'Denizciliğimiz her alanda büyük gelişme içinde'

Giriş Tarihi: 15.7.2013

Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Meclis Başkanı Geza Dologh, Türk denizcilik sektörünün son yıllarda çok önemli mesafeler aldığını söyledi, "Daha da gelişmesi için çocuklarımıza deniz eğitimi vermeliyiz" dedi

Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Meclis Başkanı Geza Dologh, Egeli Sabah'ın geleneksel Sabah Kahvesi'ne konuk oldu. İzmir ve deniz sevgisi ile tanınan Geza Dologh, "Denizci millet, denizci ülke" sloganından yola çıkarak sektörün geldiği noktayı anlattı. Dologh, sektördeki gelişmeyi "İzmir'de 2000 yılında liman başkanı tarih öğretmeniydi. Denizcilik Müsteşarlığı'nda 3 kadrolu denizci vardı. Şimdi ise kadronun yüzde 25'i denizci. Muazzam bir rakam... Artık, devlet kademelerindeki bürokratlarla aynı dili konuşabiliyoruz" sözleriyle özetledi.

İzmir denizcilikten hak ettiği payı alıyor mu?
Almıyor. Denizcilik ile ilgili ben 12 senedir konferans veriyorum, anlatıyorum. Biz Orta Asya'dan at sırtında gelmiş bir kavmin torunlarıyız. Tabii alışmışlar nehirlere... Gidiyorlar biraz, nehir bitiyor. Ama denizde gidiyorlar gidiyorlar, bitmiyor. Böyle olunca, "Geri dönün" diyorlar. Bir dönüyorlar, hala denize geri dönük vaziyette yaşıyoruz. 2003'te DTO İstanbul merkez Antalya'da arama konferansı yaptı. Bir slogan çıktı: Denizci millet, denizci ülke... Amacımız denizci millet yaratıp, denizci bir ülke olmak. Ancak hala denizci millet değiliz. Denizci ülke hiç değiliz. 2000 yılından bu yana çok ilerledik. Denizcilik Müsteşarlığı ve sonrasında da bildiğiniz gibi Denizcilik Bakanlığı kuruldu. Daha sonra Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı oldu. Bunlar çok önemliydi. Dünyada bir sürü denizcilik teşkilatının yönetimine girdik. İleride bu örgütlerin başkanı da olacağız. Belki bir Yunan denizciliği, bir İskandinav denizciliğinin yanında adımız geçmez ama bir yerden başlamamız lazımdı. başladık ve çok ilerledik. İzmir'de 2000 yılında liman başkanı tarih öğretmeniydi. Denizcilik Müsteşarlığı'nda kadrolu 3 denizci vardı. Şimdi kadronun yüzde 25'i denizci. Muazzam bir rakam... Ege'de bizim sorumluluğumuz altındaki limanların başkanlarının hepsi denizcilik mezunu. Onlarla aynı lisanı konuşuyoruz. Bu çok önemli. Çünkü eskiden bir denizcilik terimi kullanıyordun, karşı taraf, "Küfür mü etti?" diye düşünüyordu.

YILDIRIM ETKİSİ

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın sektöre etkisi nasıl oldu?
Muazzam. Çünkü Binali Yıldırım, denizci, gemi inşa mühendisi... Aynı lisanı konuşuyoruz. Önceden her bakan, müsteşar değiştiğinde gidip denizciliği anlatıyorduk. Şimdi ise öyle değil. Şimdiki Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Ulaştırma Bakanı'ydı. Çok ilginçtir, Deniz Ticaret Odası Denizcilik Müsteşarlığı'nın kuruluş yasasına karşı çıktı ve iptal ettirdi. 15 yıl önce oldu. Niye itiraz etti, çünkü Oda'ya sorulmadı. İçinde abuk sabuk şeyler vardı. Bakan Yılmaz, "Beyler, bundan sonra buradan çıkacak tüm kararlara herkesin konsensusu olacak" dedi.

DTO İzmir Şubesi olarak, çocuklara ve gençlere yönelik çalışmalarınız neler?
Gençlerin denizle iç içe olmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Özellikle denizcilik eğitimi görenlerle teması bırakmıyoruz. Geleceğimize yönelik ciddi çalışmalar yapıyoruz. Hem deniz temizliği hem de sosyal-kültürel aktivitelerle çocuklarımıza deniz sevgisini aşılamaya çalışıyoruz. Öğrencilerin aileleriyle bile görüştük, denizciliği anlattık.

Türk denizcilerinin denizlerde kalış süresi hakkında bilgi var mı?
Yapılan araştırmalara göre, denizlerde kaptanlar 6-7 sene kalıyor. Sonra karaya çıkıyorlar. Gemilerde yabancı kaptanların sayısı çok fazla. Denizcilik bir istihdam deposu. Uluslararası bir sektör. DTO İstanbul merkezin kurduğu Piri Reis Üniversitesi önemli bir adım.

PİRİ REİS ÖNEMLİ

Piri Reis Üniversitesi ile ilgili bilgi verir misiniz?
Piri Reis Üniversitesi, bu sene bitecek. Yaklaşık 100 milyon liralık yatırım yapıldı. Bu yıl 720 öğrenci alacak. Yüzde 30'una burs verilecek. Tam bir denizcilik ihtisas ve tema üniversitesi. Eğitimini çok seçkin yerli ve yabancı akademisyenlerle denizciliğin olmazsa olmazı yüzde 100 İngilizce yapıyor. Tuzla'da Türkiye'nin ilk ve tek uluslararası Breeams sertifikalı çevre duyarlı Yeşil Kampüsü'te eğitim verilecek. Burada amacımız dünyada Türk deniz adamları olsun. Bundan sekiz sene önce meslek lisesi sayısı 22'ydi, şimdi 60'a yakın. Ayrıca İzmir'de de Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi de önemli görevler üstleniyor. Tüm bunları göz önüne aldığınızda Türk denizciliği için güzel çalışmalar yapıldığını görüyorsunuz. Piri Reis Üniversitesi'nin İzmir'de de bir dal açmak istediğini biliyoruz.

ARTIK YASA VAR

İzmir Büyükşehir Belediyesi ya da sorumluluk alanızdaki il ve ilçe belediyeleri deniz ile ilgili çalışmalar yapıyor. Bu çalışmalarda sizinle işbirliği yapıyorlar mı?
Körfez planlaması diye bir şey yapılıyor. Atık sularla ilgili... Bu planlamanın içinde Deniz Ticaret Odası yok. Olmalı mı? Olmadığı için çok mu kötü? Hayır değil ama DTO orada olmalı. Deniz Bilimleri Enstitüsü'nden ciddi yardım alıyorlar. İzmir'de de önemli değişiklik görülüyor. Eskiden vapurların arkasında kahverengi su çıkardı. Şimdi ise maviyi görebiliyorsun. Körfezi denizanası sardı, diyorlar... Denizanası, deniz kaplumbağası görmek temizliğin simgesidir. Balıklar da var artık. İnsanlar oralarda balık tutuyorlar. Doğa çok affedici. Doğaya bir göz kırp, sarılır sana. Ama biz yıllarca Körfezi lağım çukuru diye kullandık. Deniz her şeyi götürür diyorduk. Arık bu devirler geçiyor. Artık gemiden ekmek atmak yasak. Gemi ceza yiyor. İzmit Körfezi'nde yiyen var. Artık Çevre Yasası var. Çok kesin ve ağır yaptırımları var. Burada dikkat edilmesi gereken denetim. Denize ekmek atmak yasak ama kim yakalayacak seni. Denize yatak atmak da yasak ama, koltuk bile çıkarıyoruz. Deniz Temiz Derneği/TURMEPA ile birlikte İzmir ve çevresinde çeşitli etkinlikler düzenledik, düzenleyeceğiz. Mesela bu etkinliklerdeki çalışmalarımız arasında deniz dibini temizlemek var. Dalgıçlar deniz dibinde ne varsa çıkarmaya çalışıyorlar. Bu tür etkinliklerde denizlerimizden televizyon, araba lastiği, koltuk, halı, ip, şişe gibi her şey çıkıyor. Bizim çocuklarımıza deniz sevgisini, temizliğini aşılamamız gerekiyor. Onlar büyüyünce denizlerimiz daha temiz olacak. Çocukların, annelerine, babalarına, teyzelerine, amcalarına temizlik konusunda uyarılarda bulunmalarını istiyoruz. "Babama denize atma. Anne denizi kirletme" demelerini istiyoruz.

"BÜYÜKŞEHİR'İN KIYI PROJESİ ÇOK OLUMLU"
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin İç Körfez Kıyı Tasarım Projesi'ni nasıl buldunuz?
Çok güzel buldum. Ama ne zaman, nasıl olur, bunu bilemiyorum. Çalışmalar yürütülüyor. Bir şekilde tamamlanacaktır. Bu tür projelerin konuşulması bile beni sevindiriyor. "Deniz" denildiğinde içimiz gidiyor. O yüzden denizcilik ile ilgili her türlü düşünceyi olumlu karşılıyorum ve böyle adımlara seviniyorum.

DENİZCİLİK DEYİNCE İZMİR'DE AKLA GELEN İLK İSİM
Geza Dologh 1945 İstanbul doğumlu. Ailesi, bir yaşındayken İzmir Buca'ya yerleşti. İlk ve ortaokulu İzmir Saint Joseph, liseyi İstanbul Saint Joseph'de okudu. Erzurum Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü'nü 1967'de bitirdi. 1983 yılına kadar Roche İlaç'ta Yem Katkıları Departmanı Satış Müdürlüğü'nü yürüttü. 1983'te Arkas Grubu'nda Başkan Yardımcısı olarak işe başladı. 1989 yılından itibaren de Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak Arkas Grubu'nu temsilen görev yaptı. 2000 yılında Arkas Holding İcra Kurulu Üyeliği'ne atanan Dologh, bir yıl sonra DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanlığı'na seçildi. 22 Mayıs 2013'ta yapılan genel kurulda Meclis Başkanlığı'na aday oldu ve seçildi. Dologh, halen Arkas Denizcilik ve Nakliyat A.Ş Yönetim Kurulu Üyeliği görevinin yanı sıra EXPO 2020 Yönlendirme Kurulu Üyesi ve Yürütme Komitesi Üyesi olarak çalışmalarını sürdürüyor. Almanca, Fransızca ve İngilizce bilen Dologh evlidir.

ARKADAŞINA GÖNDER
'Denizciliğimiz her alanda büyük gelişme içinde'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz