X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gökmen KÜÇÜKTAŞDEMİR: İzmir'e alternatif tiyatro
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gökmen KÜÇÜKTAŞDEMİR: İzmir'e alternatif tiyatro

  • Giriş Tarihi: 1.11.2013

Kentteki tek oda tiyatrosu olan Tiyatro Salt sezona hızlı başladı, biri çocuk oyunu olmak üzere, 4 eserle perdelerini açtı

Türkiye'de tiyatro yapmak ve onu yaşatmak zor... İstanbul'u bir kenara bırakırsak, İzmir de bundan nasibini alan kentlerden biri. İzmir, özellikle Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde çok yetenekli gençler yetiştirmesine rağmen, onları elinde tutmayı başaramıyor. Devlet Tiyatrosu'nu saymazsak, bir avuç insan İzmir'de tiyatroyu canlı tutmak için büyük savaş veriyor. Elbette okullu okulsuz çok fark etmiyor, sanat aşkı bir başka... Tiyatro, önünde ne kadar engel olursa olsun, kimi zaman eski bir sinema salonunda kimi zaman da bir hanın içinde filizlenip büyüyebiliyor. Bunlardan biri de Tiyatro Salt...

ÇAĞDAŞ METİNLER
Salt, çeşitli tiyatrolarda görev almış farklı mesleklere sahip bir grup insanın çok fazla özveriyle 2011'de bir araya gelerek kurdukları bir oda tiyatrosu. Oyunlarını Alsancak Halit Ziya Bulvarı'ndaki Taner İşhanı'nın 5. katında, 40 kişilik salonlarında oynuyorlar. İçlerinde eczacı da var, makine mühendisi de, oyunculuk mezunu da... Gündüz kendi işlerinde çalışıyor, akşamları da sahneye çıkma aşkıyla tiyatroya koşuyorlar. Çağdaş metinleri oynuyorlar. Sergiledikleri tarzları ile şimdilik onların İzmir'de bir örnekleri daha yok. Salt'ı, kurucuları olan Bahadır Yüksekşan ve Alev Koçer ile tesadüfen bir oyun sırasında tanışmamla tanıdım. "Ve Julie" adlı oyunu izledikten sonra da kendimi bir kez daha şanslı hissettim. Oda tiyatrosu mantığı içinde, nerdeyse seyirciyle iç içe geçen, iyi dekore edilmiş bir sahnede sergilenen performans etkileyiciydi. Oyun, Patrick Marber'ın "After Miss Julie" ve Strinberg'in "Miss Julie" adlı eserlerinden Bahadır Yüksekşan'ın bir uyarlaması. Aynı zamanda oyunu yöneten ve içinde rol olan Yüksekşan'a, Dilay Taşkaya ve Alev Koçer eşlik ediyor. Hikaye, klasik zengin kız ve fakir erkek arasındaki aşk üzerine kurulu gibi gözükse de, kurgu ve sergilenen oyunculuk, izleyicinin kahramanların etrafında dolaşmasını, hayatlarına girmesini sağlıyor. Dilay Taşkaya'nın ortaya koyduğu Julie karakteri ile şımarık bir kızın sınıflar arasında sıkışmış mutsuzluğunu ve aşka ulaşma çabasını izlerken etkilenmemek imkansız. Sahnede kavga ederken de, sevişirken de çok sağlam ve kendinden emin duruyor. Aynı şekilde Julie'nin aşık olduğu şoförün nişanlısını oynayan Alev Koçer de repliklerinin azlığına rağmen sahneyi çok iyi dolduruyor. Aldatıldığı anda yaşadıklarını adeta siz de onunla birlikte hissediyorsunuz. Oyunun her safhasına yer alan Bahadır Yüksekşan da şoför karakteri ile tüm çatışmalarını çok iyi yansıtıyor ve oyunun düştüğü kimi yerlerdeki performansıyla dikkat çekiyor. İzlerken en çok sevdiğim şeylerden biri de oyunun müzikleri oldu. Kuruldukları günlerde "50. Kural Beklemek" adlı ilk oyunlarını farklı yerlerde sahnelediklerini söyleyen Yüksekşan, "Zaman içinde bir sahne ihtiyacımız doğdu. 2012 sezonuna da kendi sahnemizi hazırladık. Katran adı oyunu da çalışarak 2 oyunla 'Perde' dedik. Katran'la mahalle baskısını, homofobiyi içeren bir kenar mahalle hikayesi anlattık. Daha sonra da 'Vahşet Yok! Öp Bubba'yı' ve 'Kesik' gibi oyunlar geldi. Bu oyunlar, bu sezon izleyicimizle buluşacak. Oynamak için sahnemize uygun çağdaş metinleri tercih ediyoruz. Sadece Ve Julie 1880'lerde geçen bir hikayeydi ama onu da uyarlarken politik anlatımının içinden alıp zamansız-mekansız bir hale getirdik. Yeniden stilize ettik" dedi.

KUKLALAR SAHNEDE

Bu sezon bir de çocuk oyunu oynayacaklarını söyleyen Yüksekşan, şu bilgileri verdi: "Muppet Show tarzında, televizyon kuklası dediğimiz tarzda kuklalarla oynadığımız bir oyunumuz var. İzmir'in bir kukla festivali olmasına rağmen, sürekli oynayan bir kukla oyunu yoktu ama bu oyunla artık var. 2 yetişkin oyunla birlikte bu sezonu tamamlamayı planlıyoruz. İzmir'de kat tiyatrosu olarak başka bir tiyatro yok. Sadece Oyun Kutusu Grubu, farklı mekanlar kullanıp benzer tarzda oyunlar çıkarıyor." "İzmir'de mekan bulmak da, bu tarz tiyatroları sürdürmek de zor" diyen Alev Koçer de, şunları söyledi: "İstanbul'da benzer kapalı kutu ya da oda tiyatrosu mantığında pek çok alternatif bulabilirsiniz. Umarım ileride İzmir'de daha çok tiyatro kurulur. Bizim için 24 saat açık bir handa olmak, merkezi bir noktada bulunup ulaşımın kolay olması önemliydi. Şimdiden oyunları takip eden bir kemik izleyici oluşmuş durumda." Yüksekşan, "Daha çok oyunlarımıza İstanbul'da yapılan işlerden farkında olan ama İzmir'de de benzer oyunlar görmek isteyenler geliyor. Biz de böyleydik, böyle başlayarak kurduk bu tiyatroyu. 8 kişilik çekirdek bir kadromuz var. Ama kalabalık bir ekibiz. Tiyatro çok özverili bir iş... Ekonomik olarak ayakta kalmak zor. İzmirliler'in ilgisinin artması ile tiyatroların sayısının artacağını ve kendi başlarına ayakta kalabileceğini düşünüyoruz. Aynı İstanbul'da olduğu gibi... Alternatifler çoğalıp lezzetler arttıkça, daha çok özel tiyatro yaşayabilecek. Oyunca arkadaşlarımız mezun olduktan sonra para kazanmak zorunda oldukları için İzmir'de kalamıyor, mecburen İstanbul'un yolunu tutuyor. İzmir bu anlamda kısır... Dilay Taşkaya da bu arkadaşlarımızdan biri. Yakında o da İstanbul'a gidecek. Bizim avantajımız farklı işlerde çalışıyor olmamız. Her sezon ikisi bir önceki sezondan, bir çocuk oyunu olmak üzere 5 oyunla seyirci karşısına çıkmak istiyoruz" dedi. Sahne Salt'ın en büyük hayali, aynı binada farklı salonlarda farklı oyunlar oynamak. Aslında, onlar bu hayallerine çok yakınlar. Çünkü ilk adımlarını sağlam bir şeklide attılar ve yollarına devam ediyorlar. "Ve Julie" denildiği gibi "Kafesinden kaçarsan ölebilirsin ama hiç uçmadan da zaten ölüsün."

Özel tiyatrolardan güçbirliği
İzmir'de çalışmalarını sürdüren Sahne Salt, Oyun Mamuru, Muppet's Art ve Tiyatro Terminal insanların ilgisini çekecek ortak bir tanıtım çalışması başlatıyor. Hazırlayacakları afiş ve broşürlerle oyunlarını tanıtacaklar. Böylece hem sanatseverleri daha fazla bilgilendirmiş hem de tanıtım maliyetlerini bölüşmüş olacaklar.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.