X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER CAN AKSIN: Her işine gelene inanma hastalığı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

CAN AKSIN: Her işine gelene inanma hastalığı

  • Giriş Tarihi: 11.1.2014

Biz Ayvalık'ta, genellikle, öğleden sonra Ayvalık Gücü Cafe'de oturur, konuşur, dertleşiriz. Doğal olarak da gündemi teşkil eden konularda her birimiz fikirlerimizi söyleriz. Şimdi gündem yerel seçimler. Seçimlerle ilgili bilgiler de en çok internet sayfalarında veriliyor. Halen ilçemizde Ayvalıkla ilgili, benim bildiğim, 10'un üzerinde internet sayfası var. Gerçek haber verenleri olduğu gibi, kulaktan dolma ya da uydurma bilgileri de gerçekmiş gibi yansıtanları da var. Bizler de bu sayfalardan beslenerek tartışmaları renklendiriyoruz. Bu tartışmalarımız aklıma rahmetli annemi getirdi. Nedenini anlatayım. Rahmetli annem, bir zamanlar radyolardaki "arkası yarın" oyunlarına pek meraklıydı. Bunları mutlaka izler ve kahramanların başına bir şey gelmişse, çok üzülür, hüngür hüngür ağlardı. Ben, ne kadar, "Anacığım bunlar tiyatro oyunu, senin benim gibi kişiler yazıyor, öyle gerçek şeyler değil" desem de, o bana değil, radyoya inanırdı. "Öyle deme, gerçek olmasa, radyolarda dinletirler miydi?" derdi. Şimdi bakıyorum da annemin radyosunun yerini, internet aldı. Ve tam bir "kandırma aracı" olarak kullanılıyor. İşin kötü yanı, biz de internetten gelen, işimize yarayan her maile hemencecik inanıyoruz. Bu açıdan bakıldığında, internet öyle göründüğü kadar "masum" değil. Biz, kablosuz internet erişiminin şehirlerde "kanser riski" yaratıyor mu yaratmıyor mu, onunla uğraşırken, en büyük tehlike kötü niyetlilerden geldi. Bunların elinde internet, tam bir "yalan silahı" gibi kullanılıyor. İnternetin sağlık açısından, hangi tehlikeleri içerdiğini daha tam kavrayamadan, ortaya bir de "kötü niyetliler" çıkınca, internet, gerek ticari, gerek siyasi her açıdan tam bir "patlamaya hazır bomba" oluverdi. Elini klavyeye koyan istediği bilgileri döktürüp, her tarafa yayıyor. Gelen mailleri de ciddiye alanlar "Vay anasını" diyerek, aslı astarı olmayan şeyleri "doğru" gibi algılıyor. Sadece algılayıp kalsa yine iyi, bir de "yakınlarını uyarmak" için, gelen bilgiyi o yana, bu yana gönderiyor. Bilgisayardan bilgisayara, kulaktan kulağa yayılan "yanlış bilgi" bir anda toplumun malı oluyor.