X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ÖZGÜR KAYNAR: Ah şimdiki gençlik ah
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ÖZGÜR KAYNAR: Ah şimdiki gençlik ah

  • Giriş Tarihi: 12.4.2014

Aslında çoğu zehir gibi, zekanın kıvraklığında üstün yetenekli neredeyse hepsi. Ne de olsa bilgisayar nesli, olsun o kadar. Daha bebeklikten ekran başına geçiyor, bilgi bombardımanı altında büyüyorlar. Çok bilmenin, biraz da erken ermenin neticesinden olmalı, rahatsızlık boyutundaki rahatlıkları. Çok hazırcılar, "armut pişse de ağzıma düşse" modundalar... Öyleleri var ki hiç mücadeleci değil, umursamaz. Dünya yansa aldırış bile ettikleri yok. Hayat onlara lay lay lom. Bir de emeklemeden koşmanın hayalindeler, stajyer olarak girdikleri işyerinde genel müdür edasındalar. İlk günden hayatın gerçeklerine toslayıp zoru görünce yelkenleri suya indiriyor, 'amaaan' deyip boşveriyorlar. Ne olacak bunların hali, hep arkalarından biri mi toparlayacak? "Taşı sıksa suyunu ve ekmeğini çıkarır" dedirtenleri bir kenara koyup düşünelim. Size de aşina geliyor mu bu yazdıklarım? Son zamanlarda zamane gençliğine dair duyduklarım genellikle böyle... Biraz ümitsizlik, biraz kızgınlık, biraz hayal kırıklığı var onlara karşı umumiyetle. Anne-babaların aşırı koruyucu tutumlarının sonucu muhtemelen bu yakınmalar. "Ben çektim, onlar çekmesin, rahat etsinler" demiyor mu çoğu yetişkin? Daha çocuk ehliyet almadan araba alanlar; yatını, katını hazırlayanlar, neler neler.... Geçenlerde bir arkadaşım anlattı: "Çocukken bakkaldan ekmek almaya biz giderdik. Büyüdük, anne-baba olduk ama bakkaldan ekmeği hala biz alıyoruz!.." Kötülük ediyoruz çocuklarımıza, özgüveni eksik, mücadele yeteneğinden yoksun, hazıra alışmış yetiştiriyoruz onları. Bir dediğini iki etmemek güzel de, biraz abartı değil mi? Dozu kaçmış sevgi ve şefkat gösterilerinin, aşırı korumacılığın neticesi nereye götürüyor çocukları acaba? Çok beğendiğim bir benzetme var, "Yaşam tam bir survivor aslında" diye... Öyleyse güçlü ve mücadeleci, karar alıp uygulayabilen evlatlar yetiştirmekten başka çare var mı? Hem en büyük zenginliğimiz insanımız, onları iyi yetiştirip, hayata hazırlayamadıktan sonra; kıymeti, anlamı kalır mı bu zenginliğin? Netice-i kelam... Çocukları, gençleri hazıra alıştırmak, 18'ine gelmiş delikanlıya bebek gibi davranmak hayra alamet değil!..

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.