan bir ailede ve çevrede büyüdüm. Çok büyük koleksiyonları yoktu belki ama sanata karşı oldukça ilgili bir ailem vardı.

Yaşam alanınızda sanat eserlerine bolca yer verir misiniz?
- Onunla birlikte yaşamaktan zevk alacağım, bakmaktan sıkılmayacağım, hatta ilk görüşte içimde bir kıvılcım yaratan sanat eserlerini satın almayı seviyorum. Piyasada "Bu çok para edecek" gibi yaklaşımlar var ama ben sevdiysem eğer maddiyatına çok bakmıyorum. Çok sevdiğim bir eseri en doğru fiyatta almaya gayret gösteriyorum. Mesela Adnan Varınca'yı her zaman çok seviyorum. Mustafa Ata, Ergin İnan, Mithat Şen, Sara Moris'te beğendiğim sanatçıların başında geliyor.

Aynı zamanda çok başarılı bir iş kadınısınız...
- İş hayatına üniversiteden mezun olur olmaz atıldım. O zamanlar ailem tekstil işindeydi. Babam, "Ya sabah gel Pazarlama'da işe başla ya da başka birini alacağım" dedi. Apar topar işe başladım. Hiçbir zaman iş hayatının dışında olmak istemedim. Yaz tatillerim hep şirketlerin ithalat, ihracat bölümlerinde staj yaparak geçiyordu, hatta Sabah Gazetesi'nin reklam bölümünde de staj yapmıştım.

İş hayatında babanızda aldığınız en önemli öğüt neydi?
- Her zaman şeffaf olmak, güven vermek.

Siz turizm sektörüne girerken yatırımlarınızı İzmir'e yaptınız. Muhteşem bir otel projesi ile eski Efes Oteli'ni Swissotel Büyük Efes olarak yenilediniz.
- İzmir'de olan yolumuz önce otel, daha sonra enerji yatırımı ile kesişti. Burası tabii ki çok önemli bir lokasyon. O yüzden buradaki yatırımımız ne kadar uzun sürede geri dönecekse de bizim için çok değerli.

Siz yaptığınız yatırımlarla neredeyse bir otel değil, sanat merkezi yarattınız.
- Efes Oteli eski haliyle de sanatla iç içe olan bir oteldi. Paparazzi kültürünün başladığı ilk yerlerden biriydi. Zaten burası, halkla, sanatçıyla bütünleşmiş bir oteldi. Bizde o kültürü devam ettiriyoruz.

Kitap çok beğenildi. Kitap çıkarma fikri nasıl oluştu?
- Otelin mimarisini tasarlarken sanatla harmanladık. Çünkü geçmişinde de bu şekildeydi. 1964 yılında otel açıldığında Bedri Rahmi Eyüboğlu, Atilla Galatalı'nın eserleri zaten otel içindeydi. Biz bunları oteli yenilerken restore ettik, yeni yerlerine taşıdık. Kitabı da ikinci senemizde çıkardık. Burada hakikaten güzel bir seçki var. Hem bunu otele gelen gelmeyen herkesle paylaşalım, hem de arşivimiz olsun amacı ile yaptık. Tabii sanatlar koleksiyonlar hiçbir zaman durağan olmuyor, gelişiyor. Bu kitaptan sonra bile iki tane heykelimiz eklendi. Otelimizde sanat turlarına şimdi bu Büyük Efes Sanat aktiviteleri ile tekrar başlıyoruz. Otel içinde rehberli turlarımız olacak. Yurtdışında sergileri gezerken, hep "bu Efes'te güzel durur, buraya koyarız" diye düşünüyorum.

Diğer şirketlerinizde de bu kadar çok sanat eseri bulunuyor mu?
- MV Holding'te de sanat eserleri var ama oraya binlerce kişi girip, çıkmıyor. Bu sebeple eserleri burada paylaşmayı tercih ediyoruz.

Swissotel sanat etkinlikleriniz bize biraz açabilir misiniz?
- Dinamo 1 ile başlamak istedik. Genç sanatçılarla başlamak istedik. Çok güzel sanat eserleri var ama ortaya çıkması için desteğe ve özveriye ihtiyaçları var. Biz de en azından İzmir içinde bunlara yer vermek istiyoruz. Bu zaman zarfında çeşitli söyleşiler olacak, üniversiteleri ağırlayacağız.

Son olarak Lorenzo Quinn'in bir eserini getirdiniz...
- Çok yakın bir zamanda Londra seyahatim sırasında eserlerini gördüm. Daha önceleri de hep duyuyordum ama Londra'da çok daha büyükleri kamusal alanlarda, caddelerde, meydanlarda bulunuyor. Rabarama eserini de Cannes'da Cote d'Azur'ün sahilinde duruyordu. Biz onu da orada beğenip getirtmiştik. Bizim heykelimizin adı Aşk. Bağlılığın ve sevginin simgesi. Heykel hareketli, ama asla düşmüyor. Bu da her şeyin dengede olduğu anlamına geliyor.

KENTİMİZ İÇİN ÖNEMLİ FIRSAT
Rıza Bey ne kadar güzel gelişmeler oluyor, sizin duygularınız nedir?
- Ben her fırsatta söylüyorum, Swissotel Büyük Efes'te çalışmaktan büyük onur duyuyorum. Otelimizin sahiplerinin sanata değer vermesi otel müdürleri için bir ayrıcalık. Canlı bir müzenin içinde çalışıyorsunuz. Ona göre müşteri kaliteniz ve müşterinizin değeri farklı oluyor. Banu Hanım ile çok ortak görüşlerimiz var. Bu serginin açılması yaklaşık 1.5 yıllık bir çalışma meydana geldi.

Büyük Efes sanat projesi İzmirli için bir fırsat değil mi?
Bizim de amacımız bu. Değişik sanatçıları buraya davet etmek, onlara farklı şeyler göstermek, farklı tatlar tattırabilmek... Devamlı bir gayret içerisindeyiz. Web sitemiz www.buyukefessanat. com'dan da misafirlerimiz sanat etkinlik lerimiz ile ilgili duyurularımızı takip edebilirler.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.