X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ADNAN GÜLERMAN:Bedavaya getirmek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ADNAN GÜLERMAN:Bedavaya getirmek

  • Giriş Tarihi: 7.4.2014

Hayır, arabamı park ettiğim yerde otopark ücretini vermemeyi söylemek istemiyorum. Her hizmetin bir bedeli olduğunu iyi bilenlerdenim. Amacım, belediyelerimizin önde gelen görevlerinden birisi olan otopark yapmaya ve yaptırmaya el atmayarak bir anlamda işi oluruna bırakmış olmalarını anlatmaktır. 35 yıl önce edindiğim apartman dairesini uygun şartlarla satan müteahhidin, inşaatın projesinde otopark olarak görünen zemin katını proje değişikliği yaparak dükkânlara dönüştürmesinin üstünde durmamıştık. Çünkü, caddemizde ihtiyacımızdan fazla park yerleri bulunmaktaydı. Sonradan öğrendiğimize göre, belediyeler bu park yerlerinin iş yeri olarak proje değişikliğine karşı çıkmıyor, hatta bunu onaylamak için ayrı bir ücret alıyorlardı. Yani, yerleşim yerlerinde trafik sıkıntılarının birinci derecede sorumlusu proje tadil harçlarını bir gelir kaynağı olarak değerlendiren belediyelerdir. Üstelik, zamanla araba sayısının artmasıyla yol kenarlarını ücretli park yeri haline dönüştüren belediyeler bir yandan araçları sokağa dökerek sebep olduğu bu durumu gelir kaynağı haline getirmenin yolu bulunduğu gibi, otopark yeri oluşturmanın yüz milyon liralara ulaşan maliyetinden de kurtulmuş olmaktadırlar. Denilebilir ki, belediyeler otopark yeri yaptıklarında oralardan park parası geliri elde etmeyecekler mi? Gelir elde etmeyecekler denilemez. Ama cadde kenarı otoparkçılığı herhangi bir yatırım yapmadan elde edilen gelir olduğundan belediyenin kolayına gelmiş bulunmaktadır.

'PEK TAKSİ BULAMAZSINIZ'
Burada bir anımı anlatmak isterim: Sayın Kâmran İnan'ın Avrupa Birliğinden Sorumlu Devlet Bakanı olduğu dönemde bana Brüksel'deki görüşmelere kendisi ile birlikte katılma teklifi üzerine gittiğim Brüksel'de kaldığımız otelin önünde bir yandan bana rehberlik edecek kimseyi beklerken, bir yandan da komisyonlar binasına gidebilmek için boş bir taksinin geçmesini gözlemeye başladım. Bırakın taksiyi özel araçlar bile çok seyrekti. Sonra dikkat ettiğimde her konutun, yarısı gömülü olan zemin katlının otopark halinde olduğunu fark ettim. Anlaşılan, oraların belediyeleri proje tadil gelirleri elde etme gibi bir kurnazlığa kaçmamış, görevinin ehli bir belediye olarak olması gerekeni yerine getirmişlerdi. Rehberim, belediyelerinin bu örnek politikasını bir yandan övgü ile anlatırken devamla "Buralarda pek taksi bulamazsınız. Çünkü, Brüksel'in altı örümcek ağı gibi metro ile örülmüştür. Bura halkı arabasını ancak bir ziyarete, pikniğe vs. giderken kullanır" açıklamasını yapmıştı. Merak ediyorum, belediyecilerimiz yurt dışına gittiklerinde "Acaba, onlar neler yapıyorlar, örnek almamız gereken şeyler var mı?" diye incelemeler yapmazlar mı?

BELEDİYEYE GÜVENMEK

Evimin yakınındaki hastanelere hasta getiren ambulanslar yol tıkanıklığı sebebiyle ciyak ciyak sirenlerini çalarak yolun açılmasını beklerler. Sokaklara konulan araçlar sebebiyle itfaiye araçları yangın yerine ulaşmakta gecikirler. Ambulansa yol veremeyen, sokaklara arabasını bırakıp itfaiyenin sokağa girmesini engelleyen araç sahiplerine kızsak da büyüyen, kalabalıklaşan şehri bu gelişmelere uyumlaştıramayan belediyelerin bu ihmalkârlığını da hoşgörü ile karşılayamayız. Şimdilik, iki sıra park yaparak yolu daraltmış olsak da kendimizce bir çözüm bulabiliyoruz. İç sıradaki arabamızı çıkartmak için, günün uygun olmayan bir saatinde bile komşumuzu arayıp "Arabamı çıkartabilir miyim?" ricasıyla başımızın çaresine bakıyoruz. Arada bir de trafik cezasına katlanıyoruz. Bu sıkıntıların giderilmesi için belediyelerimiz kendilerine de yasal görev düştüğünü ne zaman hatırlayacaklarını da merak etmekteyim. Otopark yapılacak yerlerin şehir planında yer almaması sebebiyle belediyeler bu sıkıntının başlıca sorumlusu olmaktadır. Belki bizlere "Böylesine park sıkıntısını bilirken neden araba sahibi olmaya yeltendiniz?" diye sorulabilir. Bizim cevabımız da "Belediyenin, görevlerini yerine getireceğine güvenmiştik" olacaktır. Acaba, kentsel dönüşümlerde bu görevlerini hatırlayabilen belediyelerimiz de olacak mıdır?

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.