X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Müziği adeta 'tutku' haline getiren kadın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Müziği adeta 'tutku' haline getiren kadın

  • Giriş Tarihi: 7.7.2014

Alaçatı Piyano Festivali'nin açılış konserini veren ünlü piyanist İdil Biret; Beethoven, Chopin ve Bach yapıtları ile sanatseverlerle buluştu. Biz de müziği tutku haline getiren sanatçıyı mercek altına aldık

Uluslararası bir kariyer, prestijli ödüller ve satışları üç milyonu bulan kayıtların ardında nasıl bir insan var? Piyano repertuarının neredeyse tamamını hafızasında taşıyan birinin günlük yaşamı nasıldır? Paris Konservatuarı'nın karanlık koridorlarında sıradışı olmanın bedeli nedir? Tüm bunlara röportajımızda değindik. Alaçatı Piyano Festivali kapsamında Çeşme'ye gelen İdil Biret, Beethoven, Chopin ve Bach yapıtlarından oluşan eserler ile tutkunları ile buluştu.

Berrin: İdil Biret'in bir günü nasıl geçer? Piyanoya ne kadar vakit ayırır, dinler?
- İdil Biret:
Her günüm olduğum yer ve olaylarla ilgili olarak değişik bir şekilde geçebilir. Genelde her ne kadar ezbere bilsemde müzik düşünüp notaları tetkik ederim. Mümkün olursa her fırsatta uzun uzun yüzerim. Gittiğim şehirleri dolaşırım. Özellikle mimarilerindeki gözden kaçabilecek ayrıntılara bakarım. Pazar yerlerini gezerim. Özellikle antika ve bit pazarlarını. Kitapçılara giderim. Doğadaki güzelliklere bakarım. İlginç bir filme, tiyatroya, operaya veya sergiye giderim. Günümüzdeki elektronik piyano klavyeleri sayesinde de her yerde kolayca çalışma fırsatını bulurum.

Şimdiye kadar dahil olduğunuz olağan dışı konserler hangileriydi? Hangileri size başka duygular hissettirdi?
- 1963 yılında Boston Senfoni Orkestrası ile verdiğim ilk Amerika konserim.. 22 Kasım'da Başkan Kennedy'nin öldürüldüğü gündü. Konserin yarısında bu acı haberin anonsu yapıldı. Buna rağmen konser devam etti ve Rachmaninof'un 3. Konçertosunu çaldım. Bir de 1953 yılında henüz 11 yaşımda iken büyük Alman piyanisti Wilhelm Kempff ile Paris'te Mozart'in iki piyano için konçertosunu çaldığım konser benim için çok özeldi.

GENÇLERE ÇAĞRI

Genç ve azimli müzisyenler için ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
- Çok okumak, yeni eser öğrenmek, yaptıklarını her zaman derinleştirmek, çok dinlemek, akıllıca çalışmak, kültürlerini devamlı genişletip çalıştıkları eserlerin hangi şartlar altında (tarihi, bestecinin yaşamı, kültürel ve sosyal etkenleri) yazıldığını araştırıp bunlardan bir sentez yaparak daha derin bir anlayışa varmaları. Ayrıca, oda müziğine önem vermeleri.

Dünyanın en geniş repertuarına sahip olmak size neler hissettiriyor? Hala yeni besteler ekliyor musunuz?
- Repertuvarımın genişliğinin doğrusu pek farkında değilim. Bana böyle olması doğal geliyor. Yeni besteler ise hep ekleniyor. Geçtiğimiz yıl daha önce hiç çalmadığım Hindemith'in dört konçertosunu öğrendim, Yale Senfoni Orkestrası ile kaydettim.

Piyanist olmasaydınız, meşguliyetiniz ne olurdu?
- Tıp eğitimi alır, doktor olurdum ve araştırma yapardım.

Sizin dünyada ve ülkemizde en beğendiğiniz piyano sanatçıları kimlerdir?
- Çok kaliteli ve parlak bir piyano okulumuz var. İftihar ediyorum. Yurt dışında, bugün hayatta olan piyanistler arasında verebileceğim bir isim yok.

Alaçatı Piyano Festivali'nin açılış konseri için bir arada olduk. İzmirli piyanoseverlere neler sundunuz?
- Program; Bach, Beethoven ve Chopin'in yapıtlarından oluştu.

İzmir seyircisini nasıl buluyorsunuz?
- Müziği içten seven bir seyircisi var İzmir'in. Ayrıca, Adnan Saygun Salonu ülkemizin en güzel bir kaç konser salonlarından biri. Ne yazık ki İstanbul ve Ankara'da böyle bir konser salonu yok.

'BENZERİMİZ YOK!'
Bir toplumu anlamak, tanımak için müziğine bakmak yeterli lafı vardır. Bu bağlamda biz nasıl bir toplumuz?
- Türkiye'deki folklor olağan üstü. Biz bu açıdan da benzeri olmayan bir toplumuz. Ancak sahip çıkılamıyor. Bizi bir bölgeye koymaya çalışıyorlar Ortadoğuda diyorlar. Halbuki tam Ortadoğu da değiliz. Kendine özgü değerlerimiz var. Bir Avrupalı burayı hala anlayamıyor. Tek kültüre indirmemek lazım hiçbirşeyi. Bu ülkenin son derece ilginç olduğunu, anlatmalıyız. Folklorumuza değerini veremiyoruz hala...

Siz piyano festivallerini nasıl buluyorsunuz? Bu tip sanatsal organizasyonlarda yer almak size ne hissettiriyor?
- Festivaller, gerekli ve yararlı. Fakat, bir şehirdeki özel sponsor desteğinin tamamen festivallere aktarılması doğru değil. Cumhuriyet reformları sonucu kurulan orkestralar, operalar, baleler ve konservatuvarların da bu sponsor desteğinden yararlanması ve çalışmalarının sadece devlet desteğine bağlı kalmaması gerekli. Bu konuya geçenlerde yaptığım Cumhuriyet Devrimleri ve Müzik konulu bir konuşmada da değindim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.