X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Artık ülkemde kendimi güvensiz hissetmiyorum"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Artık ülkemde kendimi güvensiz hissetmiyorum"

  • Giriş Tarihi: 2.6.2013

Neden koruma verilmişti size?
2007 yılında da Hıristiyanlara karşı bir furya vardı Malatya Zirve Yayınevi olayı olduğu dönemde. O zaman Denge Gazetesi'nde yazan MHP İlçe Başkanı, "Uyuşturucu kaçakçıları ve misyonerler mesken mi tuttu" diye, beni ismimi de vererek hedef göstermişti. Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundum. Buca Lisesi'nde bir emekli paşa, benim hakkımda kötüleyici, Ortadoğu'daki misyonerlerin başı diyerek her türlü yalanı söylemişti. O denemde saldırı planlanmış bana karşı. Bu nedenle Cumhuriyet Savcısı koruma verdi. Bu Ocak ayına kadar, 6 yıl boyunca sürdü. Artık koruma istemiyorum diye dilekçe verdim. Kendimi güvensiz hissetmiyorum ülkemde. Ülkemi seviyorum. İzmir örnek bir şehirdir farklı inançlara saygı konusunda, anlayış konusunda.
Ama hala ailenizi deşifre etmek istemiyorsunuz?
Ailemi çocuklarımı bu işin dışında tutmak istiyorum. Tedbirli olmak gerekiyor. Yurtdışında olumsuz bir olay oluyor, ortalığı karıştırmak isteyen insanlar çıkıyor, İslam dini, Hazreti Muhammed hakkında olumsuz şeyler söylüyorlar. Bunlar Türkiye'ye de olumsuz şekilde yansıyor. Böyle ırkçı kişiler çıkıyor. Bu yüzden tedbirli davranmak zorunda hissediyorum kendimi.
Kilisede verdiğiniz iftarla çok gündemde kaldınız?
Yalçın Sevimli beni iftara davet etti. Müftü, Belediye Başkanı, protokol vardı. Gittim. İlk defa böyle protokolün olduğu yemekte yer aldım. Onun üzerine müftüyü davet ettim, o da geldi. İZDİM Başkanı Şemsettin Ayyıldız bizi Şifa Üniversitesi'nde kahvaltıya davet etti. Sonra iftara davet ettiler. Onun üzerine biz de geçen yıl iftar yemeği verdik. Bazı kiliselerden büyük tepki aldık niye kilisede iftar veriyorsunuz diye. Bizim imkanımız böyle olduğu, bahçemiz müsait olduğu için verdik. Başka yerde iftar yemeği verecek paramız yoktu, bahçemiz de müsaitti. Ne mutlu ki Ramazan gününde Müslüman, Hıristiyan, Musevi, Katolik inançlar bir araya gelip yemek yiyebiliyor, birbirleriyle oturup konuşabiliyorlar. İzmir'in farkı bu. Herkesin inancı kendine. İzmir'de karşılıklı saygı var. Bu bir hoşgörü. İnsan olarak pekiştirmemiz gereken ana unsur bu. Sevgiyi, saygıyı, güveni, hoşgörüyü pekiştirmek zorundayız.
Kiliseniz geçmişte Sultan Abdülaziz tarafından korumaya alınmış...
Kilisemizi 1865'te Sultan Abdülaziz ziyaret etmiş. Ardından, bir ferman yayınlamış, "Bu kilise, padişahın özel koruması altındadır. Tamiri, bakımı, onarımını, giderlerini ulema karşılayacaktır" diye. Düşünebiliyor musunuz? Halife, İslam aleminin lideri konumundaki kişi, kiliseyi koruması altına alıyor. "Kilisenin giderlerini ulema karşılasın" diyor.
Bugün giderleriniz nasıl karşılanıyor?
Cemaat üyeleri bağışta bulunuyor paraya ihtiyacımız olduğu zaman. Ben maaşımı Almanya'dan alıyorum. Almanya'dan buraya görevli olarak geldim. Burada yeteri kadar cemaatimiz olduğu zaman maaşımı bağışlarla karşılayabilirlerse, o zaman Almanya'dan destek almayacağız.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.