X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AYŞE KİLİMCİ: Konuşmak gibisi var mı?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AYŞE KİLİMCİ: Konuşmak gibisi var mı?

  • Giriş Tarihi: 14.4.2013

Ökkeş abim bana acır, ben ona. Avluda, eve bitişik iki duvar çevirdi, üstüne, sığacağım yükseklikte çinço çattı, ön açık, kapusuz. Ben orda sıcacık uyurum, önümde arpa çanağım, çinko çatı üstünde bazan yağmur, bazan güneş, kuru yapraklar, mutluyum, inan olsun... Ökkeş abimgil buralı, asillerden olur. "Te şu kavaktan şu uçuruma kadar benimdir" deyip, çevirmiş. Bizimkiler gelmeden beni getirdi, sınır mınır yoktu, şöyle bir dolandık, bağdaş kurup toprağa çöktü, tellendirdi bi cigara, ben çayırı yüzünden tattım. "Sen de beğendin de mi oğlum?" dedi, beğenmem mi, bayıldım... Bir gecede örttük çatıyı. Mahallenin insanları elele verdi, hop, al sana tarlanın ortasında bi ev. Resim defterine boyalı kalemle çizse çocuk, bu kadar tez yapamaz. Fındık dalıyla su aradı, definecinin çırağı. Yaptı bir kuyu, oh, safam olsun. Kira evinden buraya göçtük, ben çektim getirdim, ev külfetini. Hava da mis mi sana, esti mi imbat, gece gök yıldız dolu, daha o vakit benim ev yapılmamış. Kıyıda bir deli zeytin vardı, küçücük, ona bağladılar. Tulumbayla suyu evin yakınına çekti Ökkeş abim. Koca tarlanın dört ucunda dört evcik, gökyüzü silme yıldız, bi de imbat...

SALAMO'NUN KARISI

Yol üstündeki evden Salamon efendinin karısı geldi, elinde defi, şıngır mıngır, "Hoşgeldiniz, safalar getirdiniz" demeye. Onlar fi tarihinde, Musa Peygamber, Kızıldeniz'i asasıyla yardığı zaman, denizin içinden def çala çala çıkmışlar... Kocası bizim ahbap, Ökkeş abime mal verir, düğme, orlon, tığ, maraka, çıtçıt... İki camlı dolabımız var, eni dar, ama, içi geniş, bizim evler gibi. O dolapları yükler sırtıma, gönül hoşluğu oldu muydu, bi şeycik ağır gelmez insana, yani bana da...

BOYOZ VE SALEP

Sabah, Salamon efendi kolunda camekanlı sepetiyle boyoz satar, biz salebe çıkarız. Öğlen az soluklanırlar, kolay değil, sonra ver elini gene sokaklar... Katlanır tahta metresi koynunda, kumaşları omuzlarında gezer bağırır Salamon efendi: "Baaasmaaci, eyi kumaş, parça kumaş, yünlü, ipekli e haydii..." Biz çanımızı çalıp geçeriz mahalle aralarından, "Sertçi geldi, gidiyor..." Bi de karadutçu Arap Memet var, komşumuz. Yazın karadut suyu satar, el arabasında, kışın şambali. Kimse su dökemez onun eline, öyle ustadır. Berber Mustafa'yla arası iyidir. Erkek berberi ama, örgü de örer, takdir ederim adamı. Dili tam dönmez hiçbirinin Türükçeye. Mısta abi Giritli, karadutçu çok uzak bi ülkeden. Salamon "Dedelerim buralı" der ya, kulağasma. Benim soy sop hepten karanlık. En son Vartolu bi aile geldi, elde yok; sırtta, başta yok, dil yok, umut yok, garipler, benim evim kadar evleri yok. Küçücük bi fırın vardı, sokağı dönerken, yemek atardı fırına Laz Dursun, şekerli halka, tatsız tuzsuz gevrek pişirirdi, edemedi, topu attı. O fırına sığındılar. Fırının içine döşek serip küçüklerini yatırdılar, tezgahla vitrinin arasına sedir koydular, geceleri de kendileri yattılar.

ASİL DİL, CİLVELİ DİL

Kimsenin dili esaslı değil, mahalleden geçen gevrekçininki en asil dil... Dursun efendininki cilveli bir dil, Ökkeş abim mektepli Türkçe, berber Mustafa'nın anadili Elenika, yabancı dili Türükçe. Karadutçu yalel söyler, ama, çat pat konuşur, anlaşır canım, o kadar da değil artık. Vartolular hepten ahraz, bilmez kimse ne söyler bu insancıklar? Çala çala bir havaya döndük valla. Sen niyete bak... "Ehlen sehlen ya Mustfa", diye sorar karadutçu, "Eeeyi, be Memet amca, nassın, ee iyisin" der o da ona. Salamon efendi, "Yeldik yediyoruz, şen olasın Halep şehri" der, iki lafının başında... "Basmacı Salamon boş yitmesin" "Rabbime bin şükür olsun" der Ökkeş abim, dilimin kantarı düzgün neysemkine. "Azillerdeniz be yav biz. Atalarım Selanik'ten benim, ya senin atalarınız nerden usta?" Vartolu komşuların da dili çözüldü tez zamanda. En son onlar konuştu, en geveze onlar oldu. "Maşşala maşşala, ne güzel alırız veririz, şükür ola. Para tunne, mektep tunne, iki göz bi ev tunne, yatarız fırında. Ne gam? Söktük dili, konuşmak gibisi var mı?"

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.