X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ADNAN GÜLERMAN: İzmir'e göçle gelenler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ADNAN GÜLERMAN: İzmir'e göçle gelenler

  • Giriş Tarihi: 2.9.2013

Bundan önceki iki yazımda (3 Haziran ve 9 Temmuz 2013) İzmir'de başlattığımız bir proje çalışmasından söz etmiş, gelişmelere sonraki yazılarımda yer vereceğimizi belirtmiştim. İzmir'in göç alan bölgelerindeki 10 ilk ve ortaokulundaki öğrencilerin ailelerinden 562'sine ulaşarak yaptığımız anket çalışmasının tamamlanmasından sonra, ilk değerlendirmelerimizi 4 Ağustos 2013 Çarşamba günü Koordinatör Prof. Dr. Hotar'ın yaptığı bir basın toplantısında da İzmir kamu oyuna duyurmaya çalıştık. Proje Koordinatörü AK Parti Genel Merkez Sosyal İşler Başkanı Prof. Dr. Nükhet Hotar'ın başlattığı bu proje, sosyal politika uzmanları, akademisyenler ve gönüllü öğretmenlerin ortak çalışması ile yaz sıcağına aldırmaksızın sonuçlandırıldı. Anketlerin değerlendirilmesi ile ilgili yüzlerce tablo Öğretim Görevlisi Jale Taşoğlu tarafından sabırla ve başarı ile hazırlanmıştır. Daha önce de değindiğim gibi, bu uzun soluklu bir çalışmadır. Bundan sonra uygulamalar başlatılacaktır.

TOPLUMSAL BİR SORUN

Anayasal bir hak olan göç etme dediğimiz bu olay, gönüllü olabildiği gibi, bazen de eğitim, sağlık, iş bulma vs. gibi gerekçelerle de olabilmektedir. Bölgeler arası kültürel farklılıklar "yabancılaşma" dediğimiz bir sosyal olguyu ortaya çıkarmaktadır. Yerleşik toplum olarak, göç edenler için "Ne yapalım, madem göç etmeyi göze almışlar, olumsuz etkilerine de katlansınlar" diyemeyiz. Olay toplumsal bir sorun haline gelmiştir ve iki tarafı da olumsuz yönde etkileyecektir. "Bak başının çaresine" denildiğinde aşık Şermi'nin dizelerindeki "Gurbet ile döndürmüşüz yönümüz/Ayrılık ateşi yaktı bağrımız/ Selam edin, dosta ermez elimiz/ Ah ederim kimse bilmez halimiz" yakınması yerine Yunus Emre'nin "Gelin tanış olalım/ İşi kolay tutalım/Sevelim sevilelim/ Dünya kimseye kalmaz" dörtlüğü daha gerçekçi olmaktadır. En fazla göç alan bölgelerden biri olan İzmir'de, başta belediyelerimiz "Ne yapalım, gelmişlerse başlarının çaresine baksınlar!" gibi bir umursamazlığın içine giremezler. Sayın Hotar, Egeli Sabah'ın "Sabah Kahvesi" söyleşisinde "İzmir'i uçaktan, yeşil İzmir olarak görmek isterim" diyor, doğrudur. Öte yandan İzmir Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürü Yaşacan da "Hava fotograflarına bakıldığında, İzmir yapılaşma olarak Mogadişu'ya benziyor" diyor. Mogadişu'yu görmedim ama, İzmir Ege'nin incisine de pek benzemiyor. Bu proje ile amaçlarımızdan biri de İzmir'in inci olmasına katkıda bulunmaktır. Şeyh Edebali "İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın" der. Bize göre, göç etmiş olsun, olmasın, insan da "eşit ve özgür" olması gereken 76 milyondur. Belediyelerimiz göç edenlerin de insan haklarına sahip kimseler olduğunun anlayışı içinde bulunabilselerdi, ikide bir merkezi yerlerde kaldırım yenileme ve benzerleri için zaman ve para harcama yerine, göçle gelenlere "Haliniz nicedir?" diye kulak verirlerdi. Görüştüğümüz bu 563 aile'nin beklentileri, yaşama şartlarının en mütevazi olanlarını oluşturmaktadır. Üstelik bu isteklerin pek çoğu da beledi hizmet tarifinin içindedir.

DERTLER ORTADAN KALKABİLİR

Yine Yaşacan'ın ifadesine göre, önümüzdeki yıl başlayacak olan kentsel dönüşümde 1 milyon İzmirli'yi etkileyecek inşaat çalışmaları göçle gelenlerin de ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde ele alınırsa, bugün sorun olarak görülen birçok husus kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Sonraki yazılarımda anket bulgularına sırasıyla değineceğim. Ama, okulların açılmasına çok kısa bir süre kalan şu günlerde, eğitime kalite kazandırılması ve LYS benzeri kurs istekleri ağırlıktadır. Ayrıca, göçle gelen ailelerin bütün ihtiyaçlarını ikinci plana iterek çocuklarının eğitimini ön plana çıkarmaları da bizi memnun kılan en önemli hususların başında gelmektedir. İzmir'de başlattığımız bu çalışma, durgun suya atılan taşın yarattığı dalganın yayılması gibi, ileride ülke boyutuna da ulaşabilecek niteliktedir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.