X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gurur duyuyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gurur duyuyorum

  • Giriş Tarihi: 16.3.2014

Köklü ailenin biricik kızı Seda Kaya, diplomat olup ülkesini yurt dışında temsil etme hevesiyle büyüdü. Ancak üniversite sınav sisteminin azizliğine uğrayıp tarih bölümünü kazandı. Buna rağmen çok çalıştı, okulu bitirdi. Ancak İzmir ve Çeşme'de 3 otel, sinema, catering ve çamaşır yıkama şirketi onu bekliyordu. Diplomatlık hayalini bir yana bırakıp İzmir'e döndü, otellerindeki görevini üstlendi. Sadece işte değil, STK'lardaki görevlerinde de başarısı ile sivrildi, Ege Genç İş Adamları Derneği'nin (EGİAD) ilk kadın başkanı oldu. Kaya ile gözleri bozuk olduğu halde gözlük kullanmadığı için insanları seçemediğinden, incecik görüntüsünün aksine çok iştahlı olmasına kadar itiraflarla dolu çok samimi bir söyleşi yaptık.

Dışarıdan biraz soğuk göründüğünüzün farkında mısınız?
Genelde öyle düşünürler. Gözlerim 4 yaşından beri bozuk. Miyop, astigmat karışık ve gözlük kullanmıyorum. İnsanlar "Bir merhaba demedi" diyor, ama aslında görmüyorum. Beni de soğuk sanıyorlar. Ayrıca mizacım gereği mesafeliyim. Üniversiteye 17 yaşında gittim. İstanbul'da okudum tek başıma. Küçük yaşta bir yere gitmek, çok yakınlarım olmadan tek başına kalmak, biraz mücadeleci yan geliştirdi bende. "Biraz soğuktur" işime yaradı. Çok duyduğum bir laf, "Sizi soğuk zannediyorduk, öyle değilmişsiniz."

Otel sahibi bir ailenin kızı neden turizm okumaz?
Turizm okumak istedim ama Boğaziçi'ni kazanamadım, Bilkent turizmin de puanı çok düşüktü. Puanıma kıyamadım. Aslında diplomat olma hayalim vardı. Boğaziçi Üniversitesi uluslararası ilişkileri yazdım. Sonra en yüksek puan tarihti. Ona göre sıraladım. Pat diye tarih tuttu. İkinci yıl uluslararası ilişkilere geçiş yaptım. Mezun olduktan sonra eğitimim yok, başka bir otelde çalışıp, orada pratikten yetişeyim istedim. Ritz Carlton İstanbul açılıyordu. Sınavlarını kazandım ancak 11 Eylül'de İkiz Kulelere uçaklar girince otelin açılışını ertelediler. Çalışamadım.

Dönüp otellerinizde mi çalıştınız?
Hemen değil. İstanbul'da 2 sene kadar reklamcılık yaptım. Çok faydasını gördüm. Sonra İzmir'e döndüm, otelcilik yaptım, ardından Amerika'da otelcilikle ilgili sertifika programına katıldım eğitim açığımı kapattım.

EGİAD'ın ilk kadın başkanı olmak ek sorumluluk yükledi mi?
Çok gurur verici bir şey. STK'lara baktığınız zaman, kadın başkan pek yok. Evet, kadınım ve kadınları inanın ki kolluyorum. Yönetim kurulunda 6 kadın üyem var. Komisyonlarda kadınları destekliyoruz. Kadın olduğum için, herkes bana kadın projeleri getiriyor. Bunlara katılmamam mümkün değil. Elimden geldiğince destek veriyorum, ama burası sonuçta iş insanlarının örgütü. Kadınlarla ilgili meseleler erkeklerin de umurunda ama ben sadece bir kadın örgütünün başkanıymışım gibi davranamam. Sürekli gelen soru, "Derneğin adını değiştirecek misiniz?" EGİAD, 24 yıllık kurum. Bu kadar markalaşmış bir derneği bozmak, bana mantıklı gelmiyor. Adam sözüne ben çok takılmıyorum.

Seçim vaadinizde olan 12 projeyi gerçekleştirdiniz mi?
Hemen hepsi bitti. Bazıları uzun soluklu. Anıtpark projemizle ilgili belediyeden yer tahsis edildi, yarışmayı kazanan proje belirlendi, belediyeden onay geldiğinde mayıs, haziran gibi yerine koyacağız. Yeni projeleri gündeme almaya çalışıyoruz.

Sizi en çok gururlandıran proje hangisi oldu?
Aslında hepsinin ayrı yeri var. Globalleşiyor Projesi ile ilgili BM küresel ilkeler sözleşmesi imzalayan İzmir'deki tek STK'yız. Bence artık hepimizin hem kurumsal hem sosyal sorumluluk olarak, küresel ilkelere olan sadakatimizi ve de taahhüdümüzü yenilememiz gerekiyor. Bizim bir liderlik yaptığımızı düşünüyorum. Anıt projesi de bizi çok heyecanlandırıyor. Hem EGİAD'ın bugüne kadarki hizmetlerini hem misyonunu sembolize eden bir proje. Şehre de bir şey katıyorsunuz. Büyükşehir Belediye Başkanımız da çok sıcak baktı, hep destekledi bizi. Üyelerimize bire bir faydası olan enerji checkup projesidir. Üyelerimizin tesislerine ücretsiz enerji checkup hizmeti verdik. Bu da çok önemli. Yükselen maliyetler karşısında rekabet avantajımızı kaybetmemek lazım. Zaten dünyanın en pahalı enerjisini kullanıyoruz. İşin bir de sosyal kısmı var. "Bizim Çocuklarımız" projesi' beni çok heyecanlandırıyor. 2. etabı 3 Mayıs'ta yapılacak. Geçen sefer topladığımız parayla Dokuz Eylül Hastanesi'nin çocuk cerrahisine damar mühürleme aleti almıştık. İkincide de yine hastanenin bir eksiğini tamamlamayı hedefliyoruz.

EGİAD dolayısıyla oteli ihmal ediyor musunuz?
Sürekli mobilim. Haftada iki yarım gün gibi buradayım, onun dışında kendi ofisimdeyim, ama dışarıda çok temsil görevim oluyor. Mesela dün gün boyunca hiç kapalı yerde bulunamadım. Sabah çıktım evden, 19.00'da girdim.

Kızınız nasıl etkilendi yoğun temponuzdan?
O da alıştı gibi. Çok şanslıyım ki tüm ailem, iş hayatımda ve kızım söz konusu olduğunda çok destekler. Evim, işim, dernek aynı semtte. Vakit oluyor, eve gidiyorum, kızıma iki ödev yaptırıp geri geliyorum.

Sizce neden İzmir'de yaşanmalı?
Genç işadamları olarak İzmir'in geleceğine çok inanıyoruz. İzmir'de iş yapma kültürünün değiştiğini düşünüyoruz. Eskiden İzmirli rahattır, yazın çalışmaz gibi düşünceler vardı. Uzun yıllardır gördüğümüz, yazın bırakın iş hayatını, dernek bile aktif. Genç jenerasyonun İzmir hayatına çok büyük dinamizm getirdiğine inanıyorum. Ben şahsen de yönetim kurulu olarak da İzmir'in geleceğine çok inanıyoruz. EXPO olsaydı tabii çok daha farklı olabilirdi, ama EXPO varmış gibi bazı projeleri yapmamız gerekiyor.

MERMER FUARINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ
İzmir turizmde neye ağırlık vermeli?
Şehir otellerinin doluluğu şu anda yüzde 50 civarında. Bu hiçbir otelciyi mutlu edebilecek bir doluluk değil. Bir cazibe merkezi unsuru katılması gerekiyor diye düşünüyoruz. İstanbul'un daha kopuk, daha büyük ve fiyatların çok yüksek olması nedeniyle İzmir'in kongre merkezi olması için daha uygun. İzmir'in amacı Antalya veya İstanbul'dan pay almak olmamalı. Diğer Akdeniz şehirlerinden bir pay almak olmalı. Bu pazarlanabilir. Fuarcılığın başladığı yer burası. Bugün İstanbul fuarcılıkta çok çok önde. İzmir'in neler yapılabildiğini de mermer fuarından görüyorsunuz. Sonuçta İstanbul'da tarihi eser, Boğaz var. Turisti çekebilecek çok şeyi var. İzmir'in de kongresi ile kültürü olsun.

POLİTİKAYI, ŞİMDİLİK DÜŞÜNMÜYORUM
Politikayı düşünüyor musunuz?
Üyelerimizin siyasete girmesini teşvik ediyoruz. Bizler gibi işi gücü olan, istihdam yaratan insanların bence siyaset yapmaktan korkmaması gerekiyor. Bu işi biz yapmazsak, başkaları yapacak, kalifiye olmayan yapacak. Biz bu ülkede yaşıyorsak, vergi veriyorsak, çocuklarımıza bu ülkede bir gelecek hazırlıyorsak, bir ucundan tutmamız gerektiğine inanıyorum. Hiçbir partiye bir yakınlığımız veya sempatimiz söz konusu olamaz, fakat her partiden her tarz girişimi destekliyoruz. 3 belediye başkanı adayımız var. İkisi bir partiden, birisi bağımsız aday. Pazartesi günü, onları desteklediğimize dair bir açıklama yapacağız. Biz ise görevimiz gereği siyasetin içinde olamayız. O yüzden şu anda öyle bir düşüncem yok.
Seda Kaya, diplomat olmak hayaliyle büyüdü. Ancak üniversiteye giriş sistemi, tarih bölümüne girmek zorunda bıraktı. Hayat fakültesi de onu iş kadını yaptı. Şimdi o, iş yaşamında olduğu gibi EGİAD'ın da başkanlığını başarıyla yürütüyor

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.