X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER HÜLYA DİNÇEL: Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

HÜLYA DİNÇEL: Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar!

  • Giriş Tarihi: 31.5.2013

Sevgili okurlarım barış, özgürlük, hoşgörü, saygı, sevgi uzun süredir günlük konuşma dilimizde her gün bir kaç kez zikrettiğimiz kavramlar oldu. Bu sözler kavram ötesine nasıl geçer, bütün mesele bu! Yani olmak ya da olmamak ...Var olmanın getirdikleri! Ben maalesef Diyarbakır buluşmasına gidemedim. Herhalde İzmir Büyükşehir Belediyesi belli bir genelleme yaptı. Yer alamadık... Çok isterdim doğrusu. Buradan sitemimi de yollayayım bu arada sevgili Reşat Yörük dosta! Ancak uzun süredir Doğu Anadolu'da Besa Kurumu projeleri dahilinde iletişim ve diksiyon üzerine eğitimler veriyorum. Yaklaşık 7 ay oldu, neredeyse ayda bir kez Doğu Anadolu'dayım. Gördüm ve anladım ki son gittiğim de gerçekten terör korkusu yok! Cudi Dağları'ndan Tunceli sınırına kadar gezdim. Daha önce Adıyaman- Diyarbakır sınırında bir köyde de kalmıştım. Beni konuk eden ev sahibi oldukça huzursuzdu güvenliğim konusunda. Hiç unutmayacağım iki delikanlı oğlunu da gece kaldığım eve yollamıştı. Olay olduğunda kış başıydı. Köprüden epey sular akmış yani. Kim terör ister, kim evlatları toprak olsun ister, sorarım sizlere. Ana anadır.Evladını kaybeden her ananın yüreği biter. Yıllarca el ele , omuz omuza yaşadığımız bu topraklarda nasıl bu hale getirildik, vebali nerede aramalı? Hiç unutamayacağım bir olayı paylaşmak istiyorum, canım okurlarım. Rahmetli İsmail Cem İpekçi, Yeni Türkiye Partisi'ni kurmuştu. İzmir'den İl Yönetim Kurulu için seçilen kadın üyeler arasında ben de vardım.İsmail Cem İpekçi gibi değerli bir insana nasıl hayır denilebilir. Neyse Asarlık'ta bir ev toplantısı düzenlenmesi söz konusu oldu. Ben yapabilirim dedim, kolları sıvadım. Daha önce İTO Vakfı uyuşturucu mücadele programında tanıdığım aileler vardı. Geldik bir eve... Ev hınca hınç dolu! Ben anlatıyorum; kadın nasıl güçlenir, demokrasi nasıl oluşacak... O ara genç bir kadın kalktı ayağa "Sen Kürt müsün, Türk müsün" diye bağırdı! Ben durdum, gülümsedim ve döndüm; -Bak kardeşim ben neyim? -Anlatayım ;sen karar ver dedim! -Ben Ankara'da doğmuşum, babam Ege Üniversitesi'ni kurmakla görevlendirilmiş. 1955'te İzmir'e gelinmiş, İzmirli olmuşum. Babamın annesi Adana ve Tarsus kökenli. Babamın babasının kökleri Elazığ Palu! Annemin annesi Bolulu, büyük ihtimal Çerkezler!Babası ise Bitlis Ahlatlı... Kökleri ise kafkas! -Hadi şimdi sen karar ver ben nereliyim, neyim! Tabiii derin bir suskunluk oldu ve diğer oturanlar kalktı, bana sarıldı. Bu geniş yelpazede ve kültür zenginliğinde artık Kürt, Türk, Laz, Ermeni, Rum, Yahudi böyle bir ayırım olmamalı... Biziz... Biz hepimiziz beraberiz! Bu ayırımı ve bölücülüğü yapanlar yıllarca nemalandı insanların sırtından. Bu kan dinmeli artık. Kardeş kardeşi öldürmemeli. Silah ve ilaç sanayi beslenmemeli bu vahşetle! Doğu da cennet gibi olmalı yolları, hastahaneleri, okullarıyla. En önemlisi ekonomi. Yatırım Ankara ötesine de yapılmalı. Hayvancılık, tarım desteklenmeli. Fabrikalar yükselmeli oralarda da. Ama temel atıp , teşvikleri alıp geçmişte olduğu gibi yarı yolda bırakmamalı. Fabrika dumanları gerçek olmalı. Özel üniversite cenneti olmalı doğu. Aynı Kıbrıs gibi. Ve özel hastahaneler kurulmalı, organ nakli merkezleri yığılmalı. İnsanlar Hindistan'a, Pakistan'a gideceğine Doğu Anadolu'daki hastanelere gelmeli. Geçenlerde Malatya'da 1000. karaciğer nakli yapıldı. Ve Malatya karaciğer naklinde dünyada birinci oldu.Ne kadar iftihar duyacağımız bir durum! Sevgili okurlarım ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar! İşin özü bu! Anaların ağlamayacağı, gülen günler dilerim hepinize.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.