X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Üniversite hastanelerini üç düzenleme kurtarır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Üniversite hastanelerini üç düzenleme kurtarır

  • Giriş Tarihi: 6.5.2013

DEÜ Rektörü Füzün, üniversite hastanelerinin maddi açıdan zorda olduğunu belirtti, "Sağlık hizmetlerindeki ücret sistemi iyileştirilmeli Tam Gün Yasası esnek hale gelmeli, memur maaşını devlet ödemeli" dedi

Egeli Sabah'ın geleneksel Sabah Kahvesi'nin bu haftaki konuğu Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün ve yakın çalışma arkadaşları oldu. Rektör Füzün, bugüne kadar yaptıklarını ve geleceğe dönük planlarını anlattı. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü'nde gerçekleşen Sabah Kahvesi'ne, Füzün'ün yanı sıra, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil Köse, Genel Sekreter yardımcıları Abidin Öztürk, avukat Sema Marmara, Teknoloji Geliştirme Merkezi Biyomedikal Arge Merkezi ve Öğrenci Kulüpleri Sosyal İşler Sorumlusu Sezer Altan katıldı. DEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 2012 itibariyle 110 milyon lira borcu olduğunu belirten Füzün, 60 milyon lira da açıkları olduğunu ifade etti. Bazı ameliyatlardan zarar ettiklerinin de altını çizen Füzün, "Ben rektörlüğe geldikten kısa bir süre sonra 2008'de hastalardan, kurumlardan para alma olayı kalktı. Bir tek para aldığımız yer SGK kaldı. SGK'nın da katı kuralları var. 'Bunun fiyatı bu kadardır' diyorsa onu alıyoruz. 6 yıldan beri SGK bir kuruş zam yapmadı. Bu çok ciddi bir sorun. Bunu Sağlık Bakanlığı'na ilettik. Sağlık alanında biz bir çok şeyi pahalıya alıyoruz. Emekliler ile birlikte yaklaşık 90 hoca son 3 yılda hastanemizden ayrıldı. Ya muayenehane açtı ya da başka kuruma geçti. 4b dediğimiz devlet memuru yapılmış kişilerin maaşlarını döner sermayeden sağlıyoruz. Bu üç nedenden dolayı üniversite hastaneleri zor durumda" dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi'nde üst yapılanmada iş bölümünü nasıl yaptınız?
İkinci rektörlük dönemimde, üst yapılanmada şöyle bir şey düşündük. Rektör yardımcımızın iki görevi var. Birincisi öğrenci yetiştirme, diğeri de araştırma. Bir rektör yardımcımızı araştırmadan görevli yaptık. Bunun için de Prof. Dr. Murat Özgören hocamızı rektör yardımcısı olarak görevlendirdik. Diğer rektör yardımcımız Prof. Dr. Recep Yaparel hocamızı da eğitimden sorumlu olarak değerlendirdik. Rektör yardımcısı Prof. Dr. Halil Köse hocam ile birlikte kıdemliyiz. Biz de bunların dışında üniversitenin başka ne işi varsa, hepsini yapıyoruz. İş bölümünü de böyle yaptık.

Rektör olmaya nasıl karar verdiniz?
2004 dönemiydi. Prof. Dr. Halil Köse hocamız ile birlikte aday olmayı planladık. Halil Hoca'yla konuştuk. 2004'te ben onun için çalıştım. 2004'te Emin (Alıcı) Bey atandı, Halil Hoca rektör olamadı. Bu kez 2008'de "Ben aday olacağım" dedim. Ben ikinci, Halil Hocam üçüncü oldu. Hocam "Adaylıktan çekiliyorum" dedi ve çekildi. 3. olmasına rağmen isminin listeye girmesini istemedi. İsmi YÖK'e de, Köşk'e de gitmedi. Ben rektör oldum. 2011'de Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rifat Sami Aksoy rahmetli oldu. Kadro boşalınca Halil Hocam da sağ olsun rektör yardımcısı olmayı kabul etti.

'ZARAR EDİYORUZ'
Üniversite rektörden ne bekler?
İki şey bekler. Biri para, yani laboratuvarların, binaların yapılması için. Bir de kadro. Şu ana kadar şükür ki fena gitmedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nin çok borcu olduğu söyleniyor.
Yıllar evvel Emin Alıcı'nın söylediği bir sözü hatırlıyorum. "O kadar paramız var ki nereye harcayacağımız şaşırıyoruz" diyordu. Bunu 10 yıl önce Tıp Fakültesi'nde söyledi. Neden? O zaman öyleydi. Yasanın verdiği yetkiler doğrultusunda mesai dışında hastalardan ücret alabiliyorduk. Örneğin, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü'nün hastalarına bakıyorduk ve kurumlardan paramızı tahsil edebiliyorduk. Fatura ettiğimizde hiçbir kontrole girmeden bize güveniliyordu ve onu ödüyorlardı. Ben rektörlüğe geldikten kısa bir süre sonra 2008'de, hastalardan, kurumlardan para almak kalktı. Bir tek para aldığımız yer SGK. SGK'nın da katı kuralları var. "Bunun fiyatı bu kadardır" diyorsa, onu alıyoruz. 6 yıldan beri SGK bir kuruş zam yapmadı. Bu çok ciddi bir sorun. Bunu Sağlık Bakanlığı'na ilettik. Sağlık alanında biz bir çok şeyi pahalıya alıyoruz.

Bazı ameliyatlarda zarar ettiğinizden söz ediliyor? Buna rağmen neden hala ameliyatlar yapılıyor.
Doğru. Ameliyatları yapıyoruz, çünkü üniversite olarak "Bu ameliyatları yapmayın" deme şansım yok. Bırakın hizmeti, ben eğitim yapıyorum. Kalp ameliyatlarından zarar ediyoruz. Ben "Şu ameliyatı yapmayın" dersem, orada kalp cerrahisinde eğitim alan kişinin eğitimini engellerim. Bunu 3-4 seneden beri söylüyorum. Bu birinci mesele. DEÜ Hastanesi neden bu hale geldi? Yapılan değişiklikler sonucunda birçok değerli hocam bizden ayrıldı. Emekliler ile birlikte yaklaşık 90 hoca son 3 yılda bizden ayrıldı. Ya muayenehane açtı ya da başka yere geçti. 90 profesörden bahsediyoruz. Çalışma koşulların böyle uygulanmasından dolayı ben 90 hocadan yararlanamıyorum. Bir başka mesele de gelirlerimizin azalması yanında n 4b'li dediğimiz grup, devlet memuru yapıldı. Ama onların maaşını hala biz, artmayan döner sermaye gelirinden ödüyoruz. Döner sermaye var ancak sadece SGK'dan para alabiliyoruz. Sonuçta bundan bütün üniversite hastaneleri yara aldı. Eskiden hastanemizden beklenti çok yüksekti. Ancak bu şartlarda hekimlerimize iyi para veremiyoruz. Veremeyince de eski hizmeti veremiyoruz.

Üniversite hastanelerinin daha iyi hale gelmesi için neler yapılmalı?
Üniversite hastaneleri 3 şey istiyor. Bunu Sağlık Bakanlığı'na da sunduk. SGK fiyatlarına yüzde 30 zam istiyoruz. Hocalarımızın vakıf ve özel hastanelerde olduğu gibi para verecek hastalardan mesai saatleri dışında para alınabilmesini istiyoruz. Özel ameliyat yapılabilsin. Devlet memuru yapılan çalışanlarımızın maaşları da normal bütçeden ödensin. Bu üç şey yapılırsa bir çok üniversite hastanesi bulundukları zor durumdan kurtulurlar. Bir çok üniversite hastanesi açık veriyor. Sayın Bakanımızdan ümitliyim. Torba yasasında değişiklikler geliyor.

Hastanenizin ne kadar borcu var?
2012 sonu itibariyle yaklaşık olarak 110 milyon lira. 60 milyon lira da açığımız var. Açığın nedeni de daha önce açıkladığım 3 neden.

FESTİVAL İÇİN DESTEK BEKLİYORUZ
Dokuz Eylül Üniversitesi geçtiğimiz yıl 10 yıl aradan sonra 12. Film Festivali'ni yaptı. Bu sene de festival olacak mı?
Ara vermeden devam etme niyetindeyiz. Bu sene de yapmaya çalışıyoruz. Geçen yılki bütçesi 1 milyon lira civarındaydı. Yine aynı miktar paraya ihtiyacımız var. Bu kaynak bulunursa yapacağız. Geçen yıl 1 milyon liralık bütçenin 3'te birini Başbakanlık, 3'te birini İZKA karşıladı. Büyükşehir Belediyesi de konaklama, ulaşım bedellerini karşıladı. Henüz bu kaynaklarla ilgili hiçbir yerden söz alamadık. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak bu işe çok hevesliyiz. Güzel Sanatlar Fakültesi'nden Prof. Dr. Erkan Yılmaz başkanlığında 5 kişilik ekip festivali yürütüyor. Ancak destek şart.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.