X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER EXPO'da en kritik dönemeç başlıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

EXPO'da en kritik dönemeç başlıyor

  • Giriş Tarihi: 24.9.2013

BİE delegeleri ile görüşmek üzere üç günlüğüne Paris'e gitmeye hazırlanan İzmir Valisi Toprak, "Kaybettiğimiz Olimpiyat oylamasından da kendimize tecrübe çıkararak İzmir'e EXPO 2020'yi getirmek için uğraşıyoruz" dedi

İzmir Valisi Mustafa Toprak, Egeli Sabah'ın Sabah Kahvesi'ne konuk oldu. İzmir'in EXPO 2020 adaylığından söz eden Vali Toprak, hem üye ülkeler hem de delegelerle yapılan görüşmelerin ve ziyaretlerin devam ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün EXPO'ları düzenleyen Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) üyesi ülkelerdeki mevkidaşlarına mektup yollayacağını kaydeden Toprak, İstanbul'un 2020 Olimpiyatları'nda finale kalmasına rağmen kazanamamasını da değerlendirdi. Toprak, "Hükümet, olimpiyatlara asılıyor. EXPO'yu bıraktı şeklinde eleştiriler vardı. Şimdi ne oldu? Olimpiyatlar yok, buyurun... Olimpiyat oylamasından da kendimize göre tecrübeler çıkararak, İzmir'e EXPO 2020'yi getirmek için çalışmalarımız aralıksız sürüyor" dedi. n EXPO 2020 adaylığımız hakkında neler söylemek istersiniz? Çok kritik bir dönemece girdik. Bu konuda çalışmalar devam ediyor. Dışarıda nasıl bir algı ve yaklaşım var onu bilmiyorum. Vatandaşın algısıyla baktığımızda, her yerin EXPO bayraklarıyla donatılması, bir farkındalık oluşturulması isteniyor olabilir. "Burada EXPO adına bir şey yapılmıyor" diye bir kanaat oluşabiliyor. Şu anki çalışma; EXPO'ları düzenleyen BIE üyesi ve oy kullanacak ülkemiz ile birlikte 167 üye ülkenin yetkili otoritelerine etki etmek ve otoritelerin altındaki delegeleri etkilemek üzerine kurulu. Onun dışında bir çalışma olması mümkün değil. Ama önemli gayretler var.

SALI GÜNÜ PARİS
Örneğin Salı günü tekrar Paris'te olacağız. Üç gün delegelerle birebir görüşmeler gerçekleştireceğiz. Nihayetinde sandıkta oy atacak delegeler... BIE üyesi ülkelerin 300'ün üzerinde delegesi var. Bazı ülkeler iki, bazıları üç kişiyle temsil ediliyor. Ama oy kullanacak bir delege oluyor. O delegelerden hangisi oy kullanacak bu önemli. Şu anda aşağı yukarı delegelerin tamamına ulaşıldı. Hatta dördüncü kez ulaşılanlar var. 60-70 civarında delege Brüksel, Londra ve Paris'te ikamet ediyor. Ülkelerinde bulunanlar da var. Birebir delegelerle görüştüğünüz zaman değerlendirmeyi çok açık ve net yapmayabiliyorlar. Ülke ziyaretlerinde şurayı destekleyeceğiz diyenler de var. Yahut görüşünü açıklamayanlar da var. Belki 70'e yakın ülke görüşünü henüz açıklamadı. Onun dışında bize ya da başka yere destek içinde olacaklarını belirtenler de var. Bazen bir sözle, bazen bir yazı ile bildirenler de var. Bunları topluyorsunuz, çalışıyorsunuz. Şu anda bizim kazanmamamız için işin doğasında bir neden yok. Ama bu bir sandık, bu bir seçim. Delegelerin kendi özel tercih ve refleksleri de önemli. Uluslararası anlamda diyelim ki; Latin Amerika ülkelerinin kendi aralarında kurdukları bir birlik var. Bu birlik, "Biz bu oylamada öncelikle Brezilya'nn Sao Paulo kentini destekleyeceğiz" diye karar alabilir. Ama bağlayıcı da olsa sandıkta oyu kullanan bir başkası olacak. Bu kararı kabul edip etmeyeceğini bilemezsiniz. Her şey bizim kazanacağımızı işaret etse bile sonuçta bir şey söylemek çok zor. Hükümetler, karar verici otoriteler ve oy kullanacaklar açısından bir boşluk bırakmamak üzere çalışıyoruz. İşin şu andaki boyutu bu. Dördüncü sunum çok başarılı geçti, tamam da bu sandığa tekabül etmeyebilir. Oradaki başarı, sandığın içerisindeki oyu çıkarmayabilir. Sunumun iyi geçmesi, oradan bir arıza çıkmamasını sağlıyor. Oy kullanacakların, "Sunumda bile adamlar bir şey ortaya koyamadılar" düşüncesine girmemeleri için sunumun iyi geçmesi çok önemli. Ancak bu, sandığa yansıyacağı anlamına gelmiyor. Sunumlar onun için önemli.

MEKTUP YAZILIYOR

Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve ilgili tüm kurum ve kuruluşların çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şu anda sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün mektubu hazırlanıyor. Yakın bir zamanda BIE üyesi ülkelerdeki mevkidaşlarına mektubu gönderilecek. İzmir merkezli çalışmalar açısından, Londra, Brüksel ve Paris'te görüşmeler yapıldı ve oylamaya kadar da devam edecek. Bu arada ülke ziyaretleri yapılıyor. Mesela Büyükşehir Belediye Başkanı önümüzdeki hafta Bulgaristan'da olacak. Sayın Cumhurbaşkanı ABD'ye gidiyor. BM genel kurulunda bir konuşma yapacak. Cumhurbaşkanımızı bir ay kadar önceki ziyaretimde, kendisi BM'ye gideceğini ve görüşmeler yapacağını belirtmişlerdi. Onun öncesinde biz de BM'ye gitmiştik. Bunları kullanıp karar otoritelerine nüfuz edebilmek gerekiyor.
İzmir'de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından düzenlenen "Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı Yıllık İş ve Teknik Konferansı" yapıldı...
Bu konferans önemli bir adımdı. Portekiz, ekonomik problemler nedeniyle konferanstan çekilmiş,"Ben yapamıyorum" demiş. Onun üzerine Türkiye'ye teklif etmişler. Sağlık temalı bir EXPO için aday olan kent İzmir. Dünya Sağlık Örgütü de işin içinde olduğu için, hükümet bu konferansın İzmir'de yapılmasına karar veriyor. 52 üye ülkeden sadece 3'ü üye değil. 48 ülke oy kullanacak. Moral açısından da bu tür destekler önemli.
Delegelerin oyu kime kullanacağı önemli bir konu...
Büyük ülkelerde karar otoritesi ne dediyse sandığa öyle yansır. Küçük ülkelerde diğer tercihler devreye giriyor. Kontrol edemezsiniz, nihayetinde gizli oylama yapılıyor. Bir de sandık günü yaklaştıkça atraksiyon ve manipule edici yaklaşımlar olabilir. Bir ülke çıkıp, "Ben şuraya oy vereceğim" diye açık bir şekilde söylemez. Kendini niye belli etsin. Ekonomik çıkarlar varsa başka... Hiçbir ülke bunu demez. Neden diyor? Bunların manipüle olduğunu ve onunda bazı koşullar altında şart koşulduğunu düşünebiliriz.
Yunanistan'ın EXPO 2020'de Dubai'yi destekleyeceğine yönelik gelişmeler dikkat çekici...
İki ülkenin kıyısal birlikteliği var, deniz birlikteliği var. Toplum birlikteliği var. Ama çıkıyor, "Ben şurayı destekleyeceğim" diyor. Ben Vali olarak, söylesem tamam da onun söylemesi yanlış.
Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün mektubundan söz ettiniz. Başka mektuplar da gitti mi?
EXPO çerçevesinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutloğlu'nun mektubu 2013 yılı başlarında mevkiidaşlarına gitti. Bir, bir buçuk ay kadar önce sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın mektubu ulaştırıldı. Bu mektupların ardından geri dönüşler de oldu. Bir kısmı sözlü, bir kısmı yazılı, yahut bir toplantıda muhabette geri dönüşler oldu. Herkes mevkidaşına mektup yazıp, İzmir'in güzelliklerini anlatıp, "İzmir'e oy verin" diyor.

"BİNDİĞİ DALI KESTİ"
Yunanistan konusunda ben bir şey diyemiyorum. Bende basın aracılığıyla biliyorum. Böyle bir tercihi de olabilir ama açıkça, "Böyle böyle yapacağım" demesi bana göre biraz soru işareti. Genelde söylemezler. Yunanistan için bu bindiği dalı açıkça kesmektir.
İzmir'de Ekim ayı başında BIE delegelerine bir sempozyum düzenlenecek. Sempozyum hakkında bilgi verir misiniz?
EXPO'ya aday olan ülkelerin kendi ülkelerinde bir sempozyum düzenlemesi esastır. Etkileme açısından önemlidir. Ama delegelerin ne kadarı gelir onu bilemiyoruz. Sempozyumda sağlık temalı bir çalışma olacak. Saat 09.00'da başlayacak, saat 16.00 gibi bitecek. Delegelere yönelik bilgilendirmeler yapılacak. EXPO alanı gezdirilecek. Ülkeyi, çevreyi tanıtacağız. Ne kadar delege katılırsa o kadar iyi olacak. Delege bazlı olarak baktığımızda 60-100 kadar delegenin katılmasını öngörüyoruz. Sempozyumda DSÖ Avrupa Bölge Ofisi Direktörü Zsuzsanna Jakab, bir anlatım yapacak. Bakanlarımızdan katılım olabilir. Etkin ve yetkin kişiler gelecek. Sempozyum öncesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti EXPO afişleri ve bayraklarıyla süsleyecek. Ayrıca, 27 Kasım'da yapılacak oylama öncesinde 26 Kasım'da Paris'te bir resepsiyon vereceğiz.

"İspanya'ya giden oy, ikinci turda Japonya'ya gitti"
Olimpiyat oylaması ilginçti. Bize yansıması nasıl olur?
Biz mesele bunun üstünde de çalışıyoruz. Birebir gidiliyor, büyükelçilerimiz çalışıyor. Burada bir seçim var. İlk turda bir ülkenin çıkma ihtimali yani yarışı kazanma ihtimali şu anda sıfır gözüküyor. Birinci turdan ikinci tura kesin geçilecek gözüküyor. Birinci turda elenen bir ülke yani bir aday olacak. Burada birinci turda o ülkeye oy verenler, ikinci turda nereye oy verecek? Önemli bir nokta. Onun için biz şu anda görüşmeler yapıyoruz. "Tamam, şu nedenlerden ötürü ilk turda şuraya oy vereceksiniz ama verdiğiniz ülke elenirse ne yapacaksınız? Tamam birinci oy konusunda kararlısınız, ikinci oy konusunda da biz kararlıyız" diyoruz. Olimpiyatlarda girişimde bulunulmasına rağmen İspanya'ya giden oylar ikinci turda Japonya'ya gitti. Bunu alamadık. Ama bunun bir garantisi yok. Bence her bir ülke için elenme riski var. Bir oyla ikinci tur gelebilir, bir oyla da ilk turda elenebilirsiniz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.