X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Can AKSIN: Uşak'tan mektup var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Can AKSIN: Uşak'tan mektup var

  • Giriş Tarihi: 24.9.2013

Geçen gün, Uşak'tan dostum Abdulkadir Ensari aradı. "Can ağabey ne yapıyorsun?" dedi. "Paşa Çorba'da çorba içiyorum" dedim. Paşa Çorba, Ayvalık'a ilk geldiğimde bana, "Yemekleri çok güzel" diye tavsiye edilen bir yer. Bekar olduğum için, 5 yıldır ben de sık sık giderim. İzzet Durko ve eşi Makbule Durko, gerçekten çok iyi ev sahipliği yapıyor ve ev yemekleri de çok güzel.
Abdulkadir Ensari devam etti, "Ağabey Ayvalık'a geliyorum, ne istersin battaniye getireyim mi?" "Nereden çıkardın battaniyeyi" diye sinirlendim.
Malum ya yurtdışında otellerde, "Battaniye ister misiniz?" diyerek, başka şeyleri ihsas ettirirler.. Ben de Ensari "tatsız bir espri" yapıyor diye kızmıştım. "Kızma Ağabey" dedi Ensari, "Öyle sandığın gibi değil, battaniyede Türkiye üretiminin yüzde 95'i Uşak'ta üretiliyor.
Hem de çok güzel battaniyelerimiz var."

İLKLERİN KENTİ DURUMUNDA

Ertesi gün geldi. Elinde bir sürü doküman. "Hiçbiriniz Uşak'ı tanımıyorsunuz" diyerek bana uzattı. Ben bir kaç kez Uşak'tan geçtim.
Gördüğüm kadarı ile ufak bir Anadolu kenti idi. Öyle sanayi manayi hak getire.
Benim hatırladığım Valiliğin ve Atatürk Heykeli'nin bulunduğu Atatürk Meydanı ve oldukça işlek olan İsmet Paşa Caddesi var. Gerisi yok.
Yanılmışım, Uşak tam anlamıyla bir "ilklerin kenti" durumunda. Dokümanlardan çıkardığım kadarıyla, 19. yüzyılın son çeyreğinde, o zaman ilçe olan Uşak'ta ilk iplik fabrikası kurulmuş. Yine ilk şeker fabrikası da 17 Aralık 1926'da Uşak'ta faaliyete geçmiş. Türkiye'de ilk özel sermaye ile yapılan ilk sanayi hamlesi olmuş. 60 bin ton pancar işleyerek 6 bin ton şeker elde eden fabrikanın o yıllar düşünüldüğünde ne kadar önemli olduğu ortaya çıkar. Elektriğin geldiği ilk Anadolu kenti de Uşak olmuş. Uşak kent merkezine, belediyenin çabaları sonucu 1902 yılında elektrik getirilerek ilçe aydınlatılmış.
Ayrıca Uşaklılar, 2. Dünya Savaşı sırasında, askeri hastanelerde gördükleri ithal gazlı bezin Türkiye'de de üretilebileceği düşüncesiyle, Uşak'ın Karahallı ilçesinde bulunan dokuma tezgahlarında ilk defa yerli üretim gazlı bezi ortaya çıkarmışlar.
Ensari'nin getirdiği Uşak hakkındaki dokümanları inceledikçe anladım ki, dıştan bakmak özü görmeye engel oluyor. Onu görmek yaşamak lazım. Rahmetli Turgut Özal'ın Başbakan olduğu yıllarda, işadamlarıyla birlikte Güney Kore'nin Pusan kentine gitmiştik. Bazı işadamları sanayi kenti Pusan'da sanayi kuruluşlarını göstererek, "Kore kadar olamıyoruz" diye yakınıyorlardı.
Oysa onların bakıp bakıp yakındıkları demir-çelik tesislerinin çok daha gelişmişi bizim ülkemizde vardı. Örneğin Erdemir.
Ben de Uşak konusunda, Pusan'daki işadamları konumuna düşmüştüm. Oysa Uşak, köklü bir geçmişe sahip, tarihi, kültürü ve ilkleriyle Anadolu'nun çok önemli kentlerinden birisi. Lidya Krallığı döneminden kalma dünyaca ünlü Karun Hazineleri Uşak Müzesi'nde sergileniyor.

GÜÇLÜ SANAYİ YAPISI VAR

Uşaklılar tarihin her devrinde üretkenliğiyle dikkat çekmişler. Parayı ilk kullananlar buralarda yaşamış, Osmanlı saraylarıyla birlikte pek çok Avrupa ülkesinin saraylarını süsleyen halılar Uşak'ta dokunmuş. Bu paha biçilmez halılar sadece Türkiye için değil, insanlık için önemli bir değerdir.
Son yıllarda Uşak, güçlü sanayi yapısına ek olarak, Teşvik Kanunu kapsamına alınmasıyla birlikte, sanayi yatırımlarında da ciddi bir artışa sahne olmuş. Elektrikte yüzde 50, işçilik maliyetlerinde yüzde 40'a varan indirimler yanında, bedelsiz arsa tahsisi ile tercih edilen bir yatırım alanı olmuş.
Uşak bu yatırımlarla ülke üretiminin, battaniyede yüzde 95'ini, gazlı bezde yüzde 97'sini, triko ipliğinde yüzde 65'ini, giysilik deride yüzde 60'ını, seramikta yüzde 20'sini karşılar olmuş.
Uşaklılar her zaman üretken olmuşlar.
Zamanında Uşak'ta her evde bir dokuma tezgahı bulunuyormuş. Bu da Uşak halkının ne kadar üretken ve ne kadar girişimci bir ruha sahip olduğunun bir göstergesi.
Uşak hakkında benim görüşlerim tamamen değişmiş oldu. Ben Uşak'ta "tarhana" yapılıp satıldığını, başka bir şeyin olmadığını sanırdım. Demek ki "tanıtım" çok önemli. "Hanım köylü" olan, yani eşi nedeniyle Uşaklı sayılan, Ensari anlatmasaydı hala Uşak'ı tarhanalar kenti sanmaya devam edecektim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.