X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Fotoğraf makinesi onun en iyi dostu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Fotoğraf makinesi onun en iyi dostu

  • Giriş Tarihi: 24.4.2013

Ünlü şarkıcı Fikret Kızılok'un oğlu Yağmur Kızılok, dünyayı gezip gördüklerini deklanşöre basıp zamana kaydediyor

Yağmur Kızılok'u sima olarak tanımayabilirsiniz ancak yaptığı ulusal ve uluslararası işlerde onun objektifine yansıyan karelere aşinasınızdır... Her fotoğrafında "ah keşke ben de o karenin içinde olsaydım dedirten" Yağmur Kızılok'un yaptığı işleri bütün olarak sevdiğim kuşkusuz gerçek. Yağmur Kızılok'la moda sektöründeki başarısını ve babasıyla olan ilişkisini konuştuk.
Fotoğrafa olan merakınız nasıl gelişti?
Fotoğrafa merakım, 15-16 yaşlarında İtalya, Floransa şehrine yaptığım uzun ziyarette, kendimi yalnız hissedip, fotoğraf makinesi ile iyi arkadaş olmamla başladı.
O zamana kadar ne olma hayalin vardı?
İnsan o kadar çok şey olmak istiyor ki arayıştayken inanın buraya sığmaz olmak istediklerim.
Fotoğrafta bir çıkış noktan var mı?
Gerçeklik ve yaşam içerisinde fark edilmeyen ayrıntılar.

7 AY TEKNEDE YAŞIYOR

Photoshop kullanıyor musunuz?
Evet kullanıyorum ama o beni kullanmıyor. Demek istediğim, photoshop başında geçirdiğim zamanı minimum da tutmaya çalışıyorum. Renk düzeltmeleri dışında pek fazla fotoğraflarımı kurcalamıyorum.
Daha önce kaç sergin oldu?
Solo ve karma yaklaşık 15-20 kez işlerimi sergileme fırsatı buldum.
Nasıl değerlendiriyorsunuz insanların fotoğraf merakını?
Benim giderek daha çok kişinin fotoğraf çekmesinden bir rahatsızlığım yok. Bilakis memnunum. Ucuzlayan fotoğraf makineleri, Instagram gibi uygulamalar fotoğrafı demokratikleştirdi bence. Artık teknik olanaklar üç aşağı beş yukarı aynı. Bütün mesele, onu kullanan gözün nasıl baktığı ve gördüğü.
Bir fotoğrafta seni etkileyen nedir?
Kesinlikle bana geçirdiği duygu. Tekniği ve estetiği daha sonradan geliyor.
Bodrum'da neden bir evde değil de teknede yaşıyorsunuz?
İstanbul'da bir evim var. Galata'da yaşıyorum. 3-4 ay İstanbul'a zor dayanıyorum. 6-7 ay kendimi denizde yaşamaya adıyorum ve eğer ekonomik durumum müsaade ederse geri kalan 2-3 ayı da dünyanın herhangi bir noktasında geçirmeye çalışıyorum. Neden teknede yaşadığıma gelince; çünkü bu çocukluğumdan kanıma işleyen bir şey. Kendimi daha mutlu hissediyorum. Evimi yani teknemi istediğim yere taşıyabiliyorum. Rüzgarı, yağmuru, fırtınayı birebir hissetmek bana hayatı daha gerçek hissettiriyor.
Senin müzikle aran nasıl, ne tarz dinlersin?
Çok ayrım yapmam. Dünya müziklerini yapıldıkları dönemle ilişkilendirip keşfetmeyi severim. Sabahları klasik müzik, uzun gecelerde caz dinlemeyi severim. Bağırmadan çağırmadan derdini veya davasını zarifçe anlatan, lirik müzikleri daha çok seviyorum.
Sesin nasıl? Müziğe adım atmayı düşünüyor musun?
Banyodayken sesim güzel ama o kadar! İleride tamamen teknemde yaşarken bir müzik enstrümanını hatmetmek istiyorum.
Son projen ve gelecekle ilgili planların neler?
Ülkemizde fütursuzca ve kontrolsüzce gelişen inşaat sektörü ile site hayatı üzerine bir çalışma yapıyorum. Gelecekle ilgili her şey belirsiz. Artık ticari reklam ve moda fotoğrafını artık pek çekmek istemiyorum.
Fikret Kızılok ile babaoğul ilişkiniz nasıldı?
İçten, yalansız, sevgi dolu ve analitik. 23 yaşında kaybettim kendisini. Genç bir erkek olarak aklım bir karış havadaydı. Şimdiki aklımla ve algımla, hayatımda olmasını çok isterdim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.